YAZARLAR

“Demedin’’ demeyin! 

Ne desem ne söylesem bilmem ki! 

Desem birileri alınacak, birilerini savunuyorum sanacak gönül koyacak! 

Hadi gönül koyanın gönlünü bir şekilde alırız da işi iyice düşmanlık, hainlik noktasına getirenler yok mu, işte o zaman insan da, ‘’desem mi demesem mi’’ diye düşünmeden yapamıyor! 

Hadi onu da geçtim de, gerçek alenen insanın gözlerini kör edercesine  ortadayken, sırf birilerine yaranmak, birilerinin yanında olmakla gününü idame edip, sonuç hüsran olunca da ortadan kaybolanlar  yok mu, işte insan bunun için de demeden duramıyor! 

Hayır samimiyetle bir şeyler yapmaya çalışan, aklı selim insanlar gün geldiğinde, ‘’Neden demedin’’ deyince de insan kendini suçluyor! 

Kim ne derse desin onu geçtim de, dememenin de bir vebali var! 

Genel anlamda derinlemesine günümüzün politik, siyasi yapısının içerisinde olmayabiliriz, lakin biz de bu cemiyetin içinde, bu ülkenin bir mahallesinde, ilinde, bölgesinde doğduk ve yaşıyoruz, akrabalarımız, komşularımız, mahallelimiz, hemşerilerimiz var. Sokakta dolaşıyor, alışveriş yapıyor, insanlarla sohbet ediyoruz! 

Kaldı ki, siyasetin bizzat içinde olup, siyaseti meslek seçip hatta siyasetin kadrosunu tayin edenler bunların fazlasını yapmaktalar! 

Mahalle, sokak hatta hane temsilcileri, ilçe, il teşkilatları var, danışmanları var, yetmedi kamuoyunu ölçen şirketleri var! 

Hülasa var oğlu var! 

Var var da bunca vara rağmen, aklın yolu aklın dediği gerçek neden ortada yok? 

Evet, siyasetin yapılanmasında, her şeyinde yapısal, geleneksel, kanuni birçok bozukluk da var! 

Bu bozukluklar da sadece bugünün meselesi değil! 

Dün olmayıp bugün olan ve verilecek kararları da tayin eden irade, ‘’Taraftarlık, siyasetin her kademesindeki geçinenler zümresi’’! 

Buyurun, Ak Parti’de günün teknolojisi de kullanılarak telefonlarla temayül yoklaması yapılacak! 

Peki, biliyor musunuz,  şu anda onlarca, yüzlerce telefon hattı ve de binlerce kontör alınıyor! Dün nasıl bir belediye veya hizmet için araştırma yapan anketörler, ilk iş olarak belediyelere gidip, güzel otellerde kalıp, bir güzel ağırlanıp önünüze öyle veri koydularsa ve de siz sıralamada ilklere giren o belediye başkanlarını görevden almak zorunda kaldıysanız emin olunuz ki, bu yöntemlerle seçilecek adaylar seçilseler bile gün gelecek onları da öyle görevden almak zorunda kalacaksınız! Çünkü hangi taraf, hangi kişinin aday olmasını istiyorsa bu yolla seçilen adaylar da öyle belirlenecektir! 

Bir de buna, taraflar arasındaki sürtüşmeler ve güç ispatı yarışını katarak düşünün! 

Örnek mi istiyorsunuz? 

Buyurun, memleketim Ordu! 

Geçen mahalli seçimlerde 19 ilçe ve büyükşehir de Ak Parti ezici bir şekilde başarı elde etti, lakin bugün ortada gördüğüm adaylara bakınca bırakınız aynı sonucu almak, birilerine hayallerinde olmayan başarıyı ellerinizle teslim edebilirsiniz! 

Çünkü mevcut adaylar, her ne kadar açıktan konuşulmasa da yöresel hafızada tazeliğini koruyan hassasiyetlerden uzak! 

Bunun içindir ki, manipüle edilebilecek vasıtalarla aday tespiti yerine özelikle de teşkilat dışı gönül birlikteliği içerisinde olunan insanlarla istişare edilmeli, çünkü gönül birlikteliği olan insanlar beklentisiz ve en önemlisi de bir tarafın tarafı değillerdir! 

Demedi demeyin…

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları