YAZARLAR

Sayın Kılıçdaroğlu Benenson Strategy (BSG) nereliydi?

Hemen hemen bir aydır McKinsey, televizyon ekranlarına, gazete köşelerine hatta mahalle kahvelerine öyle bir düştü ki, aman Allah’ım yapılan eleştirilere ve koparılan gürültüye bakarsanız memleket elden gitti gidiyor! 

Efendim, Türkiye’nin ekonomisi bir ABD şirketine teslim edilmiş! 

CHP’ye bakarsanız, düyunu umumiye geri gelmiş! 

Sayın Kılıçdaroğlu, siz de 7 Haziran 2015 seçimlerinde Benenson Strategy (BSG) isimli ABD’li bir şirketle anlaşmıştınız, hani şu dönemin ABD Başkanı Barack Obama’ya seçim kazandıran şirket! Hatta partinizin dönemin seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcınız Sayın Erdoğan Toprak Bey de basının karşısına çıkıp allaya pullaya da duyurmuştu! 

Şimdi sormadan geçemeyeceğim, hendeklerin kazıldığı, ortalığın yangın yerine döndüğü o dönemde sırf mevcut iktidarı düşürmek, HDP’nin seçim barajına takılmaması için, “Her evden bir oy da HDP’ye” sloganınızı da size, ABD Başkanı Barack Obama mı vermişti? 

Eğer, siz daha öncesinde de çalışılmış olan, hizmet alımı hususunda alım yapılan binlerce şirketten biri olan bu şirketten hizmet alınmasına, ‘’Hazinemizi ABD yönetecek ‘’ derseniz, başta AK Parti Genel merkezi olmak üzere bu ülke vatandaşlarının size bu soruyu sorma hakkı vardır! 

Öyle ya, Mckinsey  şunun şurasında devletin daha önce de çalıştığı, tıpkı çeşitli alanlarda binlerce hatta yüz binlerce hizmet satın alınan şirketlerden biriydi! 

Oysa, 7 Haziran 2015 seçimlerinde CHP’nin anlaşma yaptığı şirketin gayesi, koskoca ana muhalefet partisinin seçim stratejisini, bu çalışmalarda kullanılacak sloganlara varıncaya kadar her şeyi tayin edecek bir şirketti! 

Dahası 7 Haziran 2015 seçimlerinde, CHP’nin hülle nikahı kıydığı HDP Genel Başkanı Demirtaş’ın eline bağlama tutuşturup kanal kanal dolaştırılması fikri de anlaşma yaptığınız Benenson Strategy (BSG) şirketinin fikri miydi? 

Çünkü bu tarz, tam ABD modeli seçim üslubuydu! 

Çünkü ABD seçimlerinde başkan adaylarının çoğu bir şekilde müzikle ilişkilendirilmiştir! 

Mesela, Bill Clinton’un saksafon çalması, Obama’nın dinlediği müzik listesi... 

Bakın görün ki, ne o dönem ne de sonrasında kimse çıkıp da, “CHP’nin seçim stratejisini ABD tayin ediyor’’ demedi! 

Hadi, 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasını bir düşünelim! 

AK Parti ilk kez tek başına iktidar olma imkanını bulamadı! 

Hemen CHP, HDP hatta MHP’yi içine katan planlar ortaya sürüldü! 

Ya bu Mckinsey konusunda güya bizim mahallenin yazar çizer takımına ne demeli? 

Üstelik de ne inancımızla ne kültürümüzle ne edebimizle bağdaşmayacak olan, çirkin, seviyesiz, yakışıksız bir şekilde ‘’Damat’’ kelimesiyle yangına benzin dökme gayretlerine! 

Bir çift lafım da bu kesime! 

Bir insanı ailesiyle, eşiyle, çocuklarıyla sınamak yapılabilecek en büyük alçaklıktır! 

Korkut Özal, Yusuf Bozkurt Özal, Hüsnü Doğan merhum Özal’ın neyiydiler? 

Sayın Deniz Baykal, 1974 yılında kurulan Ecevit hükümetinde 36 yaşında Enerji Bakanı olmadı mı? 

Peki, Sayın Ali Babacan 2002 yılında bakan olduğunda 35 yaşında değil miydi? 

Kaldı ki, Sayın Berat Albayrak 40 yaşında, en az emsalleri kadar iyi eğitim almış, üstüne bir de dünya ölçeğinde iş tecrübesine sahip bir insandır! 

Mckinsey konusunda koparılan fırtına karşısında mevcut AK Parti yönetimi Sayın Berat Albayrak Bey’in yanında layıkıyla duramamıştır! 

En azından AK Parti sözcüsü Sayın Ömer Çelik Bey, özellikle CHP’ye ve de Genel Başkanı'na, “Sayın Kılıçdaroğlu 7 Haziran 2015 seçimlerindeki, (Her evden HDP’ye bir oy) sloganınız da ABD’den mi geldi” sorusunu sormalıydı! 

Dolayısıyla, özellikle bizim mahallenin sözde yazar çizerleri de belden aşağı vurunca, belki de  yabancı sermaye bulma çabasına fayda sağlayacak sıradan bir stratejik hamle kendi elimizle yok edilmiştir! 

Sebebi de, başkaları yanlışlarına ve edepsizlerine sahip çıkıp arkasında dururken, bizim kendi doğrularımızın ve edepli insanımızın arkasında duramayışımızdır! 

Merhum İnönü’nün meşhur sözüyle bitirelim sözümüzü, “Bir memlekette, namuslular namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur”! 

Vesselam.