YAZARLAR

Akşener, İnce, Küllük Marmara kıraathanelerini bilir misiniz?

İnsan haddini bilerek tavır takınmalıdır! 

Hadsiz olursa insan haddi aşar, sınır tanımaz, ne dediğini bilir ne de işittiğini anlar! Kabalaşır, çirkinleşir, kendine de çevresine de başlar zarar vermeye! 
Bu hadsizleşen sıradan biri olsa, düzelsin diye elinden geleni yaparsın düzeltemezsen de uzak durur “Ne hali varsa görsün” diyerek kendisiyle baş başa bırakırsın! 
Lakin bu hadsiz ülke yönetmeye, dahası tarihçilerin, “Türkleri çıkarırsanız dünya tarihini yazamazsınız” dediği Türklerin aynı zamanda da İslam ümmetinin devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne cumhurbaşkanı olmaya kalkmıyor mu, “Ne hali varsa görsün” diyemeyiz, diyemezsiniz! Dersek, biliriz ki biz yanarız, İslam ümmeti yanar, dini, dili , ırkı ne olursa  olsun mazlum, garip guraba yanar! 
Hatırlar mısınız demeyeceğim unutanınız var mı bilmem! 
Tam da böyle bir seçim sathı mahallinde bir hadsiz çıkmıştı meydana, meydanlarda köfte ekmek dağıtarak seçim propagandası yapıyordu, vaatleri dudak uçuklattırıyordu! 
Cem Uzan... 
Peki nerededir, ne yapmaktadır bileniniz var mı? 
İçimi acıtan da, merhum Hasan Celal Güzel’in uğur böceğini Yeniden Doğuş Partisini adeta kelepir fiyatına satın alıp da yola çıkmıştı! 2002 seçimlerinde alanda insanımızın, “Adam ABD ‘yi dolandırdı” sözü en büyük sloganı olmuştu da, barajı aşmasına neredeyse ramak kalmıştı! Kendisi barajı aşamadı lakin dönemin MHP’sini baraj altı bırakarak misyonunu yerine getirmişti! 
Şimdilerde nerdeyse tıpa tıp aynı misyon üzere bir hadsizlik örneği daha var seçim sathı mahallinde, İP namı diğer İYİ Parti! Hiç kimse kusura bakmasın tıpa tıp 2002 seçimlerindeki Genç Parti’nin bugünkü adı İP’dir! 
2002’nin Genç Parti’si en fazla oyu da İzmir’den almıştı bendeniz de kalktım, “Kavgalarımın şehri” dediği İzmir’e gittim! Malumunuz İnce İnce’nin partisi CHP’li bir belediye tarafından idare edilme kadersizliğini yaşayan İzmir! Her gelişimde 1980’li yılların İzmir’ine ağladığım İzmir, şimdilerde bırakınız geleceğin çağdaş  şehri olmayı 35 yıl öncesini mumla aradığım İzmir! 
İP’in genel başkanı Bergama’da konuşuyor ve konuşmasında bırakınız bir kadın, siyasi lider olmanın ağırlığını sıradanın da sıradanı ölçünün altında bir dil kullanarak, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bendenize göre en dikkat çekici en elzem projesi olduğuna inandığım, “Kıraathane” projesini itibarsızlaştırıyor!  Yanıbaşında da 12 Eylül sonrasının Ülkü Ocakları ilk genel başkanlığı görevinde bulunmuş bir milletvekili adayı... 
İşte, o anda yüzüne karşı avazım çıkana kadar bağırarak, “Ey İP Genel Başkanı hanımefendi, siz hiç Küllük Kıraathanesini duydunuz mu? Siz hiç İstanbul Beyazıt’taki Marmara kıraathanesinde çay içtiniz mi?” demek istiyorum, ama “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil”! 
Baktım aynı hadsizlik, İstanbul’da Bağcılar meydanında da vardı ince ince! 
Ey Akşener ve yol arkadaşı İnce! 
Siz Küllük Kıraathanesi’ni, Marmara Kıraathanesi’ni duydunuz mu? 
Ey Akşener, Ülkücü geçmişin var ya(!) bak merhum Tarık Buğra’da, “Ben Küllük ’ten mezun oldum” demişti! 
Ey İnce, Atatürkçüsün, seçim meydanlarında “Onuncu Yıl” marşı çalıyorsun ya (!) peki, Faruk Nafiz Çamlıbel ile Behçet Kemal Çağlar’ın bu marşı Küllük Kıraathanesi'nde yazdıklarını biliyor musun? 
Ahmet Hamdi Tanpınar, Hilmi Ziya Ülken, Abidin Dino, Nazım Hikmet bu kıraathanelerdeki yüzlerce isimden bir kaçı! 
1970’li yıllardan 1980’li yılların sonuna doğru Marmara Kıraathanesi’nin müdavimlerinden bir kaçı da merhum Necip Fazıl Kısakürek,  merhum Erol Güngör, merhum Ercüment Konukman! 
Bu isimler ki, sizin bile üstünüzde hakkı olan isimlerdir! 
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep  Tayyip Erdoğan, vefa örneği gösterip Küllük ve Marmara Kıraathanelerinin misyonunun yeniden tahsisi için “Kıraathane” projesi derken, siz vefasızlık örneği gösterip hadsizleştiniz! 
Oysa ben, Küllük ve Marmara Kıraathanelerinin masa ve sandalyelerini bile kıskanıyorum,  ne sohbetlere ne muhabbetlere tanık olup dinlemişler diye! 
Şimdi yeni Küllük ve Marmara Kıraathaneleri projesi için size şahsım, ülkem adına teşekkür ediyor minnetlerimi arz ediyorum Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan!