YAZARLAR

Kültür Bakanı kim olacak?

Ordu Büyükşehir Belediyesi Karaağaç mahallesindeki evimden çıktım ve muhteşem yeşilliklerin arasında kıvrılan asfalt bir yoldan geçip, dünyada 2 taneden biri olma özelliği taşıyan ORGi (Ordu Giresun) Havaalanı'ndan uçağa bindim. Bir saat 20 dakikalık yolculuk yapıp uzun bir aradan sonra İstanbul’a vasıl oldum! 

Arkamda 77 yaşındaki babamı, biri Kıbrıs gazisi 75 yaşında, diğeri doksanını geçmiş amcalarımı bıraktım. Maksadım Pazar Pazar size memleketim Ordu ve köyüm Karaağaç’ın reklamını yapmak değil! 
Memleketim Ordu için söyleyeceğim tek söz şudur, laf aramızda Ordu’yu görmeyen, gezdim gördüm demesin(!) Şaka bir tarafa bugün içte ve dışta yaşadıklarımız bize şunu göstermiştir ki,  Anadolu nice aşığı olan bir diyardır, hamdolsun ki bu diyar bize yar olmuştur! 
Özelikle son yıllarda yapılanlarla da yar allanıp pullanıp, bir başka güzelleşti! Bir dönemin meşhur bir şarkısı vardı, “Orda bir köy var uzakta / O köy bizim köyümüzdür / Gitmesek de görmesek de / O köy bizim köyümüzdür”! Hemen hemen hepimiz ilkokul sıralarında bu şarkıyı söylemişizdir, lakin son 30 yılda yaşadıklarımız bize şunu gösterdi ki gerçek hiç de öyle değilmiş!  Bu gerçeği görmemiz öylesine pahalıya mal oldu ki, neredeyse 100 000’i aşan can kaybı, sakat kalanlar, dağılan ocaklar viran olmuş köyler... Biz, sallana sallana köyümüzün şarkısını söylerken birileri bizim köylere girmişler, kardeşlerimizin aklını çelmişler, bize düşman etmişler! 
Bakınız piyasada çokça dolaşan,  “Rockefeller İtirafı” diye bir metin var. Doğru mudur yanlış mıdır bilmiyorum, doğrusu araştırma ihtiyacı bile duymadım, doğru ya da yanlış, yaşadıklarımızla bire bir örtüştüğü ortada!  Bakınız, David Rockefeller ne diyor, “ ... Kürt devleti projemizi hayata geçirmek için PKK denilen bir örgüt yarattık. Bu örgütle uğraşmak ülke ekonomisine çok büyük zarar verdi ve şu anda koskoca Osmanlı İmparatorluğu'ndan geriye kalan bir avuç toprakta varlığını sürdüren Türkiye, bizim hiçbir istediğimizi geri çevirecek durumda değil. Sanırım yakın gelecekte topraklarından biraz daha, bir süre sonra da bizim için hala geçerli olan Sevr Antlaşması uyarınca hemen hemen tamamından fedakarlık etmek zorunda kalacak...”! 
En açık ifadeyle, bin yıl bir biri için ölüme beraber yürümüş, kız almış, kız vermiş, aynı torunu seven 2 milletin çocukları 30 yıldır birbirini boğazladı ve şimdi de birileri bize adeta Sevr’i dayatmakta! 
Evet, biz şimdi o eski şarkıyı söylemiyoruz , çocuklarımıza da söyletmiyoruz. Bana sorarsanız, 16 yıllık Ak Parti iktidarlarının en büyük başarısı da budur! Artık, yurdumuzun en ücra köylerine  gitmemiz neredeyse üç saati aşmıyor, ama köylerimizde bizi bekleyen vahim manzaralardan biri, mezarlıkları dikenlerin, otların bürümesi! Çünkü artık bayramlar sılayı rahim değil,  turizmin mabedi yıldızlı otelleri kurtarma gayretine döndü! 
Köylerimiz bomboş! 
Köylerimiz, gidecek bir yeri olmayan yaşlılarla dolu, adeta merkezlerinden ayrılmayıp yakınlarından gelecek seslere kulak kesilmiş yaşlılardan ibaret! 
Tamam da ya şimdi? 
Evet, yarın bendeniz de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde olacağım! Yeni Türkiye’nin ilk anına yakından şahit olacağım! Herkes kimin bakan olacağını konuşuyor, herkes maliye, ekonomi, içişleri ve dışişleri bakanları kimler olacak diye, tahminler de bulunmakta! 
Kimse, turizmin boyunduruğundan kurtulmuş Kültür Bakanı kim olacak, konuşmuyor ve bu durum da bendenizi acayip rahatsız ediyor! 
Yeni Türkiye’nin en önemli bakanlığı Kültür Bakanlığı olacaktır, çünkü Yeni Türkiye’nin yeni nesilleri, yepyeni şarkılar beklemekte!