Kader değil!

Geçen yazımda da bir şekilde bahsettiğim gibi son zamanlarda kitapların arasına saldım kendimi. Okudukça daha çok görüyorum ki, üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyasıyla Orta Doğu, Afrika ve benzer coğrafyaların kaderleri hemen hemen aynı! 

Bir nevi eski Türk filmlerindeki gibi! 

Oğlan kıza, kız oğlana âşık olur ancak her şey güzel giderken köye ağanın dışarıda yaşayan oğlu gelir Ayşe’yi görür, salyaları akmaya başlar ve olaylar gelişir! Aklınıza gelebilecek tüm ahlaksızlık, hayasızlık, vahşet alır başını gider! Kızın babası ağaya olan borcundan dolayı çaresizdir hatta kızın babasına inme iner yataklara düşer! Bir komplo kurulur esas oğlan hapse girer ve meydan ağanın ahlaksız oğluna kalır, vahşet, entrika alır başını gider ve olanlar olur! 

Hikâyede dikkatimizi çeken şudur ki, bizim esas oğlan ağanın ahlaksız oğlu gibi entrika, bel altı vurma, hile bilmez, kavgaya girerse yumruklarıyla dövüşür! Ne hikmetse bizim esas oğlan yumruklarıyla dövüşürken karşısına çıkan ağanın oğlu değildir, aynı köyün şu veya bu sebepten ağaya göbek bağıyla bağlı olan kişileridir! Ağanın oğlu da konağın balkonundan aşağıdaki kavgayı seyreder!                              

Bizim nesil bu buna benzer filmlerle büyümüştür de bugün senaryo değişmiş midir sanki! 

Anadolu her delikanlının gönlünü çalan bir güzel kızdır! Haya yoksununun şehvetini, haya sahibinin yüreğini kabartır! Hayasız onu elde edebilmek için her türlü hayasızlığı denerken, haya sahibi ise onu elde etmekten ziyade onun güzel yüzünde bir tebessüm oluşturmak için çabalar! Aradaki fark, biri ne şekilde olursa olsun elde etmek isterken öbürü o mutlu olsun diye çabalar! 

Esas oğlanın bir de geçiminden sorumlu olduğu baba yadigarı kardeşleri, bacısı anası vardır! Hele hele o bacı kardeş küçükse ve ana da hastaysa işi daha da zor olur esas oğlanın! 

Bizim esas oğlan babadan kalma borçluysa eğer ağaya, vay haline işte o zaman! 

Hal aynen budur değerli dostlar! 

Kavga ettiğimiz köyümüzün ağaya göbekten bağlı çocukları bir yanda, mesul olduğumuz bir sürü yaşı küçük bacı, kardeş diğer yanda! Zaman zaman bizim bir küçüğümüz -kendi yağı ile kavrulmaya çalışan, bulunduğu yerde başında en az bizim kadar dert olan-  kardeşimiz yardımımıza koşacak olsa üzerine çullanılıyor! 

Biz şu anda alanda kimlerle savaşıyoruz?     

Bizim “Kınalı kuzularımızı”, kimler ağanın verdiği silahlarla öldürüp şehit ediyor? 

PKK, PYD, DHKP-C, YPG, DEAŞ! 

Üstüne üstlük üzerinde kardeşlerimizin yaşadığı baba mirası topraklar, sahibi olduğu topraklarda ağaya ırgatlıktan öteye gidemeyen kardeşlerimizin olduğu Irak, Suriye, Libya, Mısır… 

Mesela gündemimizdeki ülke, PAKİSTAN! 

Geçtiğimiz günlerde, ufak kardeşlerimizden Katar’a, köyümüzün ağaya göbekten bağlı sakinleriyle bir komplo kuruldu! 

Neden mi? 

Bizim ufak kardeş biraz çalışkan çıktı, eli para gördü, zengin oldu ve ‘’Ağabeyimin yükü ağır, ona üç beş yardım edeyim’’ dedi. Anadolu’da özelleştirme, yatırım derken bölgesel ve küresel ekonomik krizlerde ağabeyinin yardımına koştu! 

Ağa durur mu, hemen saldı kardeşimizin üstüne, kendisine göbek bağıyla bağlı olan köyümüzün sakinlerini! 

Durumu gören ufak ağabey Pakistan, ‘’Ağabey ben buradayım, işaret et hemen geleyim’’ dedi! Sen misin bunu diyen, ağa saldı adamlarını ve Pakistan Devlet Başkanı alaşağı edildi! 

Hatırlasanıza merhum Ziya Ül Hak, ‘’Türkiye’nin 68. vilayeti olmaya hazırız’’ dedikten sonra, 17 Ağustos 1988’de ağanın adamları tarafından öldürülmedi mi? 

Sanmayın ki bu ilk! 

Abdülhamid’de aynını yaşamış! 

Sanmayalım ki bu yaşananlar da son! 

Bu ağanın ipi çekilmedikçe, bu bize nasıl kader olmuşsa bizden sonrakilere de kader olarak miras kalacak! 

Reddi miras yapamazsak bu kader değil ama keder olarak devam edecektir! 

Çözüm? 

Kitapları bitireyim hele etraflıca hem sahne de, hem ekranda anlatacağım!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları

Cizlavit-Jack Wolfskin! 

16 Ağustos 2017

“Reis”i yedirmeyelim yeter! 

14 Ağustos 2017

Bu yazımı sesli okuyun!

12 Ağustos 2017

Haramilerden korkmayın! 

09 Ağustos 2017

Ben’ler! 

07 Ağustos 2017