YAZARLAR

Zigoma implantı

Üst çene kemiği erimiş olan hastalara implant yerleştirilmesi oldukça zor bir tedavidir. Zigoma, yani elmacık kemiği implantları, uygun kullanıldığı zaman erimiş üst çene kemiğine sahip pek çok hasta için alternatif tedavi seçeneğidir. Aşırı derecede erimiş üst çene kemiği olan hastalarda protez diş yapılması ve implant yerleştirilmesi hem cerrahlar, hem de protez uzmanları için zorluk yaratmaktadır. Üst çene kemiği erimiş hastalarda eğer yalnızca geleneksel implantlar kullanılacaksa, implant uygulanacak bölgeye implant yerleştirmeden önce çoğu zaman kemik grefti uygulaması gerekebilmektedir. Bu prosedür, genellikle sinus tabanının yükseltilmesini ve kemik greftlerinin uygulanmasını içerir. Bu uygulamalarda, tedavinin zahmetli ve zor olması, uzun süren tedavi süresi, masraflar ve potansiyel komplikasyonlar önemli hususlardır. Bunlar da hastaların tedaviden uzaklaşmalarına sebep olan önemli faktörlerdir.  

Erimiş üst çene kayıplarında 

Zigoma (elmacık kemiği) implantlarıyla sıklıkla kemik greftleme yöntemlerinden kaçınılır ve hastalar tedavi süresince geçici bir protez kullanmaya devam edebilir. Zigomatik implantlar uygun kullanıldığı zaman erimiş üst çene kemiğine sahip pek çok hasta için alternatif bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Üst çene kemiğine uygulanan geleneksel implantların başarısı kemik miktarına ve kalitesine göre tartışmalı olabilmektedir. Özellikle üst çene kemiği şiddetli derecede erimiş hastalarda veya tümörlerden dolayı üst çene kemiğinin bir kısmı veya tamamı alınmış hastalarda, zigomatik implantlar son yıllarda kapsamlı cerrahi prosedürler yerine uygulanan bir alternatif olmuştur. Uzunlukları 45 mm'den 55 mm'ye kadar olan bu implantların ana desteği, elmacık kemiğine yapılan fiksasyon tarafından sağlanmaktadır.  

Klinik değerlendirme 

Günümüzde zigomatik implantlarla birlikte uygulanan ilave implantlar sayesinde üst çeneye uygulanan protezlerin stabilizasyonu sağlanır. Fakat bu uygulamanın yapılabilmesi için üst çene ön bölgedeki kemik miktarının iki, tercihen dört adet geleneksel implantın yerleştirilmesine olanak sağlaması gerekmektedir. Ayrıca hastaların sinüslerinde enfeksiyon olmaması ve implantların yerleştirileceği alanda kabul edilebilir miktarda yumuşak doku bulunması gerekmektedir. Hastaların tedavi planlaması, implantların yerleştirilmesinden önce yapılmalıdır. Hastanın tıbbi ve fiziki durumu 2 saatlik cerrahi prosedürü ve genel anestezi veya derin sedasyonu tolere edebilir düzeyde olmalıdır. Hastanın ağız açıklığı, 30 mm ile 52.5 mm uzunluğundaki zigomatik implantların yerleştirilmesine imkan tanımalıdır.  

Cerrahi protokol 

Zigomatik implant cerrahisi en iyi, derin sedasyon veya genel anestezi altında gerçekleştirilir. Zigoma implantlarının yerleştirilmesini takiben kesilen dişeti dikilir. Üst protezde implantların yapıldığı bölgeler bollaştırılır ve protezin içerisine doku pomadları uygulanır. Hastalar bu şekilde eski protezlerini altı aylık iyileşme periyodu süresince kullanırlar. İkinci basamakta implantlar bir metal barla birbirine bağlanır. Dört ila altı hafta sonra, yumuşak dokuların iyileşmesini takiben ölçüler alınır ve daimi protezin yapımına geçilir. Zigoma implantı yerleştirilen hastaların bakımı, birinci aşama cerrahi işlemlerin bitirilmesinden tam bir iyileşme fazı oluncaya kadar süren bir işlemdir. Hastaların protezlerinin tutuculuğunda veya çiğneme yeteneklerindeki değişimler gibi birtakım önemli fonksiyonlarda sınırlamalar görülebilir fakat tüm bu süreç boyunca hastalar proteze sahip olduklarından ötürü bu prosedür, protez kullanmayı engelleyen kemik greftleme prosedürlerine göre daha cazip görülmektedir.    

Protezin yapımı 

Son ölçü alma işlemleri uygun bir iyileşme periyodunu takiben genellikle üç ila dört hafta sonra yapılabilir. Bu aşamanın prosedürü de implantlarda sabit köprü yapımında olduğu gibi bir yol izler. Laboratuvar işlemlerini takiben dişli provalar yapılır ve hastanın estetik açıdan onay vermesi beklenir. Pek çok araştırmacının bildirdiği klinik çalışmalara göre, zigomatik implantların başarısının yüzde 82 ile yüzde 100 arasında değiştiği bildirilmektedir. Sonuç olarak, zigomatik implantlarla ilgili yapılmış olan çalışmaların ışığında zigomatik implantların, ileri derecede erimiş üst çene kemiğinde ve tümör operasyonu sonucu parsiyel üst çene kaybı olmuş hastalarda fonksiyon, fonasyon ve estetiğin tekrar kazanılması amacıyla başarıyla uygulanabileceğini söyleyebiliriz.  

İkinci implant gerekebilir 

Zigomatik implantlarla tedavilerde en önemli komplikasyon implantların kaybedilmesidir. Bugüne kadarki deneyimler göstermiştir ki, bu seyrek olarak ortaya çıkmaktadır fakat tedavi planlaması üzerindeki etkileri göz ardı edilmemelidir. Zigoma implantının kaybında; arka bölgeden destek almada ciddi sorunlar yaşanabilir, diğer implantlara aşırı kuvvet yüklenebilir. Sonuç olarak; ortaya çıkan dengesizliğin düzeltilmesi için aynı bölgeye ikinci bir implantın tekrar yerleştirilmesi gerekmektedir.