Taceddin Kutay'dan 24 TV Arafta Sorular'da sert çıkış: Sana mı vereceğim paramın hesabını?

Yayın Tarihi: 16 Mart 2026 Pazartesi 14:20:00

Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2026 Pazartesi 14:20:00

24 TV Arafta Sorular programında AKŞAM Gazetesi Yazarı Esra Elönü'ye konuk olan Star Gazetesi yazarı Dr. Taceddin Kutay, "Para biriktirdin ve hacca gideceksin. Bir duydun ki aşağı sokakta bir kız var, ameliyat olacak; o paraya muhtaç. Hacca mı gidersin, ona mı verirsin? Elli yıldır bu soru... Yani tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar gibi. Elli yıldır zekâ seviyesi bu. Karşındakiler başka bir yere varamadı. Çünkü cahiller. Bu sosyal medya yokken de vardı. 'Araplara para kaptırma.' diyorlar. Sana mı vereceğim paramın hesabını? Sana mı vereceğim paramın hesabını? Sana ne? Nereye kaptırdığımdan sana ne?" dedi.

HABER MERKEZİ

ABONE OL

24 TV Arafta Sorular programında AKŞAM Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan Star Gazetesi yazarı Dr. Taceddin Kutay, "Sana mı vereceğim paramın hesabını?'' dedi.

''Para biriktirdin ve hacca gideceksin. Bir duydun ki aşağı sokakta bir kız var, ameliyat olacak; o paraya muhtaç. Hacca mı gidersin, ona mı verirsin? Elli yıldır bu soru... Yani tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar gibi. Elli yıldır zekâ seviyesi bu. Karşındakiler başka bir yere varamadı. Çünkü cahiller. Bu sosyal medya yokken de vardı. 'Araplara para kaptırma.' diyorlar. Sana mı vereceğim paramın hesabını? Sana mı vereceğim paramın hesabını? Sana ne? Nereye kaptırdığımdan sana ne? Yani IPhone alırken Amerikalılara, falan alırken Japonlara, filan alırken Korelilere kaptırdığım paramın bir kısmını da Araplara kaptırıyor oluşumdan sana ne? Kaldı ki mütemadiyen Araplara para kaptırıyoruz. Biz o benzini kuyudan çekmiyoruz. Araplara para kaptırıyoruz zaten, sıkma canını. Birincisi: "Sana ne?" cevabımız. İkincisi, senin olmak istemediğin bir adam var ya, tam olarak buyuz Elhamdülillah. Bununla da müftehirim. Sen bu olmakla ilgili kompleks yaşıyorsun. Bizle ilgili şeyleri beğenmiyor da olabilirsin. Ne kadar bu konularda yol yordamı tutturursam o kadar modern, çağdaş ya da Batılıyım da diyebilirsin. Bak, bunların hepsine saygı duyuyorum senin zihin dünyan içinde. Sen istediğini ol. Siz çok ufak bir azınlıksınız. İnanmayan, Genel Türkiye Raporu'nun Mart sayısına baksın. Saha araştırması elimde benim. Ben onun beş editöründen biriyim. Zaten bir bildiri yayınlandığında gözümü kapatıyorum. Diyorum ki sayayım sana: Müjdat Gezen, Levent Üzümcü, Sabahat Akkiraz, Edip Akbayram. Allah rahmet eylesin, o gitti. Halini ben bilmem. İnşallah imanla çene kapamıştır. Bu konuda da kimseye hesap vermem. Bizim millette bir de zabıtalık var. 'Ona rahmet dileme, bunu yapma.' denir. Onun da hesabını sana vermem. Ben Hanefi usulüne göre hükmeden bir adamım yani. Ben bir kere namazını gördüğün adama rahmet de dilerim, Müslümanlığına da şahitlik ederim; alamet-i küfür zuhur etmediyse. Vallahi takip etmedim, görmedim. Memlekette yaşıyor. Adı Edip. Muhtemelen Müslüman evladıdır, Müslümandır. Cenazesine baktım, camiden kalktı. Dedim: Allah rahmet eylesin. Bizim millet böyle şeyleri sevmez. İki taraf da tenkit eder bu defa. Bak, hiçbirinize vermiyorum hesabını. Hiçbirinize vermiyorum hesabını. Dar bir havuz var. Dar bir kitlesiniz. Siz istiyorsunuz ki herkes bu sizin dejenere hâlinizden hissedar olsun. Ben de diyorum ki ben olmamayı tercih ediyorum. Bu kadar basit. Bu bir tercih. Jose Ortega Gasset'in avcılık üzerine kitabını okumayı herkese tavsiye ederim. Hayat dediğin şey bir şeyleri tercih ederek intihap etme hadisesi değildir. Aksine hayat dediğin şey bir şeylerden vazgeçme hadisesidir.''

"Biz devrimci bir partiyiz. Altı ok, altı umdemiz var bizim. Devrimcilik bizim umdelerimizden birisi, biz latin harfine geçtik. Biz maziyle ilgili, maziden müdevven hiçbir şeyi görmek istemiyoruz. Bu sebeple bu yaptığınızı doğru bulmuyoruz." Derim ki, "Bu adam neyin ne olduğunun farkında ve bir şey söylüyor. Pozisyona katıl, katılma." Fakat bunu söylemiyor. Karşımdaki cahilce bir ifade... Ben cahilce bir ifadeye karşı niye argüman üreteyim, benim ömrüm kıymetli.

Cehalete, saçmalığa tut kelin perçeminden denir. Buna cevap verilmez. Birisi bir şey söylediyse ve saçmaladıysa buna kırk argümanla cevap verilmez. Buna bir tehafüt falan yazılmaz. Arkadaş, sen de kusura bakma. Keşke iki satır mektep medrese okusaydın. Şunu söyleyebilirdin: Biz devrimci bir partiyiz. Altı ok, altı umdemiz var bizim. Devrimcilik bizim umdelerimizden birisi, biz latin harfine geçtik. Biz maziyle ilgili, maziden müdevven hiçbir şeyi görmek istemiyoruz. Bu sebeple bu yaptığınızı doğru bulmuyoruz." Derim ki, "Bu adam neyin ne olduğunun farkında ve bir şey söylüyor. Pozisyona katıl, katılma." Fakat bunu söylemiyor. Karşımdaki cahilce bir ifade... Ben cahilce bir ifadeye karşı niye argüman üreteyim, benim ömrüm kıymetli. Ölüyoruz. "Bak ölüyorsun Taceddin." diyorlar, gördün mü? Benim yaşımdakiler eskiden kefen bezini yüklüğe koyarlardı. Şimdi Allah'tan belediye veriyor. Kefen bezimiz yok ama biliyorsun, bizim yaşlarımızda üç günden fazla vasiyetsiz yaşamak iyi bir şey değil. Çekmecemizde, bir yerimizde bir vasiyetimiz var. Hazırlamamız lazım, değil mi?