YAZARLAR

UEFA değil bizi biz tuşa getirdik! 

Bugün Pazar ve erkeklerimizin çoğunun, görsel medyamızın da hemen hemen hepsinin gündemi futbol olacak! 

İki gün öncesine kadar koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en tepesinden en alt kademesine kadar gündemi, “2024 Avrupa Futbol şampiyonası Türkiye’de olsun” oldu adeta! 

Reklam filmleri, piar çalışmaları, harici ve dahili tüm ülke kamu, özel kurum ve kuruluşları, STK’lar bu konuya kilitlendi! 

Netice? 

Avrupa aslına rücu etti ve tıynetinin gereği organizasyonu, hemen hemen her kalemde Türkiye’nin gerisinde olan Almanya’ya verdi! 

Üstelik de Türkiye organizasyona UEFA’dan bir tek kuruş talep etmezken, Almanya masraflarını UEFA’dan alacak! 

İşin en dikkat çekici tarafı da, seçilmesi için Türkiye’nin en çok desteği verdiği Aleksander Ceferin’in son anda yaptığı kulis çalışması ile organizasyonu kaçırmış olmamız! 

Peki, bunca mücadelenin sebebi neydi? 

Almanya, organizasyonu bizim gibi sadece ekonomik açıdan talip olup da mı aldı? 

Slovenyalı Ceferin onca kulis çalışmasını, ortaya çıkacak olan ekonomik değeri Almanya kazansın diye mi yaptı?y 

İşte yanıldığımız nokta burası! 

Futbol batı zihniyetinin, bir başka ifadeyle de Haçlı zihniyetinin, kültürünün en önemli silahıdır, tıpkı sinema, müzik gibi! 

Avrupa Futbol Şampiyonası en fazla, gelişmemiş Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde taraftar bulmaktadır! İşte bu organizasyonların yayın ve piar çalışmalarında bu ülke insanlarına rol modeller sunulacak, böylece bu ülke çocukları bilgisayar oyunları, giyim kuşam gibi yüze yakın kalemde milyar dolarları bulunan yan ürünlerle sömürülecek! 

Kısacası Fado (ucuz müzik), fiesta (şenlik, eylence, uyku), futbol ile bizi uyutup kendileri hem zengin olacaklar hem de nesillerimizi çalmaya devam edecekler! 

Çünkü Avrupa, kültürünün bir değeri futbola ve insanına yatırım yaptı, var olan değerlerini yetiştirdi, posası çıkanları da çöplük gibi milyonlarca EURO alarak bize yolladı! 

İmdi... 

Biz ne yaptık ve ne yapıyoruz? 

Bizim de bir ata sporumuz var. 

Güreş! 

Peki, kaçımız artık ata sporumuz güreşin 2024 yılı olimpiyatlarında olmayacağını, yerine büyük bir ihtimalle beyzbol olacağını biliyor! 

Güreş bugün milli hassasiyeti olan, imkanları kıt birkaç kişinin omuzlarında can çekişmekte! Ülkemizde ASP (Aile Sosyal Politikalar Gençlik ve Spor Kulübü) isminde bir spor kulübü var. Lütfen bulunduğunuz ildeki bu kulübe uğrayınız. Yetim ve öksüz çocuklarımızla ata sporumuzun kıt imkanlarla nasıl yaşatılmaya çalışıldığını görünüz! 

Bunlardan biri de bendenizin de üyesi ve genel merkez delegesi olduğum Ordu şubesi, U 23 Avrupa şampiyonluğu, Üniversiteler arası dünya şampiyonluğu, geçtiğimiz haftalarda Brezilya’da üniversiteler arası Greko-Romen (98 kg) dünya şampiyonluğu alan bir sporcu yetiştirdi, Fatih Başköy! 

Şimdi sıkı durun, Ordu yetiştirme yurdunda büyümüş yetişmiş Fatih kardeşimiz 2015 yılında U 23 Avrupa şampiyonu olduğunda, Sayın Ayşen Gürcan döneminde kendisine ödül olarak söz verilen dairesini hala alamadı! 

Oysa Fatih Başköy’e vaat edilen ev, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonasını almamız için yapılan harcamanın yüzde biri bile değil! 

Güreş mertlik, zekâ ve ahlakla yapılan bir Türk sporudur ve tarihi futboldan çok daha eskiye dayanır. 

Bugün çocuklarımız için, Play Station oyunlarına verilen milyonlarca dolar gerçeği ise bir başka yara! 

Fazla söze ne gerek, biz kendimizi kendi minderimizde tuşa getirirken başkasına ne hacet! 

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları