YAZARLAR

Kim kiminle ittifakta 

Anı yaşamak ile anlık yaşamak arasındaki farkı bir anlayabilsek, karşı karşıya kaldığımız iç ve dış meseleler ile çok daha iyi baş edebileceğiz! 

Anı yaşamak, öncesini unutmamak, sonrası için de hazırlık yapmak, zemin hazırlamaktır! 

Anlık yaşamak ise, bir öncesini unutmak, dünü yok saymak, geleceği, senden sonrasını düşünmemektir! 

Hülasa, anı yaşamak gayet insaniyken, anlık yaşamak insanın hayvani ihtiyaçlarının ötesine geçememesidir! 

Anı yaşayan, sahip olduğu nimetlere, imkanlara ve yaşadığı imkansızlıkların sonucuna sadece kendisinin sahip olmadığını dünün mirasçısı geleceğin de emanetçisi olduğunu unutmadan yaşamalı! 

Ülke olarak en büyük meselelerimizin başında, bu denklemin farkında olmadan yaşıyor olmamız, dolayısıyla da ortak sorunlarımız hususunda bile ortak irade koyamamamız gelmektedir! 

Bakınız, bundan 831 yıl önce bugün merhum Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü fethederek 88 yıllık Haçlı işgaline son vermişti! 

Kudüs’te bugün yaşananları 831 yıl öncesinden başlayarak değerlendirmezseniz, anlık yaşamaktan öteye gidemezsiniz! Bugün palyatif tedbirler ve dahi görmezden gelmekle belki bir iki bilemediniz 10, 20 yıl başınızı kuma gömerek yaşarsınız, lakin gün gelir karşınızdaki anı yaşayan ve Kudüs’ü 831 yıl öncesini bilip plan yapanların karşısında çaresiz kalırsınız ve büyük bedeller ödersiniz! 

Tıpkı bugün ödediğimiz bedel gibi! 

Dolayısıyla bugün sayın Recep Tayyip Erdoğan bir nevi bugünün Selahaddin Eyyubi’sidir! Siz bu duruma fanatizmle hayır da deseniz kendinizi de paralasanız durum budur! Bizler de o dönemin insanlarıyız, bugün Kudüs ile ilgili menfi müspet neye sahipsek o dönemin bize mirasıdır! 

Dün itibarıyla TBMM çalışmaya başladı ve beraberinde de tartışmalar aldı başını gidiyor. Bir yanda yüz yıllar öncesinden bugün yaşadığımız ana miras olarak kalan ‘’Varlık yokluk’’ meselemiz ulusal güvenliğimiz söz konusuyken, diğer tarafta da yaklaşan mahalli seçimler dolayısıyla kurulma ihtimali olan ittifaklar söz konusu... 

‘’Anı yaşama” idrakinde başta Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin kurduğu ‘’Cumhur ittifakı’’ diğer yanda, ‘’Anlık yaşama” zihniyetinde olanların kurduğu, “Millet ittifakı’’ ve bu İttifakların kuruluş ilkelerine baktığınızda yukarıda arz ettiğim bakış açısının belirleyici olduğunu göreceksiniz! 

Özelikle de 15 Temmuz 2016’da yaşananları, ‘’Başarısız işgal girişimi’’ olarak gören kesimin kurduğu ‘’Cumhur ittifakı’’, diğer yanda da yaşananları “Bir tiyatro” olarak görenlerin kurduğu ‘’Millet ittifakı’’! 

Sorarım size, Millet İttifakı mensuplarının hiç birinden, bu anlarda evleri kendilerine yıktırılıp üzerine yerleşim alanları açan siyonist İsrail’e karşı bir tek beyanat duydunuz mu? 

Diğer tarafta daha birkaç gün öncesinde BM kürsüsünde Cumhur İttifakının büyük ortağı Başkan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın  bu hususta muhataplarının gözlerinin içine baka baka söyledikleri de ortadadır! 

Geçmişte Afrin, Zeytin Dalı operasyonları hususunda Millet İttifakı'nın mensupları özelikle de büyük ortağı CHP Genel Başkanı'nın beyanlarını, devlet sırrını ortaya saçan, düşmana servis eden sözde gazeteciye veren milletvekilini hatırlayın lütfen! 

Burada asıl unutulmaması gereken şu, yaklaşan mahalli seçimlerin bu zamana kadarki mahalli seçimler gibi olmayışıdır! Bu durumu en güzel ifade eden de Sayın Devlet Bahçeli Bey olmuştur. 

Evet, yaklaşan mahalli seçimin önemi, özellikle ulusun güvenlik hassasiyetiyle anı yaşayan, anın hakkını verme hassasiyetiyle bir araya gelen Cumhur İttifakı'nın emeğinin zayi olmaması, dolayısıyla da var olma yok olma mücadelesinin çok önemli bir safhası olmasındandır! 

Kim ne ittifak kurar bilmem, aslolan cumhur olarak bizim, kimin hangi hassasiyetle ittifak ettiğini iyi görmemizdir!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları