YAZARLAR

Güncelleme akletmektir

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, hemen hemen her alanda önce kendimize kendi aklımıza, daha sonra da üzerinde ittifak ettiğimiz ortak aklımıza bir yazılım güncellemesi yapmak, mecburiyet haline geldi. 

Sayın Cumhurbaşkanımızın da hemen hemen son yüzyılda, bir başka devlet büyüğümüzde göremediğimiz bir cesaretle ifade ettiği güncellemeden bahsetmek istiyorum! 

Sosyolojik hadiselere birazcık kafa yoran herkesin iliklerine kadar farkına vardığı lakin yine hiç kimsenin cesaret edip de ifade edemediği bir hal yaşıyorduk! Kim yaşanan hale, azıcık cesaret edip de birkaç kelam etse, en hafif ifadeyle dinsizlikle suçlandığı, infaz edildiği halden bahsediyorum! Öyle bir hale gelinmişti ki, birebir kendi ailemiz içerisinde bile yaşadığımız hali fısıltıyla da olsa konuşamaz olmuştuk! Oysa her alanda eski yazılımla hayatlarımızı sürdürmeye, kendi kendimizi mahkûm etmiştik üstelik de bu mahkumiyetin bilincindeydik! Kendi ayaklarımıza, ellerimize prangaları kendimiz geçirmiş vaziyetteydik! 

İbadetlerimizden tutun da babamızdan kalan mirasın paylaşımına kadar bir çıkmazın içerisindeydik! İçinde bulunduğumuz çıkmazdan kurtulmak için bir hamle yaptığımızda da ‘’Sus, senin bu konuda söz söylemeye ilmin yetmez!” azarına muhatap olduk! 

Yetemeyeceğimiz söylenen ilim neydi? 

İnandığımız ve iman ettiğimiz din miydi kastettikleri? 

Oysa inandığımız ve iman ettiğimiz din en kolay anlaşılan, en kolay anlaşıldığı için de artık, ‘’Haberim olmadı’’ mazeretini bile ortadan kaldıran, en cüzi aklın bile hiçbir yardım almadan doğru yolu bulacağı din değil mi?                                                                                                                                              İnandığımız ve iman ettiğimiz İslam son din, Hazreti Muhammet Mustafa (SAV) son peygamber değil mi?   

Allah’ın, Hazreti Muhammed Mustafa (SAV) ile bizlere ulaştırdığı kitap Kur’an-ı Kerim tüm hastalıklarımızın reçetesi, tüm çıkmazlarımızın çıkış yolunu gösteren bir rehber değil mi? 

Asıl soru şimdi… 

 “Şu bütün dertlerimizin reçetesi, bütün çıkmazlarımızın çıkış yolu”nu gösteren Allah’ın kitabının anlaşılması için adım başı Kur’an kursunun olduğu bu ülkede ve İslam aleminde, bu kadar Kur’an’dan uzak insan neden oluştu? 

Bendenizin dünyanın gelmiş geçmiş en büyük filozoflarından biri olarak gördüğüm merhum Hacı Bektaş Veli’nin üç kelimeyle, ‘’Eline, beline, diline sahip ol’’ diyerek en yalından da yalın, en az akla sahip olanın bile anlayacağı basitlikte ifade ettiği mananın anlaşılamamasının, İslam ümmetinde bu kadar ırza tasallutun, bu kadar aç insanın, bu kadar kadın cinayetlerinin nasıl bir izahı olabilir ki? 

Yazıma, önce kendime sonra da üzerinde ittifak ettiğimiz ortak aklımıza yazılım güncellemesi  mecburiyetinden bahsederek başlamıştım ya buyurun! 

‘’Efela ta’kilûn’’ (Hâlâ akletmeyecek misiniz?) Kur’an’da 13 ayrı ayette bu soru ifadesi aynen geçmektedir! 

‘’ La ya’kilûn’’ (Akletmiyorlar) Bu ifade Kur’an’da 11 ayette geçmektedir! 

‘’ Le’allekum ta’kilûn’’ (Umulur ki akıl erdirirsiniz) bu ifade Kur’an’da 8 ayette geçmektedir! 

‘’ Li kavmi ye’kilûn (Akleden kavim/topluluk için) bu ifade Kur’an’da 8 ayette geçmektedir! 

‘’Lehum kulûbun ya’kilûne bihâ’’ (Onunla akledecekleri bir kalbe sahip olsalar) ifadesi bir ayette geçmektedir! 

10 Eylül 2017 tarihinde yine bu sütunda, “Zayıf bünye zayıf iman zayıf devlet’’ başlıklı bir yazı yazmıştım ve o yazıda, itikatta imamımız Maturidi ’den bahsetmiştim! Bu yazıyı okuyup bitirince en azından hane halkınıza, “Maturidi kim” diye bir sorun bakalım, kaç kişiden doğru cevap alacaksınız? 

Hülasa, güncellenmenin yolu akletmekten geçmekte,  bunu ben demiyorum, hayat reçetemizi sunan Allah’ın kelamı Kur’an diyor. 

Lakin bireyin yani kulun akledebilmesi için hür olması lazımdır. Bir başka ifadeyle de aklının ve vücudunun kullanım hakkı kendisine ait olması lazımdır. Hür olmak da meslek sahibi olmaktan geçer. 

Çünkü mesleksiz insan aç insandır, aç insan mağdur insandır, mağdur insan mahkûm insandır, mahkûm insan köle insandır! Köle insanın da aklının ve vücudunun kullanım hakkı kendisine ait değildir! 

İstihdamdaki işgücünün neredeyse yüzde 70 küsuru vasıfsız yani mesleksiz olan bir ülkede, akıllara güncelleme nasıl yapılabilir ki?

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları