Bugün 12 Mart! 

Çorum, Çankırı’dan sonra Kahramanmaraş Sütçü imam Üniversitesi'ne gitmek üzere çıktım yola. Aslında perşembe günü olacaktım Sütçü İmam Üniversitesi'nde, sefer hali bu bazen makina arıza yapıyor ve başlıyor teklemeye! Makinanın modeli yarım asrı geçti, hep hor kullanıldı, üç kez uçurumdan uçtu, iki kez parçası değişti, sonunda kaportada 58 santimlik yama ve boya! Kısa bir bakımdan sonra gecikmeli de olsa Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'ne doğru yola çıktık. Her şerde bir hayır vardır ya, uçakta, yıllardır karşılaşmayı, tereddütte olduğum birkaç hususu kendisine danışmayı istediğim Türk Tarih Kurumu Başkanımız Prof. Dr. Sayın Refik DURAN Hocam yanı başımdaydı! Şöyle bir Tuğrul Bey, Altuncan Hatun bahsinden sonra, Kayseri Gevher Nesibe Sultan Tıp Fakültesi gezisi de yaptık! Kısacası sohbetimizle uçağın içinde lezzetli bir seyahat gerçekleştirdik. İkimizin de üstünde ittifak ettiği gerçek şu ki: Selçuklu bilim, sanat, mimari açısından muhteşem; Osmanlı da kadir kıymet bilen iyi bir mirasçı! 

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nin, merhum Cahit Zarifoğlu’nun adını taşıyan kültür merkezinde, Mehmet Akif Ersoy’un hayatından sayfaları bugünün sayfalarıyla karşılaştırdığımız “Safahat” adlı oyunumuzu oynadık, seyirci muhteşemdi, Allah sayılarını arttırsın inşallah! Kulise gülen yüzüyle biri geldi ve “Bendeniz Prof. Dr. Durmuş DEVECİ, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü” dedi. Tam, bir günlük gecikme için özür dileyecektim ki, Sayın Rektörümüz, “İyi ki gecikmişsiniz yoksa bendeniz bu muhteşem oyunu seyredemeyecektim” demezler mi, ardından, “Malumunuz, devletimiz istidam seferberliği başlattı, dün kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte toplantımız vardı“ diye de eklediler. Bir daha buluşmak üzere vedalaştık. Billboardlarda, “Cumhuriyet Tarihinin En Büyük İstihdam Seferberliği” afişleri arasından geçerek şehirden ayrılırken, aklıma milli mücadelemizin abide şahsiyetlerinden Merhum Sütçü İmam dedemiz düştü! Bundan bir asır önce bir başka seferberlik vardı Kahramanmaraş’ta, şimdilerde yine bir seferberlik, ama değişmeyen şu ki, her ikisi de var olma yok olma seferberliği! 

Bugün 12 Mart! 

Her daim seferberlik şevkimizi taze tutan, milli manifestomuz, merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı’mızın kabulünün doksan altıncı yılı! 

Yine bir seferberlik yıllarında yazılmış, kurucu meclis tarafından da kabul edilmiş “Korkma” diyerek başlayan milli manifestomuz!      

Ne tuhaftır ki birkaç ay sonrasında kurulan ikinci dönem milletvekilleri arasında merhum Akif yer bulamaz, dahası emeklik maaşını bile alamaz, arkasına da hafiye takarlar! Ömrü cumhur için mücadeleyle geçen merhum Mehmet Akif Ersoy, cumhuriyetin kuruluşunda bulunamadığı gibi devamında da sürgün hayatı yaşamıştır! 

Yaşım itibariyle seferberlik hizmetinden düştüm, ama ben sefere çıktığımda da askere gitmemiştim ki! 

Ne tuhaf, bendeniz merhum Akif’in hayatını eserlerini anlatmak için hala yollarda seferberlik görevindeyim! 

16 Nisan’da “Yeni Türkiye” nin temelleri atılacak inşallah! 

Sizi bilmem ama bendeniz 16 Nisan’da oyumu kendimden ziyade merhum Mehmet Akif Ersoy adına kullanacağım, çünkü cumhur için bir ömür verdi, cumhuriyetin kuruluşunda oy kullanamadı! 

Son nefesinde duası “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın”

Evet! 

Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları