• Bist 100
    98.454
  • Dolar
    5,3234
  • Euro
    6,0499
  • Altın
    219,2755
İstanbul
9 / 14
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

'Sağ'ın müzmin hastalığı 

Herhangi bir partinin üyesi değilim! Çocukluğum ve gençliğim Türkiye’nin en köklü partilerinden birinin afişini asmak, bildirisini dağıtmakla geçti. Uğruna dayak yedim, ceza yattım ve o günlerde verdiğim kavgalarımın izleri de hala vücudumdadır! Sonrasında içinde kendimize yer bulamadık mı desek, o zaman ki toyluğumuzdan meseleleri kavrayamadığımızdan mı desek, yoksa birileri bizi yapının içinde tehlikeli gördü de lidere rağmen dışladılar mı desek, neticede 1991 yılında ayrıldık ya da ayrılmak zorunda bırakıldık, yollarımız ayrıldı! 

Büyük hayallerimizi beleyip bezeyip bir parti kurduk, bu partinin il genel meclisi, belediye meclis üyeliği, belediye başkanlığı, milletvekili adaylığı, gençlik teşkilatı, il yönetim kurulu, genel merkez yönetimi gibi tüm kademelerinde görev aldım, lakin bir MKYK kararıyla da ihraç edildim! 

Ömrümüzü feda etmeyi göze aldığımız bir yapıdan ayrılalı tam olarak 27 yıl olmuş! 

Büyük hayallerle kurduğumuz partiden ayrılalı da sekiz yıl! 

Bir insan candan, maldan, serden, yardan geçip de uğruna her şeyi göze aldığı yapıda neden barınamaz? 

Ya da bir siyasi yapı, kendisi için, ailesini, istikbalini feda etmeyi göze almış bir insanı nasıl olur da yapının içinde tutamaz? 

Bu soruların cevabı verilmeli! 

Bu sorunun cevabını ülkemizde bir sosyal bilimci görev bilip araştırmalı! 

Orta da çok acayip bir hal daha var! 

Zaman zaman kendime soruyordum, ‘’Yenilmez, sen MHP’den BBP’ den ayrıldın mı?’’ diye! 

Bu sorunun cevabını son seçimlerde yaşayarak bizzat öğrendim, hem de sevinçten gözyaşları dökerek! 

Neden mi... 

Çünkü bendeniz hayatımda ilk kez üç hilale oy verdim! 

Çocuktum oy veremedim! 

Araya 12 Eylül zalimleri girdi, oy veremedim! 

Sonrasında dokuz yıldızlı MÇP oldu, üç hilal zindandaydı, oy veremedim! 

Peki, “Neden ben koşa koşa İstanbul’dan Ordu’ya gidip oy vermiştim?”! 

Çünkü benim onca küfür ve hakarete rağmen dillendirdiğim, ‘’İttihat’’ ın ilk adımı, ‘’Cumhur İttifakı’’ gerçekleşmişti! 

Bütün bunları bir yerlere talip olduğum ya da birilerinin canını sıkmak için yazmadım! 

Benim derdim var ve ben derdimi en iyi şekilde tiyatro, sinema ile dillendiriyorum, lakin siyasetin ve siyasi erkin ne olduğunu da bilen biriyim! 

En önemlisi de bu ülke benim kara sevdam! 

Bütün bu yaşananların en büyük zararı da ayrı kaldığım bu siyasi yapılara oldu! 

Sırf bu tutumları yüzünden arkadan gelen yetişmiş ehil kadrolardan mahrum kaldı, yenilenmesini yapamadı ve en acısı da bu yapılar bir kavganın hesaplaşmanın içerisinde sürekli ayrılıkların parçalanmanın adresi oldu! 

Bugün aynı tehlike Ak Parti için de geçerli! 

Sayın Cumhurbaşkanının, ‘’Yenilenme’’ diyerek işaret ettiği değişiklik, eğer bu seçimlerde kişilerin makam değişikliğinden öteye gidemezse korkarım arzu edilen netice alınsa da en çok ihtiyaç duyulan yenilenmeye vesile olmayacaktır! 

En çok korktuğum şey de sağın müzmin, ‘’Kişisel kavga ve hesaplaşma’’ hastalığının, 16 yıl bu memlekete büyük hizmetler etmiş, ümmetin umudu, dili, dini ne olursa olsun dünyadaki tüm mazlumların umudu  Ak Parti’ye de bulaşacağı! 

Son sözüm, bu seçimler gerekirse feda seçimi olmalı ve bundan sonraki seçimler garantiye alınmalı! 

Hadi, belediye başkanlıklarında bu yapılamadı, şartlar müsaade etmedi diyelim, en azından belediye meclis üyelikleri listelerinde bu yapılmalı!