• Bist 100
    101.742
  • Dolar
    5,2950
  • Euro
    6,0077
  • Altın
    227,8016
İstanbul
1 / 4
0530 708 54 54
0530 708 54 54
12 Şubat 2019 20:26 | Salı

ABD basını Sultan II. Abdülhamid’in vefatını nasıl görmüştü?

Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid’in 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayı’nda hayata gözlerini yummasının ardından ABD basınında kendisiyle alakalı birçok yazı kaleme alındı. Kimi gazeteler Sultan II. Abdülhamid’i “diplomasi ustası” olarak tanımlarken, kimisi ise “Osmanlı’nın saygınlığını yeniden kazandıran Padişah” olarak okuyucularıyla paylaştı.

TM Dijital Haber Merkezi

Sultan II. Abdülhamid’in 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayı’nda hayata gözlerini yummasının ardından ABD basınında çıkan haberler, kendisinin diplomasideki ustalığından ve Osmanlı İmparatorluğu’nun prestijini yeniden kazandırmasından bahsediyordu.

Bugüne dek Harvard Üniversitesi, Stanford Üniversitesi, Osmanlı Arşivleri, Smithsonian Enstitüsü ve ABD’deki yerel kütüphanelerde arşiv çalışmalarını sürdüren ve hâlihazırda George Mason Üniversitesi’nin Küresel İslam Çalışmaları Merkezi’nde misafir öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Işıl Acehan’ın ForumUSA’da yer alan haberi, Sultan II. Abdülhamid’in vefatının ABD basınında nasıl görüldüğünü, okuyuculara nasıl aktarıldığını gösteriyor.

“SAYGINLIĞI YENİDEN KAZANDIRAN SULTAN”

Arkansas Democrat gazetesinin 11 Şubat 1918 tarihinde çıkan sayısında Sultan II. Abdülhamid’in 1876’da tahta geçtiğinde Osmanlı İmparatorluğu’nun trajik bir dönemden geçtiği hatırlatılarak, “Tahta geçtiğinde Osmanlı müthiş bir buhran içerisindeydi. Bu karamsar tablonun ardından yeni Padişah (II. Abdülhamid) Osmanlı’nın saygınlığını yeniden kazandırdı.” ifadelerine yer verildi.

“TÜRKLER İYİ BİRER DİPLOMATTIR, ABDÜLHAMİD İSE DİPLOMASİ USTASI”

Sultan II. Abdülhamid’in vefatından iki gün sonra (12 Şubat 1918) konuyu okuyucularıyla buluşturan Washington Post gazetesi ise Sultan’ın diplomatik zekasından söz ederek, 93 Harbi olarak bilinen ve Osmanlı’nın yenilgisiyle sonuçlanan 1877-1878 Osmanlı-Rus harbinin ardından imzalanan Berlin Antlaşması’nı bir “diplomatik zafer” olarak anlattı.

Söz konusu durumu okuyucularına “Diplomasi Ustası” alt başlığıyla sunan Washington Post gazetesi, Türklerin her zaman iyi birer diplomat olduğunu, ancak Abdülhamid’in diplomasi sanatında hepsinin ustası olduğunu belirtti.

Avrupa devletlerinin yıllarca “Osmanlı’yı parçalayacağının” söylendiğini, fakat Abdülhamid’in bütün bu oyunları bozacak üstün bir zekaya sahip olduğunu belirten Washington Post gazetesi, söz konusu haberinde, “Onları birbirine karşı kullandı.” ifadelerine yer verdi.

“DÜŞÜŞÜ, İMPARATORLUĞUN İÇERİSİNDEN GELDİ”

Yine Sultan II. Abdülhamid’in vefatından iki gün sonra yayımlanan Morning Call gazetesi ise, konuyla ilgili haberini, Sultan’ın eğitim, askerî ve ticarî reformlarından övgüyle söz ederek, “İmparatorluğun dağılmasını engellemek için yıllarca dış güçlerle savaştı, ancak onun düşüşü İmparatorluğun içinden geldi.” sözleriyle okuyucularına aktardı.

“KENDİSİYLE TANIŞAN HERKES, CAZİBESİNİ HİSSEDERDİ”

Sultan II. Abdülhamid’in vefatından bir hafta sonra ise New York Tribune’de yayımlanan haber “Ona hayran olan pek çok kişi vardı” sözleriyle başlıyordu.

Sultan II. Abdülhamid ile tanışan herkesin onun cazibesini hissetmiş olduğu anlatılan yazıda, “Sarayı ziyaret eden pek çok Amerikalı ve Avrupalı, Abdülhamid’in yemek masasında oturduktan sonra, onun zarafetinden ve ilginç sohbetlerinden bahseden süslü raporlar yazardı.” sözlerine yer verildi.

Söz konusu yazıda, Sultan’ın ziyaretçilerinden kimilerinin Abdülhamid’in Amerika’da ticaretle ve yabancı yatırımlarla ilgili çok zekice sorular sorduğundan, kimilerinin ise nükte ve mizahından bahsettiği anlatıldı.