• BIST
    1541.98
  • Dolar
    7,5345
  • Euro
    8,9837
  • Altın
    411,2860
0530 708 54 54
0530 708 54 54
09 Aralık 2020 Çarşamba 19:14:00 - Güncelleme:09 Aralık 2020 Çarşamba 19:14:00

Kurtulmuş: Erken seçim olabilmesi için rasyonel şartların olması lazım

Kurtulmuş, "Erken seçim olabilmesi için rasyonel şartların olması lazım. Yani şu anda Türkiye'de erken seçimi gerektiren en ufak bir rasyonel şart yoktur, kaldı ki bunun için de Meclis aritmetiğinin uygun olması lazım" açıklamasında bulundu.

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına ilişkin, "Doğrusu, siyasete yakışan Sayın Bahçeli de Sayın Cumhurbaşkanımız da açık bir şekilde söylediler, yani bu 7 Aralık'taki ihsas ettirmiş olduğu görüşlerini gerçekleştirmesi ve Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak cumhurbaşkanı adayı olmasıdır." dedi.

Kurtulmuş, BengüTürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

TBMM'deki bütçe görüşmelerinde yaşananlara ilişkin bir soru üzerine Kurtulmuş, açılış günü tüm oturumu takip ettiğini bildirdi.

"Bazı konuşmacıların, özellikle Türkiye'nin ikinci partisi olan Ana muhalefetin başındaki zatın, maalesef hem de bizim partimizin sıralarına dönerek, AK Parti sıralarına dönerek provoke eden, milletvekillerini 'kurşun asker' diye tanımlayan çıkışları son derece yersiz olmuştur." diyen Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin tartışmalara da değindi.

Kurtulmuş, "Kemal Bey sinyalini verdi, yani o konuşmasıyla birlikte sinyalini verdi. İşte tam da burası bizim karşımızdaki ittifakın en önemli çıkmazı burasıdır. Yani CHP konuşmaya geldiği zaman cumhuriyetin kurucu partisi olduğunu iddia eden CHP, Türkiye'de bir siyasi kanadı temsil eden, ana akım siyasi partilerden birisi çok doğal olan bu partinin genel başkanının da cumhurbaşkanı adayı olmasıdır." ifadesini kullandı.

Millet İttifakı içerisinde yer alanların adaylık konusunda nasıl bir orta noktada buluşacaklarının bilinmediğini söyleyen Kurtulmuş, "Doğrusu, siyasete yakışan Sayın Bahçeli de Sayın Cumhurbaşkanımız da açık bir şekilde söylediler, yani bu 7 Aralık'taki ihsas ettirmiş olduğu görüşlerini gerçekleştirmesi ve Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak cumhurbaşkanı adayı olmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu'nun bütçe görüşmelerindeki konuşmasında, "Önümüzdeki seçimde demokrasiyi getireceğiz." ifadelerini kullandığını hatırlatan Kurtulmuş, "Madem bu kadar iddialı konuşuyorsanız o zaman bunun yolu da sizin gidip halkın karşısında kantara çıkmanızdır." diye konuştu.

İYİ Parti'nin, Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı noktasında duruşunun ne olacağına yönelik bir soru üzerine Kurtulmuş, "Onların bileceği bir iştir ama Kılıçdaroğlu'nun aday olma ihtimali meselesi Türk siyasetinin gündemine Kılıçdaroğlu tarafından sokulmuştur. Belki böyle bir düşüncesi olabilir, bunu belki bileşenleri bir şekilde test etmek için İYİ Parti de dahil olmak üzere bunu söylemiş olabilir, onu bilmiyorum." şeklinde konuştu.

"ERKEN SEÇİM YOK"

Bütçe görüşmelerinde HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın konuşması sırasında "erken seçim çağrısı"nda bulunduğunu ve CHP'li milletvekillerinin bunu alkışlamasına yönelik değerlendirmelerinin sorulması üzerine Kurtulmuş, "Bazen şaşırıyoruz, neresi CHP neresi HDP ya da HDP'nin neresi CHP neresi HDP." karşılığını verdi.

CHP ve HDP'nin bazen çok benzer fikirleri gündeme getirdiklerine işaret eden Kurtulmuş, her partinin erken seçim isteyebileceğini ve bunun demokrasinin bir gereği olduğunu vurguladı.

Numan Kurtulmuş, "Erken seçim olabilmesi için rasyonel şartların olması lazım. Yani şu anda Türkiye'de erken seçimi gerektiren en ufak bir rasyonel şart yoktur, kaldı ki bunun için de Meclis aritmetiğinin uygun olması lazım. Meclis aritmetiği de erken seçime Türkiye'yi götürecek bir aritmetik değildir. Onun için Cumhur İttifakı olarak başından beri çok net bir şekilde söylüyoruz Türkiye'de erken seçim falan yoktur, 2023'te vakti geldiğinde cumhurbaşkanlığı ve genel seçim yapılacak, 2024'te de arkasından 1 yıl sonra da Türkiye'de yerel seçimler yapılacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"SON DERECE VAHİM İDDİALAR"

CHP'nin birçok farklı konuyu, partideki taciz, tecavüz iddialarını örtbas etmek için gündeme getirdiğine yönelik bir soru üzerine Kurtulmuş, "Son derece vahim iddialar. İnsan bu iddiaları dinlerken yüzü kızarıyor ve milletimizin çok büyük bir kısmı, hatta CHP seçmeninin de neredeyse tamamına yakını bu konudan fevkalade büyük bir rahatsızlık duyuyor." dedi.

Kurtulmuş, durum böyleyken hem CHP Genel Merkez yönetiminin hem de il yönetiminin "bunu kınıyoruz" manasına gelecek ufak tefek sözlerin dışında konuya ilişkin bir şey söylemediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bütçe görüşmesi yapıldı, burada Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu açıklıkla, bunu söyleyebilirdi 'partimizin içerisinde de olsa bazı insanların kadına karşı taciz, tecavüz gibi birtakım iddiaların gündeme gelmesi bizim için de fevkalade büyük bir suçtur, bunu yapanları kınıyorum, biz kadının haklarını, kadının dokunulmazlığını sonuna kadar koruyoruz, bunu kendi partimizin içerisinde de gerçekleştiriyoruz'."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü'nde de konuya değinmediğinin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bütün bunların hepsi üstü örtülmeden, ciddi bir şekilde ortaya konulmalı ve Cumhuriyet Halk Partisi de bir siyasi parti olarak, Türkiye'de milyonlarca insanın oyunu almış bir siyasi parti olarak böylesine bir ithamdan kendisini kurumsal olarak kurtarması gerekir. Bunu yapmak bize düşmez, Cumhuriyet Halk Partisi'ne düşer. Biz sadece 'yapın' diye tavsiyede ve telkinde bulunabiliriz. Burada Cumhuriyet Halk Partisi kadına karşı kendi içerisinde işlenen bu suçları süratle ortaya çıkarmalı ve bunlara sıfır toleransla davrandıklarını göstermek bakımından kamuoyu önünde de bu görüntüyü ciddi şekilde düzeltmesi lazım. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili bir bulanık görüntü var, bu görüntünün ortadan kaldırılması da Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin yapacağı bir iştir."

Konunun gündeme alınmamasının siyaseten etik olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine ise Kurtulmuş, "Böyle bir konuda tabiri caizse suskun kalan bir siyasi partinin bundan sonra siyasi etikle ilgili hiçbir şey söylemeye hakkı da kalmıyor." ifadelerini kullandı.