Melis Gürkaynak: Final-Four’a alıştık, kupayı istiyoruz

Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi’nde toplamda 10. kez Final-Four’a kalarak büyük başarıya imza atan VakıfBank’ta güzel oyuncu Melis Gürkaynak, final heyecanını ve bilinmeyenlerini GÜNEŞ’e anlattı…

ŞAFAK GÖZMEN / ÖZEL RÖPORTAJ

VakıfBank olarak üst üste 6. kez toplamda 10. defa Final-Four’a kaldınız. Nasıl hissediyorsunuz? 

6. kez üst üste Final-Four’a kalmamız çok kolay gibi görünüyor ya da basit bir olaymış gibi algılanıyor ama aslında çok zor bir şey. Çok büyük bir istikrar gerekiyor. Klasik olacak belki ama sezonun başından beri çok üst derecede antrenman yapıp, çok üst düzey çalıştık. Final-Four’a gitmek artık bizim için başarı değil, tam tersine orada şampiyon olmak bizim için başarı ama Final-Four’da 6. kez üst üste olmak kulüp için önemli bir şey. 

FİNALDE G.SARAY’I İSTERİM

Final-Four’da iki takımla (Galatasaray ve VakıfBank) mücadele edeceğiz. Finalde Galatasaray’ı rakip olarak ister misin? 

Galatasaray çok dinamik, eğer ritim tutturursa çok tehlikeli bir şekilde oynayabilen bir takım. Biz üst üste maçlar oynadık Galatasaray’la ve yendik. Bu bizim için çok önemli bir avantaj. Psikolojik bir avantajımız var ama son oynadığımız maç uzun süre hiç birimizin unutamayacağı bir karşılaşma... Çok kritik anların olduğu, çok üst düzey voleybolun oynandığı ve sayıların birbirine yakın olduğu bir maçtı. Hepimizin akıllarında bu maç kalacak diye düşünüyorum. Ne olursa olsun belki 10 kez de oynasak 10 kez de yensek Galatasaray’ı, Final-Four’da özellikle Şampiyonlar Ligi maçına çıkmak ayrı bir motivasyon. Eminim onlarda çok farklı bir motivasyonla çıkacak, biz de çok farklı motivasyonla çıkacağız. O yüzden bundan önce oynanan maçların avantaj sağlayacağını düşünüyorum ama çok da etkileyeceğini düşünmüyorum. 

Şampiyonlar Ligi’nde yarı finalde karşılaşacağınız İtalyan rakibi hakkında düşüncelerin nelerdir? 

İtalyanlar çok kuvvetli ve çok çabuk oynayan bir takım. Özellikle köşelere çok çabuk oynuyorlar. Bizim eski oyuncumuz onlarda ve sakatlandı, oynayamıyor ama onun yerini dolduran çok iyi oyuncular var. Bu tarz takımlarla oynamak bizim için aslında iyi. İtalya ligi çok daha farklı ve şu anki rakibimizde tıpkı Galatasaray gibi. Birbirleriyle takım halinde oynadıklarında çok kuvvetli bir takım olduklarını düşünüyorum. Biz rakibimize göre hazırlanmaya başladık. Videolar izliyor ve antrenmanlarımızı buna göre yapıyoruz.

Giovanni Guidetti nasıl bir koç? İdman temposuna ayak uydurabiliyor musunuz? 

Antrenman temposu çok ağır. Bunu ben söylemiyorum. Vakıfbank’a gelen ve Giovanni’yle çalışan herkes söylüyor. Ben uzun yıllardır Giovanni’yle çalışıyorum. Artık neyi ne zaman yapacağını ezberledim. Ancak sürekli kendini yenileyen bir antrenör. Ben 10 senedir Giovanni’yle çalışıyorum ama 10 sene önceki Giovanni’yle şimdiki Giovanni arasında çok fark var. Biz nasıl kendimize bir şeyler koyuyorsak, aynı şekilde Giovanni de kendini geliştiriyor. Antrenmanın süresini çok uzun tutsa da Giovanni’yle antrenman yapmak çok keyifli. Hani sıkıldığım aynı şeyi mi yapıyorum dediğim olmadı hiçbir zaman. Giovanni’yle çalışmak çok büyük bir keyif. Giovanni çalıştığım antrenörler arasında ilk sırada yer alır. Özel bir antrenör. 

VOLEYBOLA HOBİ OLARAK BAŞLADIM

Neden voleybolu tercih ettin? 

Babam eski tenisçi. Ben de tenisle başladım. Bir iki yıl tenis oynadım, kardeşimle birlikte. Sonra sıkıldım. Annem beni baleye yönlendirdi. Annem her zaman prenses gibi balerin olmamı istedi. Ama hiç hoşuma gitmedi. Cumartesi, Pazar geldi mi ağlıyordum, istemiyorum diye. Sonra boyum uzun diye beni Voleybola yönlendirdiler. Hoşuma gitti. Hiçbir zaman ailemin profesyonel voleybolcu olsun ya da profesyonel sporcu olsun diye yönlendirdiği bir şey değildi, benim için voleybol bir hobiydi. Ama zaman geçtikçe iş ciddiye bindi. 

Ankara’dan İstanbul’a gelişin nasıl oldu? 

Yıllardır ben Vakıfbank’ta oynuyorum. Ankara’dayken İstanbul teklif etti. Bizim için de cazip geldi, güzeldi. Voleyboluma bir şey koymak adına İstanbul’a taşındık. 

Vakıfbank’ta 11 kupa kaldırdın, senin için en özeli ve en önemlisi hangisiydi? 

2011 Kupası benim için en özeli… Bizim için ilk kupaydı. Belki beklentilerin düşük olduğu sezondu. Çok iyi bir takımdık. Her zaman söylüyorum VakıfBank’ın aile yapısı çok iyi. Aile gibi bir kulübüz. O sene bunun avantajını çok hissettim. Ondan sonraki senelerde de aynıydı ama o sene anladım ki takım olmak çok farklı bir şey. İyi oyuncu, iyi antrenör olabilirsiniz ama takımla birlikte bir şeyler yapmanın tadını ilk o zaman aldığımı düşünüyorum. 

ÜNİVERSİTENİN FAYDASINI GÖRDÜM

Takımda üniversite okuyan üç isimden birisin ve yüksek lisans yapan tek isimsin eğitimin spor hayatına bir faydası oldu mu? 

Eğitimim bana çok şeyler kattı. Çok mutluyum bu konuda. İşi ve okulu aynı ana yürütmek kolay değil ama yapılamayacak bir şey de değil. Ben üniversiteyi okuduktan sonra çok yoğun tempoda çalıştım. İki antrenman arası okula gidiyordum. Okul bittikten sonra ne yapacağımı şaşırdım. Okulla konuştum ve yüksek lisans yapmak istediğimi söyledim. Onlarda beni kabul ettiler. Yüksek lisansa başladım. Voleybol haricinde başka bir hayatı görmek bana çok büyük bir avantaj sağladı, üniversite vizyonumu geliştirdi.  Takımdaki genç arkadaşlarıma üniversite okumalarını çok söylüyorum. Her zaman söylüyorum ama onlara da hak veriyorum. Kolay değil ikisini aynı anda yürütmek. Çok büyük fedakarlık yapmak gerekiyor. Ama elimden geldiğinde önemini söylüyorum. 

Yemek yapma konusunda nasılsın? 

Yemek programları falan çok izliyorum. Pratikte iyim ama teoride öyle mutfağa girip saatlerce yemek yapmıyorum. Ama kendimi doyuruyorum da böyle özel bir şey yapayım. Değişik bir şey yapayım yok. uğraşamıyorum. 

Voleybol haricinde yaptığın bir spor var mı? 

Sezon sonunda boş kaldığım zamanlarda tenis oynuyorum. Keyifli bir spor bence… Çok isterdim tenisçi olmayı. İzlemeyi çok severim tenisi. Voleybol maçlarından daha çok tenis izlerken keyif alıyorum. İşimiz olduğundan voleybolu izlemiyorum. Sezon boyunca çok voleybol maçı izliyorum. O yüzden boş zamanımda oturup da voleybol maçı izlemem. 

Futbola ilgin nasıldır? 

Eskiden baya futbol taraftarıydım. Çok seviyordum. Hiçbir maçı kaçırmazdım. Ama profesyonel oldukça uzaklaştım. 

FELİPE MELO’YLA ALAKAM YOK

Melo lakabı G.Saraylı Felipe Melo’yla bir alakası var mı? 

Lakabımın, Felipe Melo’yla bir ilişkisi yok. Ben zaten bu lakabı hiçbir zaman istemedim. Melis’ti, Melo dediler, hep bana Melis deyin dedim. Şimdi bir Melis daha var takımda genelde ona Melo diyorlar şimdi. Bana Melis diye sesleniyorlar. Vakıbank’ın iki marşı var. İlk yadırgıyorduk marşları ama şimdi çok hoşuma gidiyor. Ama kulüp takımları çok daha farklı tabi. Taraftarıyla, marşlarıyla… O takımda oynarken motive edici şeyler tabii. Vakıfbank’ta ailem gibi hissettiğim için onların marşları da her maçtan önce beni keyiflendiriyor. 

Beslenmene dikkat eder misin? Ne tür yemekler seversin? 

Düzenli beslenmeye çalışıyorum. Dikkat etmezsem kilo alabilecek bir yapım var. Olabildiğince düzgün beslenmeye çalışıyorum. 

ALIŞVERİŞİMİ KARDEŞİM YAPIYOR...

Güzellik merkezinde ne kadar vakit geçirirsin? 

Ben diğer arkadaşlar gibi kuaföre bile gitmem. Maçlara çıkarken günlük makyajımı yapıyorum. Kulüple dergi çekimleri oldu. Orada saçıma fön falan çektiler birkaç defa. 5-6 yıldır kuaförün kapısının içine girmedim. Her şeyi kendim hallediyorum. Yarım saatte evden hazırlanır çıkarım. 

Alışveriş tutkun var mıdır? 

Aşırı bir alışveriş tutkum yok. ihtiyacım olduğu kadar. Hoşuma giden şeyi mutlaka alırım. Ama aşırı bir tutkum yok. Kardeşim hallediyor alış veriş işlerini... Ona buradan çok teşekkür ediyorum. 

İdmanlardan sonra neler yaparsın? 

Bu dönem çok yoğunuz. Çok zamanımız olmuyor. Ama genelde arkadaşlarımla bir yemek yerim. Bazen tek antrenmansa sabah kahvaltıya giderim. 

Sinema ve tiyatroyla aran nasıldır? 

Uzun zamandır tiyatroya gitmiyorum. Sinemaya olabildiğince gitmeye çalışıyorum. 

En beğendiğin voleybolcu kimdir? 

Türkiye Ligi’nde oynayan çok iyi oyuncular var. Zhu Ting’i hangi takımda görürsem göreyim keşke bizim takımda olsun derdim.

İSTANBUL DÜNYANIN EN GÜZEL ŞEHRİ

İstanbul senin için ne ifade ediyor? 

Ben İstanbul’a 15 yaşında geldim. İlk geldiğimden beri en sevdiğim şehir. Mesleğim gereği çok yer gezdim gördüm ama İstanbul gerçekten farklı bir şehir ve ben o kaosunu trafiğini her şeyini seviyorum İstanbul’un… Boğazı da çok seviyorum. 

Ne tür müzikler dinlersin? 

Özel bir şeyim yok ama popüler olan her şeyi dinlerim. Kulağıma hoş gelen her müziği dinlerim. 

Dedikodu yapar mısınız? 

Aynı camianın içindeyiz aynı kişileri tanıyoruz. Orta arkadaşımız çok o yüzden dedikodu mutlaka oluyor. Onun, bunun hakkında konuşuyoruz.

IŞINLANMAK İSTERİM

Takımın en şıkı? 

Gizem Örge 

Takımın en esprilisi? 

Benim için Kübra

Takımın en gevezesi? 

Naz… 

En sevdiğin aktör? 

Eric Bana’yı çok beğeniyordum. 

En sevdiğin aktivist? 

Julia Roberts. 

Favori yemeğin? 

Somon ızgara… 

Favori dizin? 

İstanbullu gelin. 

Mucit olsan neyi icat ederdin? 

Işınlanmayı 

Evlilik? 

Şu an düşünmüyorum 

Aday var mı? 

Yorumsuz…