yazarresmi
Diş Hekimi İlker Erdoğan

ilker.erdogan@esmedya.com.tr

12 Ağustos 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

İmplantta başarının sırları 

Oral implantoloji çeşitli nedenlerle kaybedilen dişlerin yerine, doku dostu materyallerin (implantları) çene kemiğine yerleştirilmesi demektir. Son yıllarda bilimsel çalışmaların artması, teknolojik olarak daha üstün implantların ve destek biomateryallerin geliştirilmesi ile 1900 ile, 1985’li yıllarda yüzde 85 olan başarı oranlarını yüzde 98’lere kadar artırmıştır. Artık günümüzde diş eksikliği oluştuğunda doğal dişlere hiçbir zarar vermeden implant tedavi planı yapmakta ve kaybedilmiş dişlerin yerine dental implantlar yapılmaktadır. Bu sayede kaybedilmiş olan fonksiyon, estetik be fonasyon tekrar kazanılmaktadır.  Diş implantları genel olarak tek diş eksikliklerinde tek ya da çift taraflı birden fazla diş eksikliklerinde tam dişsizlik durumlarında ve ortodontik ankraj amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır. 

3 faktör önemlidir 

İmplantolojide başarı üç faktöre bağlıdır. 

Hekime bağlı faktörler 

İmplant uygulanacak hekimin cerrahi kuralları iyi uygulaması, hastaya en uygun tedavi modelini seçmesidir. Ayrıca tedavi planını hasta ile paylaşarak nelerin yapılıp nelerin yapılmamasının belirlenmesidir. 

Hastaya bağlı faktörler 

Tedavi süreci boyunca hekimi iye iyi uyum sağlayanve arzu ettiği tedavi planını hekimi ile detaylı bir şekilde belirlenmesinde yardımcı olması başarıyı artıracaktır. 

Üreticiye bağlı faktörler 

İmplantoloji de kullanılan ve üretilen malzemelerin doku dostu olması, uzun yıllar fonksiyon gören kaliteli malzemeden yapılmış olmasıdır. 

Başarı oranı nedir? 

Doğal dişler kaybedildiği gibi implantlar da kaybedilebilir. Sağlık anlamındaki hiçbir teknik yüzde 100 başarılı değildir. Dünyada total sağ kalım yani implantın ağızda kalma oranı yüzde 95-98 arasındadır. İyi bir tedavi planlanması ve uygun kemik hacmi ile implantların ortalama 10 yıl süre ile ağızda kalması başarı olarak görülmektedir. İyi planlanmış birçok implantta bu süreler aşılmaktadır. 

Tedavi kaybına neden olur? 

Yetersiz kemik hacmi, kemik kalitesinin yetersiz olması sigara, bazı sistematik hastalıklar, ağız bakımının yetersiz olması, diş sıkma ve parafonksiyonal hareketler, periodontal yani diş eti hastalıkları implantlarda karşılaşılan başarısızlıklara neden olmaktır. 

Her hastaya yapılabilir mi? 

Genel sağlık koşulları uygun ise bir hastaya implant yapılabilmesi için ilk koşul yeterli kemik varlığının bulunmasıdır. Bu yeterli değilse kemik artırım teknikleri ugulanarak implant uygulaması yapılabilinir. İmplant tedavisi multidisipliner bir alan olup belli bir süre almaktadır. Hasta seçimi ve hasta ile olan uyum başarı seviyesinde ciddi bir şekilde etkilemektedir. 

Yeniden uygulanabilir mi? 

İmplant başarısızlığı sonucunda eğer kemik yeterliyse belli bir iyileşme süreci sonunda, ya da farklı kemik arttırımın metodları uygulanarak aynı bölgeye yeniden implant yapmak mümkündür. Bu nedenle implant tedavileri planlanırken olası başarısızlık ve bu durumda yapılacak hastalarla paylaşılmalıdır. 

Peri implantitis nedir?  

Peri implantitis yapılmış implantların ardından, kısa dönemde ya da orta süre içinde implantların çevresinde oluşan kemik kaybı ve enflamasyona denir. Ağız bakımının kötü olması, uygun olmayan implant üstü protezler ve diş sıkma ana nedenlerdir. Peri implantitis doğal dişlerde olduğu gibi çeşitli tedavi protokolleri ile tedavi edilebilinir. 

Teknolojik gelişmelerin etkisi 

Teknolojinin ve bilimsel araştırmaların gelişmesi ile implant cerrahisi, implant üstü protezlerdeki gelişmeler başarı oranlarında artmaya ve daha güvenli implant tedavileri yapılmasına yardımcı olmaktadır. Yeni teknolojiler ile üç boyutlu radyografik tekniklerin desteği ile en uygun ve güvenilir bir implant cerrahisi sağlayan rehberler üretilmektedir. Anatomik oluşumların yakın olduğu ve kemik hacminin az olduğu durumlarda dental tomografik teknikleriyle kemik hacmi üç boyutlu ve güvenilir olarak değerlendirilebilir. Bu sistemlerde daha güvenli ve başarılı implantlar yapılmaktadır. 

Üç boyutlu görüntüleme 

Dental tomografi, X ışınlarının üç boyutlu görüntülenmesi istenilen alana gönderilerek kemik ve yumuşak dokunun radyolojik teşhis yöntemlerinden biridir. Iki boyutlu panoramik dental görüntülene cihazları, yalnızca kemik ve diş dokusu görüntülenmesinde başarılı olurken, üç boyutlu tomografi cihazları ise;  yumuşak dokuları da görüntüleyebildikleri için avantaj sağlamaktadır. Dental tomografide gönderilen ışınlar sayesinde alınan görüntüler kesitlerden meydana gelmekte ve milimetrenin onda ikisi kalınlığında binlerce kesit sayesinde alan taranmasına imkan vermektedir. Alınan kesitler ileri bilgisayar yazılımları sayesinde son görüntülere ulaşılmasına yardımcı olur. Yüksek teşhis detayı ve ölçüm doğruluğu veren bu kesitler her türlü tedavide bir yol gösterici olmaktadır. Ayrıca kafatasının hacimsel görüntüsü oluşturularak kemik yapısı da incelenebilmektedir. 

Diş Hekimi İlker Erdoğan Diğer Yazıları