Sahurun bereketi

Orucun şart olmayan ama suküneti ve huzuru için yapılan sahur sofralara ayrı bir bereket katar. Sahur, bireyler arasında muhabbeti artırır, aile bağlarını güçlendirir.

Ayet

“Onlar (alçak gönüllüler) öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar.” (Hacc, 22/35)

Hadis

‘’Sahur yemeğinde bereket vardır. Bir yudum su bile içecek olsanız sahura kalkmayı ihmal etmeyiniz. Çünkü sahura kalkana Allah rahmet eder, melekler de bağışlanmaları için dua ederler.” 

SAHUR, orucun şartlarından değildir. Yani sahura kalkılmadan da oruç tutulabilir. Ancak gün boyu yemeden içmeden uzak duran insan, özellikle günlerin uzun olduğu mevsimlerde, sahura kalkmadan oruç tutacak olursa, açlık ve susuzluk nedeniyle bedenine zarar verir.

Ümmeti teşvik etti
Bunun yanı sıra orucun sükûnet ve huzuruna da etki edebilir. Kişi, uykuyu sahura tercih etse de bu durumun pişmanlığı gün içinde kendini gösterir. Oruç ibadetini yerine getiren kimse, iftara sayılı saatler kala açlık duygusu baş gösterince son ana kadar kıvranmaya başlar. Bu nedenlerden dolayı Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) ümmetini sahura teşvik etmiştir. 

Çocuklar kaldırılmalı
Bu konuda başta kütüb-ü sitte olmak üzere, hadis mecmualarında çok sayıda hadis-i şerif vardır. Gün boyu işlerinden ve dünya meşgalesinden birbirlerini göremeyen aile fertlerinin, sahurda aynı sofra başında bir araya gelmeleri, sohbet ederek yemek yemeleri, aralarındaki muhabbet ve aidiyet bağlarını da güçlendirir. Özellikle çocukları mutlaka sahura kaldırıp, o manevi duygu yaşatılmalıdır. Oruç tutacak yaşta bile olmasalar, yine de kaldırmalı; Ramazan, oruç ve sahurun onların ruh dünyalarının derinliklerine nüfuz etmesi sağlanmalıdır.

Hediye verilmeli
Din psikolojisi açısından, çocukta dinî düşüncenin gelişmeye başladığı dönem 4-7 yaş arasıdır. Ruh dünyasında, dinî düşüncenin temelleri bu dönemde atılır. Bu nedenle o güzel uykularından, severek, okşayarak, teşvik ederek kaldırılmalılar. İftar sofralarında da sahura kalktıklarından dolayı küçük hediyelerle taltif edilmelidirler.

Osmanlı şaheseri

İstanbul’dan önce Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapan Edirne ile özdeşleşerek bu kentin simgesi haline gelen Selimiye Camii, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ve dahi mimarlarından Mimar Sinan’ın eseridir. Mimar Sinan'ın, Selimiye Camii ile Osmanlı İmparatorluğu'nun kudretini yansıttığı ve Osmanlı mimarisinin zirve noktasını meydana getirdiği söylenebilir. İhtişamlı görüntüsüyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakan caminin yapımına 1568 yılında başlanmış ve yaklaşık 15 bin kişinin çalışmasıyla ancak 1575 yılında tamamlanabilmiştir. 

İHTİŞAMI DİLLERE DESTAN 
Çok uzaklardan dahi görüntüsüyle görkemini belli etse de asıl hayranlık caminin içine girildiğinde hissedilir. Selimiye Camii’nde kubbe, Mimar Sinan’ın mesleğinde ulaştığı doruk noktalarından birini temsil eder. Böylesine geniş bir kubbeye sahip olmasına rağmen kubbeyi destekleyen ayakların iç mekânı bölmesine izin verilmemiştir. Caminin dört köşesinde yer alan ve her biri üç şerefeli olan minareleri ise kendi türü içinde dünyanın en zarifleri arasındadır. Şaşkınlık uyandıracak bir mimari başarıyla çok uzun olmalarına rağmen olabilecek en ince biçimde yapılmış ve hatta iki tanesine şerefelere çıkarken birbirleriyle kesişmeyen üç farklı merdiven yerleştirilmiştir. Dünya mimarlık tarihine muhteşem eserler bırakan Mimar Sinan bu camiyi “Ustalık Eserim” olarak tanımlar.

SEBZELİ KUZU GERDAN HAŞLAMA

MALZEMELER:
* 22 yemek kaşığı zeytinyağı
* 600 gram kuzu gerdan eti
* 1 adet defne yaprağı
* 200 arpacık soğan
* 4 diş sarımsak
* 4 adet orta boy patates
* 2 adet büyük boy havuç
* 4 su bardağı sıcak su
* 1 çay kaşığı tane karabiber
* 1 çay kaşığı tuz
* 2 adet limon suyu
* 1/4 demet maydanoz

HAZIRLANIŞI

Kuzu gerdan etlerini bol suyla yıkadıktan sonra bir kağıt havluyla kurulayın. Sarımsak ve arpacık soğanların kabuklarını soyduktan sonra bütün halde muhafaza edin. Kabuğunu soyduğunuz havuçları iri parçalar halinde doğrayın. Patatesleri 4 eşit parçaya bölün. Pişirme işleminin sonunda eklenecek maydanozları incecik kıyın. Artık yemeğin yapımına başlayabiliriz. Zeytinyağını derin bir tencerede kızdırın. Suyunu aldığınız kuzu gerdan etlerini tencereye alıp, hafif bir renk alana kadar kızartın. Tane karabiber, sarımsak ve defneyaprağını ekleyin. Sıcak suyu ilave edip, kapağı kapalı tencerede 30 dakika kadar haşlayın. Haşlanıp, yağını salan kuzu gerdan etlerine arpacık soğan, doğranmış patates ve havuçları katın. Yemeğe ekşiliğini verecek limon suyunu da ilave ettikten sonra eti sebzelerle birlikte 30 dakika daha pişirin. Tuz ve doğranmış maydanoz ilavesiyle son bir kez karıştırdığınız yemeği, sıcak olarak servis edin.

TAZE KARIŞIK MEYVE KOMPOSTOSU

MALZEMELER:
* Yarım kg meyve (şeftali, kayısı, elma, armut,üzüm) 
* 1,5 su bardağı toz şeker  
* 5 su bardağı su  
* 1 adet karanfil (isteğe göre kullanılabilir) 
* 1 çubuk tarçın

HAZIRLANIŞI

Meyveleri küp küp doğrayın. Tencere içerisine suyu, şekeri koyup şeker eriyinceye kadar kaynatın. Daha sonra küp şeklinde doğradığımız meyveleri içine koyun. Meyveler yumuşayıncaya kadar pişirin. İsteğe göre içine bir adet karanfil koyabilirsiniz. Soğuk olarak servis yapın.

GÜLLAÇ

MALZEMELER:

* 8-9 adet güllaç yufkası 
* 1 buçuk litre süt  
* 1.5 su bardağı şeker  
* Yarım çay bardağı içilebilir gülsuyu (isteğe bağlı) 
* Not: Gülsuyu kullanmayacaklar vanilin ile aroma katabilirler. Süslemesinde  file fındık, file badem, antepfıstığı, ceviz ve bolca hindistancevizi kullanabilirsiniz.

HAZIRLANIŞI

Öncelikle sütü ve şekeri ocağa alıyoruz ve şeker eriyene kadar ısıtıyoruz (kaynamasın). Sonrasında gülsuyu veya vanilyamızı ekleyip şöyle bir karıştırıyoruz. Sonra derin bir borcama güllaç yaprağımızın ilkini yerleştiriyoruz ( kabımız küçükse yaprakları dörde bölüp yerleştirebiliriz, sütlü karışımından üzerine döküyoruz. Daha sonra tekrar güllaç yaprağını üzerine seriyoruz ve sütü tekrar üzerine gezdiriyoruz. Bu işleme tüm yapraklar bitene kadar devam ediyoruz. Ardından kalan sütün tamamını güllacımızın üzerine döküp buzdolabında 1-2 saat bekletiyoruz. Dolaptan çıkınca bolca fıstık fındık hindistancevizi serpip servise hazır hale getiriyoruz. Dilerseniz ceviz ve fındıktan arasına da dökebilirsiniz. Ben doğrudan üzerine bolca döküyorum yeterli geliyor. Nefis güllacımız hazır.

En zengin iftar menüsü Dilek’te

 Bu ramazan da Dilek Pastaneleri Türk mutfağından seçkin  menüsüyle lezzet severlerin hizmetinde olacak. Ramazan boyunca 5 değişik menüde iftariye tabağı, çorbalar, peynirli veya pastırmalı su böreği, ızgara piliç, bonfile, ızgara köfte, hünkarbeğendi, bohça kebabı ve pilav sunulacak. Tatlılarda ise güllaç, kemalpaşa tatlısı, triliçe, profiterol, tavukgöğsü, kazandibi, şekerpare, tulumba öne çıkıyor. Ayrıca, iftar için Dilek’i tercih edenler mevsim meyveleri sıcak çay ve kahve ikramlarıyla ramazan ziyafeti çekecek. Menüde kişi başı fiyat 32 liradan başlayıp, 49 liraya kadar çıkıyor.