• BIST
    1528.82
  • Dolar
    7,3671
  • Euro
    8,9057
  • Altın
    410,7780
0530 708 54 54
0530 708 54 54
18 Ocak 2021 Pazartesi 08:24:00 - Güncelleme:18 Ocak 2021 Pazartesi 08:25:00

Hangisi dürüst

CHP'li Kılıçdaroğlu, HDP-PKK ilişkisi nedeniyle çatırdayan Millet İttifakı'nı koruyabilmek için muhafazakar grupları hedef aldı. Kılıçdaroğlu, daha önce söyledikleriyle çelişerek, her gruba ‘duymak istediklerini' söylüyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İyi Parti ile resmi, SP ve HDP ile gayrıresmi ittifaka muhafazakar seçmenin oyunu çekmek için parti dışı gruplara da yöneldi. Kılıçdaroğlu’nun, muhafazakar gruplara ‘özel konuşmalar’ hazırlaması ve ‘muhafazakar, özgürlükçü CHP’ profili çizmesi dikkati çekti.

Akşam'ın haberine göre, Kılıçdaroğlu, bu kapsamda önceki gün Zoom üzerinden ‘Ahmet Hoca Grubu’ olarak adlandırıldığı belirtilen bir grup sendikacı ve bürokratla görüştü.

Independent Türkçe sitesinin haberine göre Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi:

AYRIMCILIK: “Asıl muhafazakar olan CHP, çünkü değişime direniyor. Son 10 yılda en büyük değişimi yaşayan parti CHP’dir. Eğer siyaset yapıyorsanız toplumun bir kesimini dışlayarak, ötekileştirerek siyaset yapamazsınız.”

SİVAS’IN ÖTESİ: (Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’ye yönelik) “Sivas’ın ötesine gidemiyorsunuz eleştirisinde haklıydı ama bugün Türkiye coğrafyasının her tarafına gidebiliyoruz. İnandırıcılık sorunumuz var ama büyük ölçüde kırdık.”

BAŞÖRTÜSÜ: “Başörtüsü yasağını ben kaldırdım. YÖK Başkanı olduğu dönem Yusuf Ziya Özcan’ı (2012-2016) aradım, üniversitelere başörtülü öğrencilerin alınmamasının doğru olmadığını söyledim. O da ‘Madem CHP de böyle düşünüyor o zaman yasağı kaldırırız’ dedi.”

ŞİRKETLERE EL KOYMA: (Türkiye’de en çok kamu ihalesi alan 5 holdingin mal varlığını kamulaştıracaklarına dair sözleri) “İntikam duygusuyla değil. Maliyetini çıkartacağız, üstüne makul bir kar koyacağız, ‘al kardeşim paranı git’ diyeceğiz. Onu perişan etmek gibi kin ve öfkeyle siyaseti doğru bulmuyorum.”

SURİYELİLER: “Suriyelilere hiçbir zaman karşı olmadım. Türkiye’ye gelebilirler. ‘Suriye’yi yeniden inşa edeceğiz ve Suriyelileri Suriye’ye göndereceğiz’ dedim. Esad’ın zulmü varsa zulme teslim edemezsiniz. Onlara mekanlar, hukuksal güvenceler sağlanmalı. Yoksa insanlar ateşin ortasına atılırsa bu doğru değil.”

AKŞAM, kısa bir internet taramasıyla, sadece Kılıçdaroğlu’nun bu konularda manşetlere çıkan haberlerini derledi. Kılıçdaroğlu’nun ‘muhafazakar kitleye’ özel olmayan sözleri, başka bir karakteri ortaya koyuyor:

ÖTEKİ YÜZÜ FARKLI

AYRIMCILIK: Ayrımcılık konusunda, sadece Aralık 2020’de Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: “Hala iktidarın peşinde giden öğretmen varsa kimse kusura bakmasın, ben ona öğretmen demem. Mardin’de en çok oyu alan parti AK Parti. Konya ve Şanlıurfa’da da aynı şekilde. Bütün çiftçilere sesleniyorum. İlk seçimde siz hala gidip AK Parti’ye oy verirseniz benim iki elim sizin yakanızda olacak. Akıl alır gibi değil. Verdiğiniz her oy... Bakın inançla söylüyorum, her oy haram olur...”

SİVAS’IN ÖTESİ: Başbakan Erdoğan’ın “Sivas’ın ötesine gidemiyor” demesinden sonra, 17 Eylül 2010’da, “Ben Batman’a da Bingöl’e de Van’a da gittim. 81 ile de gideceğim” diyerek rest çekti. 26 Mayıs 2012’de, “Biz Sivas’ın ötesine de geçiyoruz. Her tarafa gidiyoruz. Şimdi birileri Sivas’ın ötesine gidemiyor” dedi. Ardından 26 Mayıs 2013’te de, “Sivas’ın ötesine geçemez diyorlar, 81 ile halkla kucaklaşmak için gidiyoruz” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, ancak 10 Temmuz 2014’te Erdoğan’a ‘yarım ağız’ hak verirken, “Neydi eksikliklerimizden birisi? Erdoğan söylerdi ya ‘siz Sivas’ın ötesine geçemiyorsunuz’ diye bir dönem, belki haklıydı bu eleştiride. Şimdi her tarafa gidiyoruz” dedi.

AYM’YE TAŞIMIŞTI

BAŞÖRTÜSÜ: 9 Şubat 2008’de başörtüsü serbestisi getiren Anayasa değişikliği CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu’nun imzasıyla AYM’ye taşındı ve iptal edildi; AK Parti’ye kapatma davasının gerekçeleri arasına girdi. Kılıçdaroğlu yaptığını savunurken, “Devletin kuralları var bunlara uymak zorundayız. Yoksa anarşi olur” dedi.

Üniversitede başörtüsü yasağının kaldırılması, AK Parti iktidarının YÖK Başkanı’nı değiştirmesiyle mümkün oldu. Kılıçdaroğlu, ‘itiraz edip etmeyecekleri’ne dair görüşü sorulunca ‘etmeyecekleri’ cevabını verdi. Ve başörtüsü özgürlüğüne ‘engel olmayarak’ destek vermiş oldu!

Zira Kılıçdaroğlu ‘üniversitede başörtüsü yasak olamaz’ demedi, bu anlama gelebilecek sözlerine bu manşeti atan gazeteye de tekzip gönderdi. O haber şuydu; 1 Temmuz 2010’da Radikal gazetesine verdiği röportajda, “Türbanlı kızlar üniversiteye gidebilecekler mi?” sorusuna “Toplumsal desteği sağlayacağız. Herkesin okumasına olanak sağlayacağız. Biz bu sorunu çözeceğiz” yanıtını verdi. Ancak gazetenin haberi, “Kızlar üniversiteye türbanla gidecek” diye yayınlaması üzerine tekzip ederek, “Kullanmadığım bir ifadenin manşetten verilmesinin meslek etiği ile bağdaşmadığı kanısındayım. Kaldı ki, bu konuda Danıştay’ın, AİHM’nin, Anayasa Mahkememizin yerleşmiş kararları bulunmaktadır. Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarıyla gerçek ve tüzel kişileri de bağlar” dedi.

‘KÜRSÜYE Mİ ÇIKACAK?’

21 Ekim 2010’da Milliyet Gazetesi’nden Fikret Bila, görüştüğü Kılıçdaroğlu’na atfen şöyle yazdı: “Türban üniversite dışındaki eğitim kurumlarına taşmamalı. Kamuda, ‘hizmet veren-hizmet alan’ ölçüsü esas olmalı. Türban kesinlikle kamu hizmeti verenlere yaygınlaştırılmamalı. Bu sınırlar hukuki güvenceye bağlanmalı. Üniversitede başı açık öğrenciler için YÖK Başkanı veya başka birisi güvence olamaz. Bu öğrenciler için de hukuki güvence sağlanmalı.”

Kamuda başörtüsü yasağının kalkması da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim 2013’te açıkladığı demokratikleşme paketi ile oldu.

Burada da ordu, emniyet ve yargı hariç tutuldu. Barolar direndi ancak yargı kararlarıyla avukatlar başörtülü çalışmaya başladı.

Kılıçdaroğlu 2013’te gazetecilerin sorusu üzerine. “Yargıç yargılama sırasında kürsüye başörtüsüyle mi çıkacak? Var mı dünyada böyle bir örnek? Yok böyle bir örnek” dedi.

31 Ekim 2013’te, o günlerde hacdan dönen 4 AK Partili milletvekili, TBMM Genel Kurul çalışmalarına başörtülü olarak katıldı. CHP bu durumu tartışma konusu yapacağını açıklasa da, sonradan vazgeçti.

Bu olayın ardından seçimlerde başörtülü adaylar gösterildi ve milletvekili seçilenler de başörtülü görev yapmaya başladı. Başörtülü bakanlar da hükümette yer almaya başladılar.

Ordu, emniyet ve yargıda başörtüsü yasağı 2019’dan itibaren tamamen kalktı.

O günlerde CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Yuppie! Türbanlı rektörümüz olmuş, uzaya füze göndeririz çok yakında. Veya atom çekirdeğini parçalarız” diye dalga geçmiş; CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke ise daha 2016’da, polis ve askerde başörtüsünün serbest olmasının ‘laikliğe ve anayasaya aykırı’ olduğunu öne sürmüştü.

Kılıçdaroğlu, başörtüsü orduda da serbestleştikten sonra ‘özeleştiri’ yapmaya başladı.

‘DÜZEN BOZULACAK’

ŞİRKETLERE EL KOYMA: Kılıçdaroğlu’nun tam ifadesi bu şirketleri ‘parasını ve karını ödeyerek satın alma’ değildi- Kılıçdaroğlu şu ifadeyi kullanmıştı: “İktidarda olacağız, 5’li çetenin bütün bu yatırımlarını kamulaştıracağız ve alacağız.”

SURİYELİLER: Kılıçdaroğlu, 16 Ekim 2014’te açıkça “1,5 milyon Suriyeliyi Türkiye’ye almak vatana ihanettir” ifadesini kullandı; 12 Mart 2016’da ise daha da ileri giderek, “Suriyelilerin daha maliyetlerinin farkında değiliz. Yarın göreceksiniz, bu insanlardan yeraltı dünyasının önemli aktörleri çıkacak. Bütün düzenimiz bozulacak” demişti. Kılıçdaroğlu’nun en yeni ‘ayrımcılık’ sözleri Mayıs 2018 tarihli. Mersin il binasının açılışında konuşan Kılıçdaroğlu, “Öyle yerler var ki bizim vatandaşımız ikinci sınıf. Hastanede öyle. Suriyeli dükkan açar birinci sınıf, bizim vatandaşımız dükkan açar vergi öder, ikinci sınıf. Suriyeliler de insan ama kendi ülkene git. Anan, baban, vatanın, bayrağın orada” diyerek, sığınmacılar için doğru olmayan bilgiler vererek vatandaşları onlara karşı kışkırtan ifadeler kullanmıştı.

CHP’NİN ‘MİLİTAN’ HAKARETİNE TEPKİ

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın “Artık rektöründen başçavuşuna, uzman çavuşuna kadar herkes AK Parti militanı” sözlerine tepki gösterdi. Akbaşoğlu, sosyal medya hesabı Twitter’dan “militan değil kahraman” etiketiyle yaptığı açıklamada, “Şerefli Türk askerini ‘lejyoner’, ‘satılık’ ya da ‘militan’ olarak gören köhne CHP zihniyeti, millet düşmanlığının yanında artık devlet düşmanlığına da soyunduğunu ilan ediyor. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si tam anlamıyla şirazeden çıkmış” ifadesini kullandı.