• Bist 100
    95257.6
  • Dolar
    5,9252
  • Euro
    6,5434
  • Altın
    281,5970
İstanbul
15 / 23
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Sevinç İnönü menüsü!

Bu yazıyı coğrafi olarak çok uzaklardan, gönül coğrafyamızın tam ortasından, sızlayan noktasından yazıyorum!

Sevinç İnönü menüsü!

Bu yazıyı coğrafi olarak çok uzaklardan, gönül coğrafyamızın tam ortasından, sızlayan noktasından yazıyorum!
Bir sığınmacı kampındayım!
Çıplak ayaklı çocuklar...
Tenekenin üzerinde çocuklarına aş pişirmeye çalışan analar...
Bir köşeye çökmüş, kendinden önceki nesillerin mirası çaresizlik, yüzünün her bir noktasını kıvrım kıvrım yapmış babalar...
Suriye’den canını, ırzını, namusunu kurtarmak için, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne sığınmış kardeşlerimizin yaşadığı bir kamptan yazıyorum bu yazıyı!
Hani, birilerinin koro halinde,  “#suriyelilerdefol “ diye kovmaya çalıştığı, bizimle kan bağı, din bağı olan kardeşlerimin arasından yazıyorum!
Hava sıcak mı sıcak!
Burayı daha fazla yazmak, anlatmak isterdim sizlere!
Keşke, imkanım olaydı da her birinizi getirip gezdirebileydim buraları, lakin geçen yazımda ve sosyal medya paylaşımlarımda bir takım fotoğraflar paylaşmıştım ya, o minval üzre devam edeceğim.
Ankara’da, ülkemiz tarihinde çok önemli izler bırakmış bir soy isme sahip ailenin evinde yenen yemekte çekilen fotoğraflardı onlar!
Kimler yok ki fotoğrafta?

Yunanistan’dan Papandreu!
Can Kıraç!
Canan Kaftancıoğlu!
Dolayısıyla da Ekrem İmamoğlu!
Ve sıkı durun Ahmet Türk!
Bu haberi duyduğumda, yemeğin de nerede yendiğini öğrendiğimde, 1990’lı yılların başına gittim birden, çünkü yemek bir dönem SHP Genel Başkanlığı yapan Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü’nün eviydi!
Yemek de Sevinç Hanımın daveti üzerine gerçekleşmiş...
Yemeğin sebebi, “KUTLAMA”...
İstanbul seçim zaferini kutluyorlar!
Buna zerre diyecek bir sözüm olamaz elbette, lakin nedense bu yemekten dışarıya akseden resim, beni birden 1990’lı yıllara götürdü!
Yemekten sızan koku da doğrusunu söylemek gerekirse midemi bulandırdı!
Sene, 1991 ve ülke seçime gidiyor, birden bire Erdal İnönü’nün genel başkanlığını yaptığı SHP ile Ahmet Türk’ün genel başkanlığını yaptığı HEP ittifak yapıyor!
Ve yanlış hatırlamıyorsam, grup kurmaya yakın sayı ile PKK, TBMM’de temsil imkanı buluyor!
Leyla Zana, yakasında terör örgütü paçavrasının renkleri, yemin kürsüsünde yaşanan rezaletler...!
Bir başka ifadeyle, PKK terör örgütünün mecliste elde ettiği abartılı bir güç ile meşrulaştırılması...!
Gelelim, 14 Eylül 2019’da yenen yemeğe!
Şimdi İmamoğlu’na sorsanız, “ Ne olmuş canım, İnönü isminin yemeğine gitmeyecek miydim yani” cevabını alısınız, tıpkı Batman’da düğüne giderken, Diyarbakır ve Mardin ziyareti gibi(!)
Yerim daraldı lafı uzatmadan ortadan diyeceğim!
Bu elim ittifak, birleşme anlamının ötesinde, Marksist, Leninist silahlı terör örgütleri ve PKK İttifakının işgal ettiği CHP üzerinden bir başka planın hayata geçirilmesi yemeğidir!
Enteresan olan da, Yunanistan’da bir internet haber sitesinde çıkan İmamoğlu haberi ortadayken bu yemekte, Yunan siyasetinin köklü ailelerinden Papandreu ailesinden birinin yer alması!
Bakın, bu İmamoğlu tahriklerle kendisini görevden aldırmak için elinden geleni yapacak, mağdur edebiyatıyla çıktığı yolda, yine bir başka mağduru oynayacak, daha doğrusu oynatılacak!
Neticede hedef, karışıklık ya da bir başka sebeple erkene alınmaya çalışılacak seçimle, İmamoğlu Başkan, Kaftancıoğlu eş başkan...
Hedef aynen bu!
Burada bir başka soru çıkıyor ortaya!
İyi de bütün bunlar olurken, merhum Necip Fazıl Kısakürek’in Büyük Doğu ideali ile yetişenlerin çoğunlukta olduğu İP, bu olan bitene ne diyecek ve nerede duracak?