YAZARLAR

Stokçuluk ahlaksızlıktır ihanettir!

Uzunca bir zamandan sonra dünyamıza yeni yeni kelimeler girmeye başladı!

Aslına bakarsanız kıyısından köşesinden ekonomi okuyanların bildiği bu kelimeler günümüzde konuşulur oldu! 

Mesela, konkordato! 

En basit ifadeyle batık durumdaki şirketlerin borçlarını karşılayabilecekleri koşullar dahilinde ödemek için alacaklılarıyla yaptıkları anlaşma! 

Bendeniz hasbel kader ekonomi eğitimi alan bir kişi olarak az çok hangi şartlarda ve kimler konkordato ilan edebilir bilirim. Lakin özelikle de televizyon kanallarında bireylerin de konkordato ilan edebileceğini(!) öğrendim, hatta iş öyle bir hale geldi ki futbol takımları bile konkordato ilan edebilir yorumları, aldı başını gidiyor! 

Bir tek korkum var ki, içte ve dışta hemen hemen her alanda verdiğimiz var olma yok olma mücadelesinde, ekonomide bir nefes alma yolu olan konkordatonun aksine işi daha da ağırlaştırması, daha da içinden çıkılamaz hale getirmesidir! 

Konkordatonun en belirleyici özelliği, borçlunun borçlarını ödeyebilecek varlığının ve iradesinin olmasıdır! Yani belirli bir zamanda genel ekonomi hayatının akışında, borçlunun varlıkları ve çalışma ivmesi borçlarını ödeyebileceğini, faaliyetlerine devam edebileceğini göstermelidir! 

Bu, asla belirli bir dönem borçları öteleme, bu zaman içerisinde de elinde ne var ne yok satmak, kaçırmak, sonrasında da ‘’olmadı iflas ettim” demek değildir! 

Hülasa, eğer bu süreç iyi denetlenemez ve özelikle de kötü niyetliler iyi ayıklanmazsa, bırakın var olan sıkıntıya nefes aldırmayı, Allah muhafaza çoğu kesimlerin nefesini keser! 

Özelikle dövizde uzunca bir zamandır bir dalgalanma yaşanmakta, dolayısıyla da ithal ürünlerde ve hammaddesi ithal ürünlere dayanan mallarda da bir fiyat istikrarsızlığı yaşanmakta! 

Hepimiz farkındayız ki, bırakın ithal ürünleri kenarından köşesinden hiçbir kalemi ithal olmayan kalemlerde bile fiyatlar yüzde yüzü aşan oranda artmış durumda! 

Daha iki hafta öncesine kadar 2-3 Türk lirası olan domatesin bir anda 10 Türk lirasına çıkmasının mantıklı bir izahı yok! 

Var olan tabloda bir terslik var! 

Nedir o terslik derseniz, stokçuluk yani var olan sıkıntıdan kazançlı çıkmak ahlaksızlığı! 

İki hafta öncesine kadar kilosu 14 Türk lirası olan bir peynirin 28 Türk lirasına çıkmasının dövizle alakalı iddiası, düpedüz yalandır! 

Yalan olmaktan da öte vatan hainliğidir, düşmanla işbirlikçiliktir! 

Bu ülke, bu millet içte ve dışta var olma mücadelesi verirken, ırzını, canını kurtarmak için kendisine sığınmış dört milyon insanla ekmeğini, lokmasını paylaşırken, birilerinin zaten büyük bedeller ödeyen bu millete ekmeğinden, içtiği sudan yediği lokmadan bedel ödetmesi, bu durumdan zengin olma yoluna gitmesinin adı ahlaksızlıktır, ihanettir!  

Bu ahlaksızlığın ve ihanetin bedelini de devlet ödetmelidir! TBMM’nin açılışında Cumhurbaşkanımız bu hususa  dikkat çekmiş, özellikle de yerel yöneticilerin dikkatini bu konuya yöneltmiştir! 

İş belediye başkanlarına düşmektedir! 

Zabıtalar pazarda, depolarda daha dikkatli olmalı bu ahlaksızlara ve hainlere göz açtırmamalıdır! 

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları