• Bist 100
    96302.4
  • Dolar
    5,7352
  • Euro
    6,3548
  • Altın
    276,5840
İstanbul
23 / 31
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Ya İstiklal Ya Ölüm! 

Ne zaman ki, Türkiye en büyük marka değerinin adı, daha doğrusu dost düşman kim varsa tarif edip isimlediği, “Türk” adının gereği,  “Medeniyet coğrafyası”nı hatırlayıp, bu isme yönünü döndü, içten dıştan başına gelmedik musibet kalmadı! 

En büyük musibet de 3. seneyi devriyesini yüreğimiz yana yana idrak ettiğimiz, “15 Temmuz Başarısız İşgal Girişimi” dir! 

İş geldi dayandı, 100 yıl öncesi “Medeniyet Coğrafyası” dediğimiz bu alanda kim varsa bunlara yeni aktörler de eklenerek, hemen hemen 100 yıl öncesinin safları yeniden kuruldu! Biz de bulunduğumuz safta, son kertede Ruslardan S 400‘leri tüm tazyiklere rağmen aldık ve yeni musibetleri de haliyle davet ettik! 

ABD, ortağı olduğumuz F 35’leri vermemeyle birlikte ekonomik ambargolar uygulama lakırdılarını yüksek sesle seslendirmeye başladı! 

AB de, ABD’den aldığı pasla ortaya yükseldi bir takım yaptırım kararlarıyla topa hararetle girdi! 

Derken içte, özelikle de ismlerinin altında, emekli general, bilmem ne araştırma şirketinin bilmem nesi, stratejist gibi payeleri olan isimler şakımaya başladılar! 

Sanat danışmanlığını yaptığım, “Kahramankazan 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Müzesi” nin açılışı için Ankara’daydım, evladını kaybetmiş babalarla, analarla, kucağında yetimleriyle eşlerini kaybetmiş gencecik analarla beraber olduk! 

Geceyi geçirmek için geldiğim otelde televizyonu açıp kanalların birindeki münazarayı izlemeye başladığımda, işte yukarıda yazdığım payeli zevatdan biri şakıyordu! 

Anlı şanlı, apoletli, akademik payeli bu zevatın üzerinde ittifak ettikleri, “Türkiye Mısır, Suudi Arabistan, İsrail ile hemen ilişkisini düzeltmeli” idi! 

Bir dakika, bütün bu ülkelerle arayı Türkiye mi bozdu? 

Durun bakalım, yaklaşık üç asırdır Türk İslam Medeniyeti coğrafyasında bir kene gibi Müslümanların kanını emen bu Pakta, sadece Türkiye “Van Munit” diyebildi! Yoksa Türk İslam Medeniyeti kan kaybından ölecekti, zira kanı emilen, kanı dökülen bu coğrafyanın evlatlarıydı! 

Bu söz, Türk İslam coğrafyasında küllenen, “Müslüman duruşu” ateşledi! Ellerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başkanının resimleri Türk İslam Medeniyeti’nin evlatları sokaklara döküldü! 

Hiç birinin elinde silah yoktu, adına medeni milletler denilen gerçekte üç yüz yıldır, “Türk İslam Medeniyeti “ nin evlatlarının kanını emen, kanını döken mecranın makbul saydığı, adına “Demokrasi” dedikleri oyunun, kurallarıyla oynadılar! 

Mısır’da Mursi... 

Suudi Arabistan’da Kaşıkçı... 

Netice, İsrail, Mısır, Suudi Arabistan İttifakı devamında oluk oluk kanın aktığı, uğruna ağıtlar yaktığımız Yemen’deki vahşet! 

Bir yanda da teröre, işgal girişimlerine evlatlarını kurban veren, ağır ekonomik bedeller ödetilmeye çalışılan Türkiye! 

Şimdi Türkiye Mısır, Suudi Arabistan, İsrail ile tüm bu olanlar ortadayken, her şeyi bir kenara atıp,  “Ben dersimi aldım” dercesine pes etmeli öyle mi? 

İşin tuhaf tarafı, bütün bu lakırdılara da merhum Atatürk’ün söyleyip söylemediği kesin olmayan, söylediyse de zamanın şartları icabı söyleyebileceği, “ Yurtta sulh, cihanda sulh” delil gösterilmekte! 

Hem de, “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyenlerin şehit ettiği vatan evlatlarının şehadetlerinin 3.yılındayken! 

Bir de son günlerde, “Biraz huzur” parolalı oluşumlar ortada dolaşmakta... 

Merhum Necmettin Erbakan Hocanın böylelerine seslenişiyle diyorum ki, “Hadi ordan! Hıııı”! 

Şunu bilin ki, lakırdılarınıza referans gösterdiğiniz Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kime söylediği kesin olan sözü de, “Ya İstiklal ! Ya ölüm”! 

Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti son üç yüz yıldan sonra, “Medeniyet Coğrafyası”na döndü ve büyük bedeller ödedi, belki de en büyüklerini de ödeyecek! 

Evet, S 400’ler ödenen ve ilerde ödetilmeye çalışılacak bedelleri aza indirmek için elzemdir, alındı geldi ve en kısa zamanda da olmaları gereken yerlere yerleştirilecek! 

Ancak, bütün bu savunma sistemlerinin hepsi teferruattır, geçicidir! 

Unutmayalım ki, bir sonrasını icat etmeden bize vermezler! 

En önemlisi de ister S 400 ister Patriot olsun hepsini de tüm hesaplarını, “Türk İslam Medeniyet Coğrafyası “ üzerine yapan asırlık düşmanlarımızdan alıyoruz! 

Çare, TC 100 Savunma Sistemi’dir! 

“Tamam da nedir bu TC 100 Savunma Sistemi” dediğinizin farkındayım! 

Söz, Pazar günkü yazımın konusu, “TC 100 Savunma Sistemi”... 

 

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları

Bizde hiç vicdan yok mu?

20 Ağustos 2019

Siz kimsiniz?

18 Ağustos 2019

Kavga, hasret, ümit!

15 Ağustos 2019

Kurban derisi alan yok mu?

13 Ağustos 2019

Yüreğim kanadı!

11 Ağustos 2019