Anadolu'nun ilk tıp fakültesi olarak bilinen Gevher Nesibe Şifahanesi 820 yıldır ayakta
Yayın Tarihi: 14 Mart 2026 Cumartesi 15:53:00
Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2026 Cumartesi 15:53:00
Anadolu'nun ilk tıp fakültesi olarak bilinen Gevher Nesibe Şifahanesi, 820 yıldır zamana meydan okuyan yapısıyla tıp tarihine ışık tutuyor.
AA
Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Gıyaseddin Keyhüsrev'in, kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan'ın vasiyeti üzerine 1206 yılında yaptırdığı tarihi yapı, Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak hizmet veriyor.
Tıp eğitiminin yanı sıra öğrencilerin uygulama yapabildiği tedavi alanı, akıl hastalarına yönelik su ve müzik sesiyle tedavi uygulanan bimarhane bölümü, ilaçların yapıldığı eczane kısmı ile hastaların düzenli yıkanabilecekleri hamamın da yer aldığı şifahane, ziyaretçilerini geçmişte yolculuğa çıkarıyor.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, iki binadan oluşan tarihi yapının Çifte Medrese, Gevher Nesibe Darüşşifası, Gıyasiye Medresesi isimleriyle de bilindiğini belirterek, Anadolu topraklarındaki en erken tarihli tıp fakültesi olduğunu söyledi.
Gevher Nesibe Şifahanesi'nin tarih boyunca diğer şehirlerdeki medreselere de öncülük ettiğini dile getiren Dursun, "Tıp fakültelerindeki eğitim sürecinde öğrenciler, hemen bitişiğindeki hastanede de eğitimin bir devamı olarak hastaların tedavisinde yer alıyorlar. Burası aslında bu planlamayla yapılmış." dedi.

Yapının bir bölümünde cerrahlık gerektiren hastaların tedavi edildiğini anlatan Dursun, şöyle devam etti:
"Bir dehlizle öbür tarafa geçiliyor. Diğer kısım medrese yani eğitimin verildiği yer. Burada talebeler çeşitli odalarda eğitim alıyor. Hemen yan tarafta ise farklı bir birim daha var. Bimarhane yani akıl hastalarının tedavi edildiği bir nokta. Bu anlamda da çok değerli bir yer. O dönemde Selçuklular dışında akıl hastalıklarının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun diğer ülkelerde bilinmediğini biliyoruz. Selçuklular bunun tedavi edilebilir olduğunu ve suyla, müzikle şifa bulacaklarını bildikleri için burada özel bir bölüm oluşturmuşlar, o tür hastalıkların tedavisi gerçekleştirilmiş."

Şifahanenin eğitim yönüne dikkati çeken Dursun, "Tedavinin dışında burada Selçuklu topraklarındaki diğer şifahaneler için de hekimler yetiştiriliyordu. Bu anlamda da çok değerli. Hekimlerin de yetiştiği önemli bir merkez olduğunu görüyoruz." ifadesini kullandı.


















