Nerede fitne orada BAE!

Ortadoğu ve Afrika’daki her karışıklığın arkasında BAE var. Tunus ve Bahreyn’de darbe planladığı ortaya çıkan BAE, Katar ve Somali’yi de karıştırmaya çalıştı ancak başarılı olamadı.

ABD ve İsrail politikalarına verdiği destekle bilinen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ortadoğu ve Afrika’da, bu iki ülkenin tetikçisi gibi çalışıyor. BAE’nin bu amaçla yaptıkları saymakla bitmiyor. ABD’nin ‘büyük İsrail’ projesini hayata geçirmesi için Kudüs’teki Filistinlilerin evlerini satın alan BAE’nin, daha sonra bu evleri İsraillilere peşkeş çektiği ortaya çıkmıştı. 

KATAR’A AMBARGO 

BAE, İran’a ve teröre destek verdiği bahanesiyle geçen yıl 6 ülkeyle birlikte Katar’a ambargo uygulamaya başladı. Filistin barış süreci için gösterdiği çabalar ve Gazze’ye yardımları nedeniyle ABD ve İsrail’in hedef tahtasına koyduğu Katar’a uygulanan ambargonun planlayıcılarından birinin de BAE olduğu anlaşılmıştı.   

YEMEN’İ İŞGAL ETTİ 

Suudi Arabistan’la birlikte İran destekli Husilere karşı mücadele amacıyla Yemen’e müdahale eden BAE, binlerce sivilin ölümünden sorumlu tutuldu. Yemen hükümeti, BAE’yi ülkenin en büyük kentlerinden Aden ve Sokotra Adası’nı işgal etmekle suçladı. BAE, uluslararası tepkilere rağmen Sokotra’daki askerlerini geri çekmedi. 

DARBE PARASI YAKALANDI 

BAE, Katar krizinde tarafsız kalmayı tercih eden Somali’yi karıştırmak için de elinden geleni yaptı. Somali ordusu içinde BAE’li komutanların yetiştirdiği askerler, birkaç defa ayaklanma girişiminde bulundu. BAE istihbaratı, 10 Nisan’da askeri darbe yapmak için Somali’ye yasadışı yollardan 9.6 milyon dolar nakit sokarken yakalandı. Somali, Abu Dabi yönetimini BM’ye şikâyet etti. 

SARAY DARBESİNE DESTEK 

Her türlü kirli işte parmağı bulunan BAE’nin son olarak Tunus ve Bahreyn’de darbe planladığı ortaya çıktı. Buna göre BAE istihbaratı, görevden alınan Tunus İçişleri Bakanı Lütfi İbrahim’le Cerbe Adası’nda görüşerek darbe planı hazırladı. Ancak plan başarılı olamadı. Ayrıca Bahreyn Kralı Hamed bin İsa’nın BAE’nin desteğiyle, 1970’ten beri başbakanlık yapan amcası Halife bin Selman’ı azletmeye hazırlandığı ve en küçük oğlu Nasır’ı da veliahtlığa getirmeyi tasarladığı anlaşıldı.