ABD Temsilciler Meclisi üyesi Castro'dan Kushner'e suçlama: Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgisi olabilir

ABD Temsilciler Meclisi Teksas Vekili Demokrat Castro, "Kushner, ABD istihbaratı üzerinden Arabistan'da Veliaht Prens Muhammed bin Salman'a bir ölüm listesi, bir düşman listesi vermiş olabilir ve Prens de bunun üzerine hareket etmiş olabilir." dedi.

ABD Temsilciler Meclisi Teksas Vekili Demokrat Joaquin Castro, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner'in, "Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili olabileceğini" iddia etti.

Amerikan CNN televizyonuna konuşan Castro, iddiasını desteklemek için birçok delil olduğunu ve medyada da birçok haberin yer aldığını ileri sürdü.

Kushner'in Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'a bir suikast listesi verdiğine ilişkin iddiaları hatırlatan Castro, "Jared Kushner, ABD istihbaratı üzerinden, Suudi Arabistan'da Veliaht Prens Muhammed bin Salman'a bir ölüm listesi, bir düşman listesi vermiş olabilir ve Prens de bunun üzerine hareket etmiş olabilir." ifadesini kullandı.

Castro, bu iddiaların araştırılması için Kongre'ye çağrıda bulundu.

Twitter hesabından da bir açıklama yapan Castro, sözlerinin yanlış anlaşıldığını savundu.

Castro, "Açık olmak gerekirse Jared Kushner'i herhangi bir şey azmettirmekle suçlama gibi bir niyetim yok. Ortaya çıkan haberler üzerinden Kongre'nin, ABD istihbaratının Suudi Arabistan'a Kaşıkçı'nın siyasi infazına yol açan bir bilgi verip vermediğine dair soruşturma açmasını talep ediyorum." paylaşımında bulundu.

Kaşıkçı olayı
Suudi reformistler için önemli bir platform olan Al Watan gazetesine katkı veren ve aynı zamanda Washington Post gazetesinde yazılar yazan Cemal Kaşıkçı'dan, 2 Ekim Salı günü resmi işlemler için Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na gittikten sonra bir daha haber alınamadı.

Emniyet kaynaklarınca yapılan değerlendirmede, Kaşıkçı'nın gittiği Suudi Arabistan Başkonsolosluğundan bir daha çıkmadığı teyit edilirken, başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, iki uçakla İstanbul'a gelen ve aralarında yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğu, bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndüklerinin belirlendiği kaydedildi.

(AA)