yazarresmi
Diş Hekimi İlker Erdoğan

ilker.erdogan@esmedya.com.tr

23 Eylül 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

İmplant komplikasyonları  

İmplant tedavisinde yüksek öngörülebilirlik ve uzun vadeli başarı iyi belgelenmiştir. Her türlü protetik veya cerrahi işlem sonrasında olabileceği gibi komplikasyonlar ortaya çıkar. Son yıllarda bir takım yazarlar özellikle implant ile ilişkili komplikasyonlara ve bakım ihtiyaçlarına baktılar. 

Osseointegrasyon dediğimiz kemik dokusuyla bütünleşme gerçekleştiğinde  komplikasyonlar, biyolojik ve mekanik olanlar şeklinde ayrılabilir. Literatürde advers yumuşak doku reaksiyonları, duyusal bozukluklar, ilerleyici marjinal kemik kaybı ve entegrasyon kaybı dahil biyolojik komplikasyonlar raporlanmıştır. Mekanik komplikasyonlar kırıkları ya da sistemdeki bileşenlerin gevşemesini içerebilir. Bu komplikasyonların etiyolojisi ve sıklığı veri toplama yöntemlerinde standart oluşturulamaması nedeniyle tam olarak anlaşılamamaktadır. 

Dental implant bulunan hastaların düzenli olarak kontrole çağırılması minimize edilebilir veya bu tür komplikasyonlar önlenebilir. Bunlar genellikle hasta memnuniyetini, ağız hijyeni uyumunu, oklüzal uyumu, implant ve protez dayanıklılığını, genel yumuşak ve sert peri-implant doku sağlığını ve radyografik takip değerlendirilmesini içermektedir. Bu makalenin amacı, implant tedavisi ile ilişkili temel komplikasyonları gözden geçirerek implantın başarısı ile ilişkili genel biyolojik ve mekanik faktörlere dikkat çekmektir. 

Biyolojik komplikasyonlar: 

Yumuşak doku reaksiyonları 

Peri-implant dokunun sağlığını izlemek ve korumak için, öncelikle diş ve implantlar etrafında mevcut hastalıklar ve anatomi hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. 

Bir dişin çevresindeki supra-crestal yumuşak doku eklentisi epitel ve bağlayıcı doku eklentisinden oluşur. Hemidezmozomlar jonksiyonel epitelyumu diş yüzeyine ve apikali epitel tabakaya bağlar, dişeti lifleri dik olarak sementumlu tabakaya girer. Bir dişin kök çevresinde, sementumu alveolar kemiğe bağlayan nöral ve vasküler bileşenlerle periodontal bağ bir lifli bağlayıcı doku yapıdadır. Kollajen lif demetleri mineralli yüzeylerden çıkar (Sharpey lifleri) ve kemikle sementum arasında konumlandırılmış birbirlerine bağlı liflerin bir ağ örgüsünü üreten komşu liflerle birleşir. Periodontal ligamentin kalınlığı 100 m ile 400 m arasında değişmekle birlikte ortalama olarak yaklaşık 200 m'dir. 

Öte yandan, diş implantları için, bir sementum dokusu olmaması nedeniyle gerçekte bir yumuşak doku ataçmanı bulunmamaktadır. Esas olarak bir peri-implant yumuşak doku mühürüdür. Fonksiyonel epitel implant yüzeyine hemidezmozlarla tutturulur, fakat dişeti lifleri implantın içine girmez. Bunun yerine, bu kollajen lif demetleri kemik yüzeylerinden çıkar ve esas olarak implant yüzeyine paralel uzanır. Periodontal ligamentin yerine, kemikle implantın titanyum yüzeyi arasında mikroskobik ışık düzeyinde ince bir temas vardır. Sonuç olarak, implant ve kemik arasındaki boşluk 10 m’den azdır. 

Dişlerin etrafındaki inflamatuvar Periodontal hastalıkların (gingivitis ve periodontitis) patogenezi iyi belgelenmiştir. Gingivitiste, bakteriyel plak varlığı herhangi bir klinik ataşman kayıbı olmadan dişeti iltihabı ile sonuçlanan patolojik değişikliklere sebep olur. Gingivitis etyolojik faktörlerin ortadan kaldırılması ile geri dönüşümlü bir hastalıktır. Periodontitis, dişeti ile bitişik ataşman aparatının iltihabıdır. Periodontal ligament, sementum ataşmanının bozulması ve alveoler kemik kaybı ile karakterize edilir. Pek çok faktör (örn., çevresel, genetik ve sistemsel) periodontitis patogenezine katkıda bulunsa da, yaygın olarak hastalığın başlaması ve ilerlemesi için bakteriyel patojenlerin varlığının gerekli olduğu kabul edilir. 

Birçok çalışma benzeri hastalıkların implantlar etrafında bulunup bulunmadığını araştırdı. Peri-implant mukozitleri, çalışan implantları çevreleyen yumuşak dokunun geri döndürülebilir enflamasyonu ve çalışan bir implantı çevreleyen dokulardaki kemik destek kaybı ile bir enflamatuvar reaksiyon olarak peri-implantitis şeklinde tanımlanmıştır. Gingivitis ve peri-implant mukozitin karşılaştırıldığında, çalışmalar bakteri plağının peri-implant mukozaya etkisi üzerine doğal dentisyon etrafındaki dişetine benzer bir tepki ortaya koymuşlardır. Pontoriero (1994) plağın implantlar ve dişler çevresinde birikmesine 3 hafta boyunca izin vermiş ve plak birikimiyle peri-implant mukoziti arasında bir korelasyon ve plağa maruz kaldıklarında dişler ile implantlar çevresinde benzer bir tepki bulmuştur. Devamı haftaya...

Diş Hekimi İlker Erdoğan Diğer Yazıları