yazarresmi
Diş Hekimi İlker Erdoğan

ilker.erdogan@esmedya.com.tr

18 Mart 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Baharı güzel dişlerle karşılayalım 

Estetik anlayışının sürekli değiştiği günümüzde dişler yüz estetiğinin en önemli tamamlayıcı unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Düzgün ve beyaz dişlere sahip olmak için ortodonti, implantoloji, periodontoloji gibi çeşitli diş hekimliği uzmanlık alanları ve estetik diş hekimliği tekniklerinden yararlanılabilir.  

Diş beyazlatma: İş hayatının rekabetçi ortamında yönetici ve çalışanların diş estetiğine olan ilgisi gün geçtikçe artıyor. Diş estetiğinde en çok uygulanan yöntemlerden beyazlatma işlemi ile dişlerinizin doğal rengini beyazlatarak dişlerinizi daha ışıltılı bir hale getirmek mümkün. Bu yöntemde soğuk ışık altında 1 saat gibi bir süreçte dişlerin üzerine sürülen özel beyazlatıcı jelle dişlerin içindeki prizmalar arasında birikmiş olan leke yapıcı artıkların temizlenerek dişler beyazlatılır. Dişlerdeki sarılık ya genetik ya da ilerleyen yaşla beraber ve yeme içme alışkanlıklarına bağlı olarak gelişebilir. İki farklı beyazlatma yöntemi vardır. Ev tipi beyazlatmada, diş hekimi tarafından dişlerinizin üzerine takmanız için ağız ölçünüze uygun kalıplar hazırlatılır. Bu kalıbın içerisine bir ilaç konulur ve beyazlatılacak dişlerin üstüne yerleştirilir. Günde ortalama 4–6 saat takılması gerekir. İkinci ise muayenehanede uygulanan beyazlatma işlemidir. Dişlerdeki gözeneklerin temizlenmesinde hidrojen peroksit yani oksijenli su veya türevi karbamid peroksit içerikli jeller kullanılıyor.

Porselen Lamina 

Tırnak kalınlığında, istenen renk, boy ve formda özel olarak hazırlanmış bir porselen tabakasının dişin ön yüzüne yapıştırılması tekniği olan porselen laminanın uygulama alanları; 

• Diş beyazlatma yönteminin yeterli olmadığı aşırı koyu renkli dişler, 

• Çarpma sonucu oluşan kırıkların tedavisi, 

• Ön dişlerdeki aralıkların kapatılması, 

• Çürük ve aşınma nedeni ile gülüş hattında görünen dişlerin kaplanması gereken durumlardır. 

Diş Pırlantası 

Diş bir miktar aşındırılarak ya da aşındırılmadan direkt olarak yapıştırılan kristaller artık çok rağbet görmese de uygulatmak isteyenler olabiliyor. Popüler olan ağız takısı pırlanta ise sadece diş hekimi tarafından uygulanır. Dişin yüzeyine taşın sivri kısmı kadar küçük çaplı kavite açılarak uygulanır ve ömür boyu kullanılabilir. 

Pembe Estetik 

Sağlıklı diş eti açık pembe renkte, dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak ama pütürlü bir görünümde olmalıdır. Estetik bir gülümseme yalnız beyaz, muntazam dişlerle değil, bu dişlere uyumlu diş etleri ile mümkündür. Estetik dişeti uygulamalarının adı pembe estetiktir. Diş etlerinin sağlığı, rengi ve seviyesi diş estetiğini tamamlar. Uyumlu ve temiz bir gülüş sağlamanın ilk adımının diş ve diş eti uyumunu sağlamaktır. Pembe estetik adı verilen diş eti bölgesinde en çok karşılaşılan sorun, gereğinden fazla görünen diş etleri ya da asimetrik diş eti seviyeleridir. Lazerle yapılan gingivoplasti adı verilen küçük bir operasyon ile bunları düzeltmek mümkündür. Bu tedavide hastaya yapılacak lokal anestezi ile hasta hiçbir şey hissetmeden lazerle fazlalık olan bölge çıkarılıyor. Yapılan cerrahi uygulamaya rağmen gülümseme sırasında diş etleri görünüyorsa burun deliğinin altındaki iki noktaya botoks uygulaması yapılabilir.

Kristal Destekli Kaplamalar 

Bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda artık kaplama dişlerde hatta köprülerde dahi metalsiz kristal destekli porselenler kullanarak dişin doğal yapısını birebir taklit edebilen ve ışığı geçirebilen sabit protezler yapmak mümkün. Ayrıca tamamen seramik, metal içermeyen bu dişler katman katman işlenerek dişin tüm dokuları da renk ve tonlama olarak taklit edilebiliyor. 

Implant 

Günümüzde diş implantları, tartışmasız olarak doğal dişlere en iyi alternatiftir. Geleneksel köprü ve protezlere göre daha iyi konuşma ve çiğneme fonksiyonu sağlarken, yüzünüzde doğal bir görünümü de beraberinde getirir. Diş implantları kaybedilen dişlerin yerine çene kemiği içine yerleştirilen ve kemik ile kaynaşarak doğal diş kökü görevi üstlenen elemanlardır. Bu elemanlar doku dostu olan titanyum metalinden üretilir ve vücut tarafından kolayca kabul edilir. Hiçbir yan etkisi yoktur ve yetişkin her insana uygulanabilir. Arka azı dişlerinin tümünün kaybedildiği durumlarda takıp çıkartılan iskelet protezler yerine, arka bölgeye implant yerleştirilerek sabit köprü yapılabilir. Tek diş kayıplarında boşluğun doldurulması için, iki yandaki dişler küçültülüp üç üyeli köprü yapmak yerine, yandaki sağlıklı dişlere dokunmadan implant yerleştirilir ve üzerine kron yapılabilir. Dişsiz ağızlarda alt protezi yerinde durmayan kişiler yemek yeme, gülme ve konuşmada zorluk çekerler. Bu gibi durumlarda iki seçenek vardır. Protez tamamıyla alınıp yeterli sayıda (6-8) implant yerleştirilerek sabit köprü yapılabilir veya çenenin ön bölgesine (2–4) implant yerleştirilerek mevcut protez daha stabil hale getirilebilir.

 

Diş Hekimi İlker Erdoğan Diğer Yazıları