Sirha İstanbul, 16-18 Kasım 2017 tarihlerinde 5. kez sektörü bir araya getiriyor

Gastronomi sektörünün önemli buluşmalarından Sirha İstanbul, 16-18 Kasım 2017 tarihlerinde 5. kez sektörü bir araya getiriyor. Fuar Koordinatörü Abel Michel Villemin, "Türkiye'nin büyük bir potansiyeli var, sektörde de büyük bir üretime sahip zengin bir tarihi var ve buna bağlı olarak zengin bir mutfağa sahip" dedi.

Sirha İstanbul, 16-18 Kasım tarihleri arasında bir kez daha Türkiye'nin zenginliklerini dünya mutfakları ile buluştururken, dünya mutfaklarındaki yenilikleri de Türkiye'de sergileyecek. 5. buluşma için yüksek katılım bekleniyor. Fuara yüzde 30 artışla 400 markanın katılması beklenirken, ciroda yüzde 64'lük artış gerçekleşmesi bekleniyor. Bir diğer büyüme ise ziyaretçi sayısında. 2016'da 10 bin 815 profesyonelin ziyaret ettiği fuarı bu yıl 13 bin 000 kişinin ziyaret edeceği tahmin ediliyor. Sirha İstanbul Fuar Koordinatörü Abel Michel Villemin, "Türkiye'nin büyük bir potansiyeli var, sektörde de büyük bir üretime sahip zengin bir tarihi var ve buna bağlı olarak zengin bir mutfağa sahip" dedi.

Türkiye'nin turizm anlamında büyük bir potansiyeli olduğunu ifade eden Fuar Koordinatörü Abel Michel Villemin Türkiye'nin bir gastronomi lideri olabilmesi için tanıtmak istediklerini belirtti. Dünyada gastronomi turizminin ön plana çıktığını dile getiren Villemin, Türkiye'nin sektör için önemli olduğunu ve zengin bir mutfak kültürü olduğunu söyledi.

 

"Türkiye'nin bir gastronomi lideri olabilmesi için bunu tanıtmak istiyoruz"
Türkiye'nin sektörde önemli bir konumu olduğunu belirten Villemin, "Türkiye'nin büyük bir potansiyeli var, sektörde de büyük bir üretime sahip zengin bir tarihi var ve buna bağlı olarak zengin bir mutfağa sahip. Türkiye'nin bir gastronomi lideri olabilmesi için bunu tanıtmak istiyoruz. Sirha 34 senelik uluslararası bir marka, Fransa, İsveç, Meksika, Macaristan, Brezilya ve Türkiye'nin bulunduğu 6 ülkelik bir ağı var. Bulunduğumuz ülkeleri biz seçiyoruz. Örneğin, Macaristan, gastronomi dünyasında yeni bir trendsettler. Biz, Türkiye'yi seçerken bu Uluslararası networku Türk üreticilere, işletmelere ve şeflere açmış oluyoruz. Onunla birlikte Türk mutfağının dünyada tanınmasını sağlayacağız. Ocak ayında organize edilmiş olan Sirha Lyon'da 209 bin profesyonel ziyaretçi ve 3.000'den fazla katılımcı ve markayı bir araya getirdik. Bu markalar arasında 9 Türk firma vardı ve onların ürünleri dünyaya tanıtıldı" dedi.

 

"Dünyada gastronomi turizmi ön plana çıkıyor "
Gastonomi turizminin giderek daha önemli hale geldiğini söyleyen Fuar Koordinatörü Villemin, "Dünyada gastronomi turizmi ön plana çıkıyor. Araştırmalara göre turistlerin yüzde 80 i bir ülkeye gitmeden önce 'bu ülkenin gastronomisini ilk kriter olarak değerlendiriyor' Türkiye'nin yemek kültürü değişiyor. Eskiden sadece doymak için restorana gidiliyordu, şimdi yeni tatlar ve sosyalleşme daha önemli. Onunla birlikte tüm yiyecek içecek sektörü değişti. Aşçılardan şef konseptine geçtik. Lokal ürünlere önem veriliyor, kafe ve ardından çay trendleri geliyor. Ayrıca şefler, işletmeciler bir mutfak konsepti seçerken ya da menülerde bir yörenin tarifini yaparken, otomatikman o bölgenin elçisi oluyorlar. Artı verilen hizmet ne kadar iyi ise, o bölgenin tanıtımı o kadar iyi yapılmış oluyor. Türkiye'nin müthiş bir potansiyeli var. Ürün çeşitli ve mutfak zenginliği olarak ve onun tanıtılması bizim misyonumuz hem Sirha İstanbul ile hem de diğer Sirha'larda. Dünya'da Türkiye'nin gastronomisi Sirha'yı ziyaret eden tüm profesyonellere tanıtıyoruz ve onun üreticilerine yeni kapılar açıyoruz" şeklinde konuştu.
Eskiden aşçılardan bahsedilirken şu an şef konseptine geçtiklerini ifade eden Villemin, "Yani demek oluyor ki; artık şefler daha önemli bir rol oynuyorlar, restoran işletiyorlar, menü tasarlıyorlar, yeni tatların ve trendlerin peşinde koşuyorlar, sadece mutfak değil artık restoranın dekorasyonu, servisi, tanıtımı gibi birçok alanda karar veriyorlar. Biz Sirha esnasında Bocuse d'Or; yani Şefler Olimpiyatı'nı organize ediyoruz. Aslında bu yarışma Sirha konseptinden daha yaygın çünkü 63 ülkede organize ediyoruz. Yarışmaya asrın şefi Paul Bocuse adı verildi çünkü ilk olarak Monsieur Paul, şeflere önem vermeye başladı. Bocuse d'Or Türkiye'deki yetenekli şefleri Dünya'ya açan tek yarışmadır. Bocuse d'Or yarışması ile Türkiye, dünya gastronomi olimpiyatlarında yer almış oluyor. Geçen sene 8 aday arasından 4 adayı seçtik. Bu 4 aday 18 Kasım tarihinde 5.35 saat boyunca yarışacak ve kazanan aday Avrupa Finalinde Türkiye'yi temsil edecek. Şef ve ülke yanında da şefin seçeceği Türkiye'nin yöresel ürünleri tanıtılacak. Paralel olarak pastacılık dünyası için Coupe du Monde de la Pâtisserie (Dünya Pastacılık Kupası) 60 ülkede organize ediyoruz. Türkiye Finali de Sirha esnasında 17 Kasım tarihinde organize edilecek" dedi.

 

"Türk mutfağının markalaşması için bir platform kuruyoruz"
İstanbul'da gastronomi buluşmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getiren Villemin, "Türk mutfağının markalaşması için bir platform oluyoruz. Mardin'de üretilen 'İpek Bulgur' Firması; bulgurunu bir coğrafi ürün olarak tanıtmak istiyor. Geçen sene bu ürünün Türkiye lansmanı İstanbul ve Lyon'da yapıldı. Bu sene profesyonellere tanıtım devam edilecek.Ayrıca her seneki gibi sektöre yönelik inovasyonlar sunulacak" şeklinde konuştu.
İHA