• Bist 100
    94137.2
  • Dolar
    5,8997
  • Euro
    6,5385
  • Altın
    281,3370
İstanbul
16 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

19 Eylül Ordu Altın Fındık Festivali ölmüş!

Dünya görüşü ne olursa olsun, toplum bilimi üzerine kafa yoran hemen hemen herkesin üzerinde ittifak ettiği bir gerçek vardır ki, o da Anadolu coğrafyasında yaşamanın, varlığını sürdürebilmenin büyük bedelleri olduğudur! 

Son zamanda şahit olduğumuz vakalara bakmamız bile, bu gerçeği görmemize yetecektir! 

Bakınız, binlerce kilometre uzaklardaki ABD, Kanada, Avusturalya gibi ülkeler burnumuzun dibinde, asırlarca bizim olmuş, üzerinde ecdadımızın eserlerinin hala ayakta olduğu topraklardalar! 

1915 Çanakkale Savaşında karşımızda olanları şöyle bir düşünelim, İngiltere, Fransa, Avusturalya, Yeni Zelanda, İtalya... 

En vahimi de, sömürdükleri Müslüman ülkelerden devşirdikleri kardeşlerimizi dikmediler mi karşımıza, Müslümanı Müslümana boğazlatmaya çalışmadılar mı? 

Ya bugün...? 

Bugün yaşananlar farklı mı....? 

Baksanıza, önce kendilerince terör örgütleri kurdular, PKK sonra YPG PYD yetmedi DEAŞ! 

Kurdukları terör örgütleri saymakla bitmez! 

Hem de gözümüzün içine baka baka, bize paramızla vermedikleri binlerce tır dolusu silahları  bu örgütlere taşıyorlar! 

Hem de yıllardır... Önce Irak sonra Libya derken Suriye ve Yemen’ de ölen Müslüman sayısı kaç milyonu aştı da sayamaz hale geldik! 

İş geldi sonunda, dayandı Anadolu’ya! 

Zaten hedef  de binlerce yıldır bu değil miydi? 

Şu süreç, bir başka gerçeği de bize gösteriyor, o da Anadolu üzerindeki Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeterince güçlü olmazsa, Müslüman coğrafyası zulüm altında inim inim inliyor! 

Bir de buna, Anadolu coğrafyasında yaşamanın mesuliyeti ve mecburiyetlerini eklememiz lazım, çünkü ilk kazma bu topraklara vurulmuş, yani tarım bu topraklarda başlamıştır ve tarım eşittir kültürdür! 

Hemen hemen bütün medeniyetler saklıdır Anadolu’da, bu nedenle de Anadolu’da yaşamanın bir bedeli vardır! 

Zira, dünyanın en güzelinin, en alımlısının peşinden zampara eksik olmaz! 

Her an mikrobun nereden geleceğini kestirmek zordur, tek bir çaresi vardır, her an her yerden gelmesi muhtemel mikroba karşı, bağışıklık sistemini güçlü tutmak! 

Bunu, kültürel bağışıklık sistemi olarak adlandırırız! 

Ne yazık ki, bu bizim en fazla ihmal ettiğimiz alan olmuştur ve olmaktadır! 

Ne zaman en ufak bir ekonomik sıkıntı olsa, ilk kısıntıya gidilecek alan, kültür sanat alanı oluyor! 

Bugünler, Cumhuriyetimizin 100. yılına hazırlanılan yıllar! 

Bu yıl, 1919’un 100.yılı ve 2019 yılı da bitmekte, sizlere sorarım 1919’la ilgili yapılanlardan aklınızda kalan ne? 

Peki, siz 1919’u yeni nesillere anlatamamışsanız, 2023’ü nasıl kutlayacaksınız? 

Önümüzdeki 2020 yılı, TBMM’nin 100.kurulus yılı, hani 2016’da içimizdeki hainler tarafından bombalanan Gazi Meclis’in...! 

Peki, 2020 yılıyla ilgili hazırlıklara dair bir şey duyduk mu? 

Peşinden de, milli manifestomuz İstiklal Marşı’mızın kabulünün 100.yılı yaklaşmakta... 

Tam yazımı bitirecektim ki, bugünün 19 Eylül olduğunu fark ettim! 

Kendimi bildim bileli, Ordu’da 19 Eylül Stadyumu’nda, Atatürk’ün Ordu’ya gelişi münasebetiyle, “19 Eylül Şenlikleri “ yapılırdı! 

Daha sonra şenliğin adı, “ Altın Fındık Festivali” olmuştu! 

Hemen yetkilileri aradım ve programı öğrenmek istedim, aldığım cevap mı? 

Bugün memleketim Ordu’da, “ Avrupa Hareketlilik Yürüyüşü” varmış (!)