yazarresmi
Doğan Sarıbeyoğlu

saribeyogludogan@gmail.com

12 Eylül 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

FUTBOLDA DÖRT HAFTA

Bir ay oldu maçların sayısına bakarsak, artık yavaş yavaş takımlar ne durumda görebiliyoruz. Geçen yılın gözde takımı Başakşehir bu yıl çok iyi başlangıç yapıyor. Lider konumunda olmasını hak etti. Fenerbahçe’yi kendi sahasında 3 gol atarak yenmesi önemli başarı... Kolektif futbolu çok özel oynuyorlar. Bu takımın en büyük şansı Abdullah hocanın kurucu teknik direktör olması ve kurulduğundan buyana işin başında olması... Başkanda aynı konumda kurucusu ve değişmezi olduğu için futbolcular üzerinde çok önemli bir otorite oluşuyor. İki üç maç yenilelim de şu hoca başımızdan gitsin diyen kulüplerin çok uzağındalar. Futbolcuların içerisinde yeteri kadar tecrübeli olanların sayısı çok az, genel de 90 dakika koşabileceklerden oluşuyor. Futbolcuların seçimlerinde Abdullah hoca çok isabetli transferler yapıyor. Hem kulübe para kazandırıyor, hem de şampiyonluğa oynuyor. Beşiktaş’a gelince üçüncü şampiyonluğun kazanılmasının peşinde çok ciddi çalışmalar yapıyor. Yönetimden yana hiçbir sıkıntısı yok. Taraftarlarda sevdalılar, bu nedenlerden çok güçlü konumda. En güçlü ve en tecrübeli takımda onun elinde. Bu yıl şampiyon olma şansı çok yüksek… Rakipleri Başakşehir, Trabzonspor, Galatasaray olabilir ama ilk iki takımın garantisi var gibi...  Takımlarımızı hazırlayanlar ve yönetenlerin içerisinde sıralama yaparsak Beşiktaş birinci, Başakşehir ikinci sırada, Trabzonspor üçüncü, Galatasaray dördüncü, Fenerbahçe beşinci Antalya ve Göztepe daha sonraları sırada olurlar. Bu fikirlerimde değişim olabilir. Altıncı maçtan sonra daha sağlıklı düşünebiliriz. Takımlarda değişimler bu yıl iyice açığa çıkacak, zevkle izleyeceğiz. Bu futbolcularda yabancıların fazla gelmesi sonucunda yaşamaya başladığımız yeniliklerdir. Artık hiçbir futbolcu hakemlere kararlarından dolayı saldırmıyorlar. Taraftarlarda onlara bakarak eskisi gibi sıkıntı yaratmıyorlar. On yıl önceye bir bakalım neler yaşıyorduk. Hakemlerde kulüp başkanlarının ve spor sayfalarının etkisi altındaydılar, şimdi artık özgürce düdük çalıyorlar. Asla olaylar yaşanmaz oluverdi. Spor sayfaları eski dönemde daha kaliteli oluyordu. Çok değerli yönetmenler vardı. Asla yalan yanlış haber yazılmıyordu. Futbolcularımızda yabancı dil bilen yok denecek kadar azdı. Türkçeyi bile zor konuşanları vardı. Bugünlerde yurt dışından gelenler zaten çok iyi biliyorlar. Bizim yerliler de onlarla yaşayarak kısa zamanda lisanda ilerleme yapıyorlar. Dört haftada her şey güzeldi, zaman ilerledikçe bozulma olmamasını diliyoruz.
 
BASKETBOLDA ELENDİK
Yıllar önce çok iyi bir takım kurmuştuk. Çok iyi hazırlanmış on kişilik bir ulusal takım oluşturulmuştu. Teknik direktör yılların tecrübesine sahipti. Yurt dışında başarılarımız olmuştu. Şampiyonluklar, ikincilikler kazanıyorduk. Bir anda çoğu yurt dışında oynama şansı yakaladılar. Amerika’da bile yıllarca oynayanlar oldu. Basketbol Federasyonu çok emek veriyordu. Devamlı yurt dışındaki takımlarla maçlar yapılıyordu. Süper starlarımızın çoğu önemli rakamlar kazandıkları ülkelere gittiler. Ülkemizde yüz bin lira alıyorsa, orada 5 milyon aldılar. Bu dönemden sonraki basketbolumuz eski dönemdeki güce asla varamadı, bundan sonrada varabilmeleri mümkün değil. Basketbolu ayakta tutan üç beş kulübümüz vardı, transfer serbest kalınca takım maçlarında beş yabacıyla sahaya çıkmaya başladılar. Başarılar ve kupalar kazanılmaya başlandı ama konu ulusal basketbol takımımız olunca işin rengi değişiverdi. Her sene elenmeden kurtulamayacağız. Atletizm, halter, boks, yüzmede de yabancılarla avunuyoruz. Dopinglerden rezil oluyoruz.  Voleybol pek yoktu ama oda değer kaybetmekte. Çare yok mu var? Bu branşlarda, Romanya, Bulgaristan, Çekler, Yunanistan gibi ülkeler her açıdan bizden çok geri olsalar da spor dallarında çok başarılı oluyorlar. Gidin Romanya’ya oradan idareciler ve teknik direktörler getirsinler. Seçmeler yapsınlar bir süre Romanya’da eğitim görsünler, sonra ülkemizde devam etsinler. Bal gibi olur ama kimin umurunda…
 
ULUSAL FUTBOLDA FALA BAKACAĞIZ
Başka ülkelerin ulusal futbol takımlarının teknik direktörlerinin on yıldan önce değiştirenler yok. Teknik direktörlerin futbolcu transfer etme gibi bir imkanı da yok. Yıllar sonra meydana çıkan takımlardan başarılar beklemekte halkın arzusu yerine gelmiş oluyor. Ulusal takımımızın teknik direktörlerine bu şans verilmiyor. İki maç kaybedince gönderiyorsun yerine başkasını alıyorsun. Bu sadece halkı uyutmak, daha doğrusu kandırmak için uygulanmakta olan bir yöntem. Hiddink üç beş ayda gitti yerine Abdullah hoca geldi. Maç kaybedince gönderildi, yerine apar topar Fatih Terim getirildi. İsyanlar yeri göğü inletti… Arda ve eski futbolcuların sıkıntı vermesiyle Terim de gitti yerine Lucescu getirildi. Dört maçlık bir anlaşmayla, geride kalan iki maç bitince Lucescu’nun yerine biri daha gelecek. Yani iki dönem için 5 teknik direktör gelip gitmiş oluyor. Onlar gidiyor ama ulusal takım gitmiyor yeni bir hoca beklenecek. Biz kovmayı çok seven bir halkız. Birini kovunca böbürlenirler, hava basarlar sağa sola… Aklından bile geçirmez başarılı olup olamayacağımızı…

Doğan Sarıbeyoğlu Diğer Yazıları

Sporcu sağlığı

14 Kasım 2017

TFF YABANCILARA ÇALIŞIYOR

06 Kasım 2017

KÜFÜRBAZLAR DİKKAT EDİN

31 Ekim 2017

DERBİDE NELER OLDU

24 Ekim 2017

Futboldan kopuyoruz

17 Ekim 2017