Bize bunu yaşatmaya hakkınız yok! 

Çok önemli, çok hassas, çok kritik, çok mesuliyet yükleyen, mesuliyetlerin de mecburiyetler yüklediği günlerden geçiyoruz! Yaptıklarımız veya yapamadıklarımız sadece kendimizi değil çevremizdekileri hatta başka ülkedekileri hatta kıtalar ötesinde yaşayan insanları bile etkilemekte! 

Sizi bilmem ama bendeniz bunu düşününce uyuyamıyorum, “Aman bu hafta sonunda da şunu yapayım!” diyerek kendime ait bir plan kuramıyorum. En iyi yapabildiğim şey tiyatro oyunu sahneye koymak ya da sahnede bir şeyler yapabilmek olduğundan kendimi yollara vuruyorum. 

Yüzyılın bu kırılma anında bu zamana kadar yaşadığım hayatın, ödediğim, ödettiğim bedellerin işte bu zamanda ödeyeceğim ve ödeteceğim bedellerle bir anlam kazanacağını biliyorum. Hayırlısıyla bu dünyadan göçtüğümde, işte bu zamanda ödediğim bedel nispetinde anılacağımı da biliyorum! 

Evet, büyük bedeller ödeyen hatta bu bedeli canlarıyla ödeyenlerin sayesinde bu vatan toprağının üzerinde yaşıyoruz! Bunun elbette farkındayım ve bunu her zerremde hissediyorum! 

Ancak daha sonrasında, biraz olsun bedel ödemeyi göze alamayan babalarımızın sayesinde, daha 15- 16 yaşlarımızda polis copu ile tanıştık! Kimilerimiz daha 16’sındayken, mahkemelerde yaşı büyütülüp idam edildi! Kimilerimizin de idam edildikten sonra, suçsuz olduklarını ilan eden mahkeme kararları avucumuzda ağladık biz! 

Canınızı sıktım farkındayım, olsun ağır baş, sıkı can iyidir derdi rahmetli anam! 

Almanya ve Fransa’ya düştü yolum. Hani senede en az 20 kez giderim bendeniz bu ülkelere ancak bu sefer gidiş de dönüş de farklı oldu! Aslında iliklerimize kadar yaşadığımız ancak çoğumuzun görmezden geldiği, görünce, görmek zorunda kalınca da canımızı acıtan şeyler gördüm bu gezide. 

Önce Almanya’nın Düsseldorf kentindeydim, salon, 2 bin kişilik bir spor salonu, ancak ağzına kadar 3 bin gençle dolu! Salon tekbir sesleriyle inliyor ve bendeniz “1915’den 15 Temmuz’a” oyunumu sahnelemek üzere sahnedeyim, adından da anlaşılacağı gibi hayli duygusal bir oyun ve oyunumuz başladığı andan itibaren koskoca salonda çıt yok! Selamlamaya çıktığımda karşımda 1915’te Çanakkale’de, 15 Temmuz’da tankların altında, can veren şehitlerimize ağlayan binlerce genç! Bu duygularla salondan çıktım, acele Düsseldorf Havaalanı'na yetişip Paris’e uçmam gerekiyordu. Ucu ucuna uçağa yetiştim ama 3 saat havaalanında beklemek zorunda kaldım, çünkü Fransa’nın Orly Havaalanı'nda olaylar çıkmış uçuşlar aksamış, bekleyenlerin çoğu da, hallerinden anlaşıldığı kadarıyla Fransa’da yasayan Müslümanlar!  Alman görevliler bir onlara bir bana bakıp bir şeyler konuşuyorlar. Konuşmalarını duymuyorum ama ne konuştuklarını sanırım sizler de tahmin edersiniz! 

Bu ümmet bunu hak etmiyor Allah’ım! Salonda ağlayan gençler geldi gözlerimin önüne ve Almanya’daki kardeşlerimizin,”# EvetTürkiyeBizim”  etiketini sosyal paylaşım hesaplarımdan paylaştım! 

Üç saat beklemenin ardından Paris’e hareket ettik! Bindiğim uçak, aldığım hizmet karşısında, ülkemin nerelerden nereye geldiğini bir kez daha görmüş olmak yüreğime su serpti! 

İndiğimde telefonumu açtım ve üst üste gelen mesajlar “Ahmet Bey, o paylaşımlarınızdan arkadaşlar rahatsız olmuş”! Aman Allah’ım farkında olmadan yanlış bir şey mi paylaştım diyerek tekrar baktım, Almanya’da ki kardeşlerimiz, “#EvetTürkiyeBizim” yazmıştı. 

Hemen mesajı atan teşkilat görevlisini aradım. Telefondaki ses mahcup, “Ahmet Bey, ben de sizin gibi düşünüyorum ama şey, malum bizim teşkilat…” ! 

O teşkilat, referandumda “Hayır” deme kararı almıştı, oysa imanım gibi inanıyorum ki, o salonda ağlayan gençlerin hepsinin hayalinde Recep Tayyip Erdoğan olmak vardı! 

Beni havaalanından alan kardeşlerimizle, yaklaşık 4 saat sürecek yola revan olduk ama boğazım düğüm düğümdü, arabanın penceresini açtım ve avazım çıktığı kadar bağırdım, “BUNU BİZE YAŞATMAYA HAKKINIZ YOK”! Osman kardeşim, “Hocam özür dilerim” dediğinde kendime geldim. Oysa özür dilemesi gerekenler başkalarıydı! 

Korkarım ki, bize bu hali yaşatanlar ne tarih, ne de huzuru mahşerde özür ile kurtulamayacaklar! 

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları

HAYIR! 

22 Nisan 2017

EVEETT! 

19 Nisan 2017

EVET

17 Nisan 2017

Bu maçın finali yok!

15 Nisan 2017

Atatürk CHP'nin elinden kurtarılmalı 

12 Nisan 2017