En iyi ilaç: Su

Termal su tedavisi sayesinde şiddetli ağrılar azalır, bağışıklık sistemi güçlenir, hormonal denge sağlanır. Eklem ağrıları yok olur ve psikolojik açıdan sağlık geri kazanılır.

Prof. Dr. Nurettin Lüleci

Kaplıcalar; binlerce yıldır, Anadolu topraklarında hüküm süren uygarlıkların ortak kültürlerinden bir tanesi de kaplıca kültürüdür. Antik çağlardan beri Anadolu da sosyal, ekonomik, toplumsal faaliyetlerin odağında hep su olmuştur. Özellikle de bugün Termal diye adlandırdığımız kaplıca ve hamam gelenekleri çok önemsenmiştir. 

Roma döneminde de değerliydi

Kaplıca ve hamamlar Bizans ve Roma döneminde günlük hayatın bir parçası olarak özellikle kadınların toplandığı, eğlendiği ve şifa bulduğu merkezler durumundadır. Yani temizlik, dinlenme, iş toplantısı yanında tıbbi tedavi merkezleri olarak da görev görmekteydi. Eski hekimlerden Hipokrat ve Galen su tedavilerini çok önemsiyor ve uyguluyorlardı. 
Türkler Anadolu’ya geldiklerinde Romalıların banyo gelenekleri ile yüzleşmişlerdir. Romalıların su kültürünü Türklerde benimsemiş bu uygulamaları farklılaştırarak yeni bir kaplıca ve hamam kültürü oluşturmuşlardır. Selçuklular hamam inşaatlarını bir proje kapsamında sürdürürken Osmanlı çok daha profesyonel anlamda hamam inşaatlarını yaygınlaştırmışlardır. Sıcak suyun çıktığı hemen her bölgede kaplıca tesisleri inşa edilmiştir. 16. ve 18. yüzyıllarda hamam ve kaplıcaların en yaygın olduğu çağdır. 

Mineralli su kaynakları

Hamam ısıtılan soğuk su kaynaklı iken kaplıca termal ve mineralli su kaynaklı yapılardır. Eskiden efsane olarak hastalıklara iyi geldiği düşünülen mineral yoğunluklu termal suların tedavide kullanılabileceği bilimsel çalışmalar ile ortaya konmuştur. Hatta birçok ülkede sağlık sigortası kapsamında ücreti ödenen tedaviler listesinde yer almaktadır. 

Hangi hastalıklarda etkili?

- Osteoartiritler (kireçlenmeler)

- Romatoid artirit (İltihaplı romatizma)

- Fibromiyalji ( yumuşak doku romatizması)

- Ortopedik problemler : Ameliyat komplikasyonları, kırık sekerleri

- Spor yaralanmaları

-Kas hastalıkları

- Nörolojik hastalıklar

- Mekanik ağrılar ( bel-boyun) 

- Psikolojik ağrılar 

KÜRLER 

Günde iki kez alınmalı

- Kürden önce mesane ve bağırsaklar boşaltılmalıdır.

- İlk uygulama kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan bir saat sonra

- İkinci uygulama akşam yemeğinden iki saat önce olmalıdır.

-Kür esnasında hareketsiz olunmalıdır. Hareket edersek mineral ve gaz emilimi artacağından dolaşım yüklenmesi olabilir.

-Hafta da 1 gün tedaviye ara verilir.

- Hastalar yeterli derecede sıvı-su almalıdırlar.  

-2-3 haftalık tedavi süresi yeterlidir.

Kimlere önerilmez? 

- Ateşli hastalıklar, sistemik enfeksiyon geçirenler

- Ağır anemi (kansızlık)

-İltihaplı romatizmaların alevlendiği dönemler 

- Kanser hastaları 

- Kanamalı hastalıklar

-Kadınlarda adet dönemleri, gebelik ve doğum sonrası

- Ağır organ hasarı olan hastalıklar (kalp, akciğer, böbrek, karaciğer)

 - Açık yaralar

-Sara hastaları ve akıl hastaları

-Aşırı kilolu hastalar

- Tansiyonu çok yüksek olanlar 

-Yakın zamanda kalp krizi geçirmiş hastalarda termal uygulama yapılmamalıdır.

Kaplıca tedavisi: Balneoterapi 

Kaplıca kelimesi ılıcanın üzerine bir hamam yapılması sonucunda ortaya çıkan yapının kaplı-ılıca biçiminde tanımlanmasından kaynaklanmaktadır. Zaman içerisinde ifade kolaylığı olarak dilimize kaplıca şeklinde yerleşmiştir. Yer altından gelen sıcak madensel suların tedavi edici özelliklerinden havuz ya da banyo şeklinde yararlanılan tedavilere denilmektedir. Fizik tedavisinin hidroterapi kapsamında değerlendirilebilir. Kaplıcalar doğal şifa kaynağı merkezlerdir. Hemen her yöremizdeki kaplıcalardaki mineralli sıcak sular fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından farklılıklar göstermektedir. 

ROMATİZMAL HASTALIKLARA ÇARE

Kaplıca suları bir karbonatlı, sülfatlı, demirli, tuzlu, kükürtlü, karbondioksitli, iotlu veya radyoaktif maddeli olabilmektedir. Bu çeşitlilik hastalıkların tedavisinde de önem arz etmektedir. Bazı kaplıcalar cilt hastalıklarına iyi gelirken bazı kaplıcalar romatizmal hastalıkların tedavisinde daha ön plana çıkmaktadır.  Bu durum göz önüne alındığında kaplıca seçimi gelişi güzel yapmamamız gerekmektedir. Eğer tedavi olmak istiyorsak hangi kaplıcayı tercih edeceğimiz konusunda doktorumuza danışmalıyız. Yıllardır öncülüğünü Balçova Termal Tesisleri'nin uyguladığı sistem yaygınlaşmakta turistler için cazibe merkezi olmaktadır. Bu bağlamda İstanbul'da da Tuzla Kaplıcaları dönüştürülerek bu tarzda bir uygulama ile hizmet vermeye başlamıştır. 

Toksin atımına yardımcı olur

Ağrıları azaltmak, kas spazmlarının çözülmesi

-Bağışıklık sistemini güçlendirmek

*Genel durum düzeltmek

- Sinirsel ve hormonal dengelerin sağlanması

-Kan dolaşımında artma, solunumun hızlanması

- İç organ işlevlerinde artma 

-Vücut ısısında artış, terleme (toksinlerin atılması)

-Vücut ve eklem hareket kabiliyetlerinde artma

-Psikolojik rahatlama

- Sakatlıklara engel olmak faydaları olarak özetlenebilir. 

NASIL OLUŞUR?

Maden sularının yer yüzüne çıktığı kaynağa kaynarca denir. Derinlerde oluşan sular yeryüzüne çıkarken karşılaştıkları mineralleri, tuzları, gazları ve radyoaktif maddeleri eriterek bünyelerine katarlar. Derinliklerden gelen ve mineralleri eritmiş sıcak sular buharlaşarak ya da sıcak bir su olarak toprak üstüne çıkmaktadır. Termal su olarak da bilinen bu kaynakların özelliği zengin volkanik mineraller içermesidir. 

Süre önemli

Kaplıca tedavisinden sağlıklı bir sonuç elde etmek için hekiminizin tavsiyelerine uymanız gerekmektedir. Banyo saatleri, ne kadar suda kalınacağı ve kaç gün devam edileceği gibi hususları doktorunuz belirlemelidir.