Kalbi yoran 5 sorun

Düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşamın yanı sıra; diyabet, KOAH, yüksek tansiyon, obezite, tiroit ve gut gibi hastalıklar kalbe olumsuz etki yapıyor. 

Kalp sağlığı, genetik- çevresel faktörler ve vücuttaki pek çok sistemden doğrudan etkileniyor. Şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, KOAH, tansiyon, obezite, tiroit ve gut gibi hastalıklar da kalbe olumsuz etki yapıyor. Prof. Dr. Harun Arbatlı, kalp sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken hastalıklar hakkında bilgi verdi:

Genç yaşta kalp hastası olmayın

Diyabet yani şeker hastalığı aslında bir damar hastalığıdır. Damar ağı bakımından zengin olan kalp, böbrek ve göz gibi organlar diyabet hastalığından daha fazla etkilenmektedir. Diyabet sonucu damar çeperlerinin daralması kan akışını azaltmaktadır. Büyük bir iş gücüyle çalışan kalp kası, damar yoluyla gerekli kanı alamadığı zaman hasar görmekte ve gücü azalmaktadır. Kalp yetmezliği yaşanmasına neden olan bu tablo ile birlikte diyabet aynı zamanda yüksek tansiyona da sebep olmaktadır. Diyabetin damar duvarında kalınlaşma ile birlikte böbrekleri de etkilemesi, yüksek tansiyon bakımından ekstra bir etki yaratmaktadır. Tansiyon eğiliminin yanında kolesterol yüksekliğinin fazla görülmesi ve kan şekerinin ayarlanamaması pıhtılaşma sorunlarına da neden olabilmektedir. Diyabet hastalarında koroner kalp hastalıkları ve kalp krizleri daha erken dönemde ve daha sık görülmektedir.

KOAH kalbinizi de nefessiz bırakabilir

Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı yani KOAH ile kalp yetmezliğinin aynı anda yaşanması sık görülen bir durumdur. Benzer belirtileri olan KOAH ve kalp yetmezliği birbirini tetikleyebilmektedir. KOAH hastalarının akciğerinde aşırı derecede hava hapsi olduğunda göğüs kafesindeki kaslar da çoğu kez solunuma katılmak zorundadır. Nefes alıp vermede bile yüksek enerji tüketimi yaşandığından ciddi kas gücü kaybı gelişmektedir. Bununla birlikte KOAH hastalarında doklara yeterli oksijen taşınamadığı için bu hücrelerin sayısında ciddi artış yaşanmaktadır. Oksijen taşıyan hücrelerin sayısındaki artış kanın koyulaşması ve pıhtılaşma kabiliyetinin yükselmesine neden olmaktadır. Daha koyu kıvamlı bir hale gelen ve damar içinde akışı yavaşlayan kanda kümeleşme ve iltihabik reaksiyonlar daha fazla görülmektedir. Damar içindeki en küçük bir hasar bile hücre sayısındaki artış nedeniyle gereğinden fazla onarılmaktadır. Süreç içinde abartılı iyileşen dokular damarın tıkanmasına pıhtılaşma eğiliminin artmasına hatta toplardamar içerisindeki akımın yavaşlamasına bile neden olabilmektedir.

Kralların hastalığı kalbe iyi gelmiyor

Kralların hastalığı olarak bilinen gut genellikle ayak başparmağında kızarıklık ve şiddetli bir ağrı ile ortaya çıkar. Atakları oldukça sancılı geçen ve sosyal hayatı olumsuz etkileyen gut hastalığı aslında kalp krizlerine de zemin hazırlamaktadır. Kandaki ürik asit yüksekliğinden kaynaklanan gut hastalığı eklem hastalığı olarak ön plana çıksa da yüksek ürik asit damar iç yüzeyinin yapısını bozmaktadır. 

Tiroit bezi

Tiroit bezinin gerektiğinden fazla hormon salgıladığı yani hipertiroidi durumunda kalpte en sık görülen sıkıntıların başında ritim düzensizlikleri ve çarpıntı gelmektedir. Hipertiroidi sonucu uyarılan kalp hızını artırmakta, ritm bozuklukları, düzensiz zamansız kalp atışları yaşanabilmektedir. Tiroit hormonunun fazlalığı zaman zaman göğüs ağrısı, nefes darlığı ve yüksek tansiyona da neden olabilmektedir. Tiroit hormonu eksikliğinde yani hipotiroidi durumunda ise kalp hızında yavaşlama ve kalp kası gücünde azalma görülmektedir. Tiroit hormonunun azlığı kolesterol ve trigliserit seviyelerinin artmasına neden olmaktadır. 

Kilolardan kurtularak kalbinizi hafifletin

Obezite hastalarının metabolizmalarında ciddi bozukluklar bulunmaktadır. Tip 2 diyabet direkt olarak obezite ile ilgili bir durumdur. Ayrıca aşırı kilolu insanlarda oluşan uyku sorunları, nefes alıp vermekte yaşanan zorluklar yüksek tansiyona neden olabilmektedir. Sağlıksız beslenme sonucu alınan kilolar kandaki, kötü huylu olarak adlandırılan (LDL) kolesterol damar çeperinde birikime, iyi huylu olarak tanımlanan (HDL) kolesterol ise damar çeperindeki birikimin azalmasına neden olmaktadır. Vücuttaki yağın büyük bir kısmı trigliserit olarak depolanmaktadır. Uzun süreçte trigliserit oranındaki artış da damar sertliği ve pıhtı oluşma riskini geliştirmektedir.