YAZARLAR

825 yıl öncesi ve bugün

Hepimiz insanlığın var olduğu andan itibaren süregelen bir hikâ- yenin parçasıyız. Bu hikâyede kimimiz kahraman, kimimiz figüranız, tıpkı bizden öncekilerin de birer kahraman, birer figüran oldukları gibi! Tarih bu hikâ- yenin okunmuş sayfalarından oluşmakta, yaşadığımız an ise hikâyenin bu zamanını örmekte, bizden sonrakiler de devamını yazacaklar.

Çeşitli yazılarımda bilindiği üzere “Hikâyenin olmazsa olmazı zaman ve mekândır” demiş- tim. Hikâye belli bir mekânda ve zamanda geçiyorsa hikâye olmaktadır, bilinmeyen zaman ve mekânda geçen ise masaldır. Biz hikâye anlatıcıları da hikâyelerin alt metinlerini çözümleyip, karakter, tip tahlillerini yapıp hikâyeyi, tiyatro, sinema, dizi ve benzeri kanallarla anlatmaya çalışırız.

Alın kahvenizi, çayınızı ya da ne içmekten hoşlanıyorsanız onu ve buyurun sizinle bir alt çözümleme ve karakter tahlili yapmaya.

825 yıl önceki bugüne gidelim, 825 yıl önce bugün 4 Mart 1193 tarihinde bu dünyadan bir kahraman göçmüş! Selahaddin Eyyubi!

Peki, neydi merhumu kahraman yapan? Hemen tarihin okunan sayfalarını karıştırdığımızda görüyoruz ki, Selahaddin Eyyubi bir devlet kurmuş, Eyyubi Devleti! Hikâyemizin olmazsa olmazı da mekân ve zaman dili dedik ya, bu devleti bugünkü Suriye, Mısır, Filistin ve Yemen coğrafyasında kurmuş, tarih 1171!

Köşe yazısı kelime sınırı dahilinde zaman ve mekana yaptığımız bu atıftan sonra gelelim kahramanımız merhum Selahaddin Eyyubi’ye! Onca devlet kuranlar var ki biz tarihin okunmuş sayfalarında adlarına bile rastlayamazken, Selahaddin Eyyubi’yi kahraman yapan nedir?

Öncelikle belirtmekte fayda var ki, merhum Selahaddin Eyyubi Selçuklu Devleti'nin emirlerinden olup, aşiretiyle birlikte uzunca bir zaman Türklerle kader birliği yaptığı için Türkleşmiş, bir Türk hükümdarı olarak anılsa da mensubiyet olarak, Türklerle yüzlerce yıl dünya ahiret kardeşliği hukuku kurmuş bir Kürt olduğuna dair, bilgiler bulunmakta. Şu da bilinmelidir ki, kahramanlar ırki özeliklerinden değil icraatlarından dolayı kahraman olmuşlardır!

İslam’ın içerisinde zulmün adı olan Fatımi Devleti'ni yıkmış, tarihin bize gösterdiği en büyük talanlardan biri olan Haçlı talanına, karşı duruşu başlatmış! Bu öyle bir talan ki, geçtiği yerlerde insanları çocuk, yaşlı, kadın demeden katleden, taş taş üstünde bırakmadan yakan yıkan, sadece Müslümanların değil dindaşları Hristiyanların bile nefretini kazanan Haçlı zulmü! Bu zulüm bü- tün dinler için barışın, huzurun mekânı olan Kudüs’ü bile cehenneme çevirmişti!

İşte merhum Selahaddin Eyyubi, 1187 yılında huzurun, barışın şehri Kudüs’ü zalim Haçlı'nın elinden alarak tekrar huzurun, barışın şehri haline getirdi!

Her fani elbet ölümü tadacak gerçeğinin hükmü gereği de bu kahraman, 4 Mart 1193’de yani 825 yıl önce bugün ebediyete göçtü! Mezarı da bugün Emevi Camii yanında bulunmaktadır!

İmdi!

Bugün Haçlı Ordusu yine geldi! Hem de merhum Sultan Selahaddin Eyyubi’nin kabrinin bulunduğu yere intikam almaya! Geçtiği yerleri yakıyor yıkıyor taş taş üstünde bırakmıyor, kadın, çoluk çocuk, yaşlı demeden merhum Selahaddin Eyyubi’nin torunlarını katlediyor! Analarımızın bacılarımızın iffetini Ebu Garip cezaevinde kirletiyor! Bu Haçlı Ordusu Selahaddin Eyyubi’nin emaneti Kudüs’ü İsrail başkenti yapmaya kalkıyor! Bu zulme karşı da Selahaddin Eyyubi’nin askerlerinin torunları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin neferleri Selahaddinler savaşmakta!

Peki, bugün, Selahaddin Eyyubi’nin ordusunun torunları Türkiye Cumhuriyeti Devleti ordusunun neferi Selahaddinlere karşı, Haçlı ordusunun saflarında savaşan PYD, YPG, PKK’lıları tarih nasıl yazacak?

Hülasa, hikayelerin kahramanları olduğu gibi elbette hainleri de var ve bugün, Haçlı Ordusu ile saf tutan PYD, YPG, PKK’lıları gelecek nesil hain olarak okuyacak ve lanetle anacaklardır!

Alamayacaklar!

Bu zamanın kahramanları Sultan Selahaddin Eyyubi’nin torunları Selahaddinler, dedeleri merhum Sultan Selahaddin Eyyubi gibi gereken dersi veriyorlar verecekler inşallah

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları