Arda Turan- Devlet Bahçeli ve 5002 Ülkücü! 

Gündem öylesine yoğun ki neresinden başlasam, hangi konuda ne düşündüğümü ve istikbalde de neler olabileceği hususunda düşüncelerimi nasıl yazsam bilemiyorum! 

İsterseniz en yakın zamandan, milli takımımızdan, 350 bin nüfuslu İzlanda karşısındaki mağlubiyetimizden başlayalım. En nihayetinde sportif bir mücadele, yenilirsiniz de yenersiniz de sporu profesyonel yapar eğer bir de üzerine bolca vergi aldığınız kumar sektörünün tekeline bırakırsanız olacağı budur! Ortada milyar dolarlarla ifade edilen onca para varsa, sizin neslinizin sağlıklı, ahlaklı yetişmesi için en elzem vasıtalardan biri olması gereken spor insanınızı provoke eden bir vasıta halini alır. Kumar piyasası kara para ile beslenir, kara para da meslek sahibi insanların olduğu bir ülkede barınamaz! Kaldı ki nesillerimizin iyi yetişebilmesi için milli eğitim alanında bile hala kalıcı bir çözüm bulamamış iken, eğitim alanında illegalite yer bulup, yerleşip nesillerimizi elimizden alarak 15 Temmuz’u bize yaşatmış iken, spordaki durumumuz farklı mı olacaktı? Bu bahis aslında çok su götürür. Gençlik ve Spor Bakanlığımızda, Güreş Federasyonunda, kaç kişi, milli sporumuz güreşin olimpiyatlardan çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun farkında? İçişleri Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız ve Emniyet Genel Müdürlüğümüz loto, toto, bahis girdabına düşmüş çocuklarının yüzünden kaç aile faciası yaşandığının farkında acaba? 

Elin adamı gençlerini meslek sahibi yapmış, milli eğitimini yıllar önce çözmüş, sporu sağlıklı ve ahlaklı nesilleri yetiştirmek için vasıta görmüş gerekeni yapmış, takımı da geldi, oynadı, yendi ve gitti! Biz de 80 milyonluk bir ülke olarak, Bayrampaşa sokaklarında top koşturmuş, ailesinin ve Allah vergisi yeteneğinin neticesinde, futbol alanında çıkardığımız dünya markamız Arda Turan’ın üstüne kestik faturayı, böylece onu da Eskişehir stadının çimlerine gömdük! 

Başta kendime, bize kocaman bir yuh! 

Gelelim Sayın Devlet Bahçeli Bey’in, ‘’5000 Ülkücü hazır’’ sözü üzerine haddi aşıp, ABD ve İsrail’den fazla çılgına dönüp, Sayın Bahçeli ve Ülkücüleri itibarsızlaştırmaya çalışanlara! 

Bu, ABD ve İsrail’den bile daha fazla alınganlık yapıp, salyalarını akıtarak Sayın Bahçeli ve Ülkücüleri itibarsızlaştırmaya çalışanlar, eğer Sayın Yusuf Arpacık’ı (Karabağ’da bizzat cephede savaşmış), Sayın Emre Andaç’ı (Bosna’da bizzat cephede savaşmış), isimli, isimsiz daha nice Allah’ın arslanını bilselerdi, Sayın Bahçeli’nin ve Ülkücülerin konu vatan toprağı, konu mazlum insanlar olduğunda nasıl yardan serden geçtiklerini bilecek, belki bu kadar alçalmayacaklardı! 

Alçaldılar, alçalırlar, çünkü ABD ve İsrail tasmalı bu zevat dün de böyleydi! 

Dünün, Fatsa sokaklarının duvarlarındaki, ‘’Rus askerine selam dur, Türk askerini arkadan vur’’ yazısını unutmadık! 

Yakın zamanda, Kobani feryadıyla Türk askerini şehit eden PKK, PYD, YPG katilleri için ağladığınızı unutmadık! 

Bakınız bundan tam 50 yıl önce bugün, 8 Ekim 1967’de Che Guevara ve adamları Bolivya'da ölü ele geçirildi! 

Kim bu Che Guevara? 

İrlanda asıllı Arjantin doğumlu bir kişi! 

Nerede ölü ele geçirildi Bolivya(!) 

Ne arıyordu Bolivya’da? 

Savaşıyordu (!) 

Ne için Sosyalist devrim için! 

Konu Sosyalizm olunca, Bolivya’da savaşan Che Guevara kahraman (!) 

Kandaşı, kardaşı, vatan toprağı, Misakı Milli için, ‘’5000 Ülkücü hazır’’ diyen Sayın Bahçeli ve Ülkücüler ‘’Faşist’’(!) 

Buradan Sayın Devlet Ağabeye ve Ülküdaşlarıma sesleniyorum, 

Ben 5000 genç Ülküdaşımın arasında savaşacak yaşı geçtim ama onların arasına verecek iki koç yiğit de bende var, sayı oldu 5002! 

Bendeniz de geri kalmam, yanlarında olup onlara moral için, “Kınalı Kuzular” meddah oyunumu oynarım!