YAZARLAR

AK Parti-MHP ittifakı ittihat olmalı!

Hava, mevsime inat ısındıkça ısındı! 

Gökyüzünden düşmesi gereken kar bile korkar oldu sanki yeryüzüne düşmeye! 

Bolca yağan yağmuruyla, zamanın haline ağlamakta sanki arz! 

‘’Çok abartın Yenilmez’’ diyeniniz olsa da sanki hal budur! 

Coğrafyaların değiştiği, sınırların birbirine kıtalar ötesinden buruşup, buruşturulup yaklaştığı, buruşan, buruşturulan sınırların arasında insanlığın ve insanlık onurunun can çekiştiği bir zamanda, mevsimde yağması gereken kar taneleri bile yer yüzüne düşmeye korkar oldu! 

Emperyal projelerin, emperyalistler tarafından katledilişine ağlayamamışken daha insanlık neredeyse emperyalistleri arar hale geldi! 

Merhum Üstad Necip fazıl Kısakürek’in ‘’Lügat, bir isim ver bana halimden’’ ifadesindeki gibi lügatte halimizi adlandıracak isim bile bulmakta zorlandığımız zamanda yaşıyoruz! 

’Pazar Pazar içinizi kararttım’’ diyecektim ki, içimizde kararacak yer kaldı mı acaba diye, düşündüm kaldım! 

Zalimin bütün planları bizim üstümüze! 

Evet,  bizim üstümüze, en kısa, en yalın, en basit ifadesiyle diyorum ki Türk milletinin üzerine! Canı acıyan, canı yanan her mazlumunda feryadının ilk kelimesi ‘’Türk neredesin?’’ oluyor! Yeni doğmuş bebeğin imdadına her zaman olduğu gibi Anadolu memeleri yetişiyor, açıkta kalan çıplağın iffetini Anadolumuzun örtüsü koruyor! 

Düşman eski emperyalist olsa biliriz ne yapacağımızı da düşman eski emperyalist değil! Merhum Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitleri şiirinin mısralarındaki gibi, 

‘’Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! 

Nerede- gösterdiği vahşetle- ‘’bu bir Avrupalı!’’ 

Dedirir- yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!’’ 

kelimelerininii bile ifade edemeyeceği derecede yüzsüz, ahlaksız, iffetsiz bir düşman var karşımızda! Ayrı ayrı bayraklar altında, ayrı ayrı isimler altında olsalar da düşmanları tek, o düşman da Türk Milleti! Çünkü bu milleti geldikleri diyarlara sürdüklerinde, daha da ötesinde dünya üstünden Türk Milletini sildiklerinde işleri çok ama çok kolay olacak onların! Onlar birbirlerini boğazladılar yüz yıllarca, savaşlarının adı bile 'Yüzyıl  Savaşları' oldu! Hala bir Katolik, bir Protestan’ın okuluna çocuğunu yollamazken, söz konusu biz, yani Türk Milleti olduğunda bir araya gelip tek bayrak altında toplanabilirken, bizim bu halimiz nedir? 

Tek bayrağımızı yırta, yırta, yırtıldık, dağıldık; kabilecikler haline geldik! 

Yetmedi hanelerimiz, ocaklarımız, evimizin odaları bile ayrıldı paramparça olduk! 

Bilmez miyiz ki, bu savaş, biz var olduğumuz günden beri sürmekte! 

Bilmez miyiz ki, bu savaş Çanakkale’de, Kut’ta yaşandı! 

Bilmez miyiz ki, bu savaş hep olacak! Hala anlamadık mı, anlamamız için daha neler yaşamalıyız, bu savaş mazlum ile zalimin savaşı! 

İşte tam da bu zamanlarda yapılması gerekenlerin neler olduğu, tarihi tecrübelerimizde saklı değil midir ki? 

Bakınız tarihin en tarifi yapılamaz bu halinden çıkmak için milli ittifaklara bile tahammül edilememekte! Bahsettiğim AK Parti-MHP ittifakı, içte dışta herkes bu ittifaka karşı nasıl da ittihat haline girdiler! 

Yanlış yazmadım biz daha ittifakları başarmaya çalışırken karşımızdakiler ittihat haline geçtiler farkında mısınız? 

İttifakı oy birliği, ittihatı ise birleşme olarak tarif ediyor lügat! 

Hülasa, bu AK Parti-MHP ittifakı çok ama çok acil bir zamanda  AK Parti-MHP ve hatta tüm milli unsurları bir araya getirecek bir ittihat olmalı!