YAZARLAR

GALATASARAY VE TERiM

Genç yaşında Adana’dan kalkıp Galatasaray takımında oynamak için İstanbul’a geldi. Defansta oynamaya başladı. Futbolun sahadaki dönemi gibi teknik direktörlükte de çok başarılı oldu. Ulusal takımda da uzun yıllar başarılı futbol sergiledi. Galatasaray’dan başka hiç bir takımda oynamadı. Teknik direktörlükte de uzun yıllar ulusal takımı ve Galatasaray’ı başarıdan başarıya koşturdu. Galatasaray’a UEFA Kupası’nı kazandırdı. Onun döneminde Galatasaray inanılmaz başarılar kazandı. Ulusal takımın başında da başarıları çok oldu. Avrupa üçüncülüğünü kazandığı gibi galibiyetlerle dolu bir dönemin sahibi oldu. Yazmakla bitmeyecek başarıları Galatasaray ve ulusal takımı yüceltti. Ama spor medyasının zavallılarından yakasını kurtaramadı. Her zaman her yerde ona zarar vermek için uğraşmaya hala devam etmekteler. Terim onların bu basitliğine asla başını çevirip bakmadı bile… Hem kulüp hem de ulusal takımdaki başarılarına rağmen hala TV’lerde ve spor sayfalarında onu aşağılamak için çırpınanlar var. Tarihindeki başarılarını göz ardı edip ikide bir onu karalayarak komplekslerini tatmin etmekteler. Terim’e yumruk vurdu diye bir kebapçıyı milli kahraman yapmakta ekranlarda methiyeler söylemekte hala ısrar etmekteler. Spor saatinin bütün dakikalarında resimlerle Terim’i aşağılamaya çalışanlara bir sözüm var sözleriniz Terim’i değil sizleri küçültüyor. Doğruyu söylemek isteyen Galatasaray sevdalısı birini de susturmaya çalıştılar. Ne Galatasaray nede Terim onların saldırılarıyla asla küçülmezler, küçülenler onlar olmakta. Terim’in çalışmaları sonucunda bu yıl Galatasaray şampiyonluk kupasını almış gibi. Son maçında puan kaybetmezse birinci sıradaki yerini koruyacak. Yönetim kurulları devamlı seçimlerle uğraşa dursunlar Florya’da Terim otoritesini bozmadı. Disiplinleri sayesinde doğduğu ve yaşadığı yerde hep başarılar kazanmaya devam etmekte. Futbolcularımızı da emeklerinden dolayı kutluyorum.

FUTBOLDA ADALETSİZLİK VAR 

Süper Lig’deki takımlara gerek spor medyası, gerekse TFF’nin yöneticileri adil davranmıyorlar. Söylenenlere göre her takım TTF’de bir güç odağı oluşturmaya çalışmakta bu çalışmalarda illegal bir yolla kulüplerine başarı sağlamanın çaresi olmakta. Bu konuda en etkin kulüp Sarı-Lacivertli yöneticiler olmaktalar. BJK’lı sporculara ve teknik direktörüne atılan cisimler nedeniyle sahadan kaçmalarına neden olunmasından dolayı Fenerbahçe kulübüne zararlardan dolayı hiç bir ceza verilmediği gibi maçın kalan bölümünü de aynı statta oynatmaya karar vermeleri adil bir girişim değildi. BJK oynamayacağım diye karar almak zorunda bırakıldı. Arda Turan yan hakemi eliyle itti diye verilen ceza 16 maç olarak ilan edildi. 16 maç cezayı vermek büyük bir haksızlık olarak tarihe geçmiştir. Sahada görüyoruz futbolcular birbirlerine tekme vuruyorlar, yumruk vuruyorlar, ayaklarına basıyorlar bazen de kavga bile ediyorlar. Tıs yok cezada yok, maç esnasında sahada hakemi kaç defa elleriyle itenleri formasından çekenleri, hatta tükürenleri gördük ceza yok ama Arda’ya yan hakemin göğsüne eliyle temas ettiği için 16 maç ceza vermek adaletsizliğin zirvesidir. Yıllarca futbol sevenlerin gözdesi olmuş İspanya’da dünyanın en büyük takımlarında oynamış olan bir futbolcuya verilen bu ceza komplekslerin azmasındandır. Ne hikmetse başarılı olanlara karşı bu tarz yaklaşımlarda bulunmanın hep keyif verdiğini görmekteyiz. Bu sezon bir kasaba takımı olan Akhisar kulübü kupalardan birini alırken çalınan düdüklerde hiç kasti hata olmadı. Maçı herkes keyifle izlediler. Nedeni bence maçın Diyarbakır’da oynanmasındandı, yabancı statlarda taraftar saldırılmaları güç bulamıyorlar. Ali Koç’un Fenerbahçe için konuşmasını izledik, çekingen bir ortamda konuştuğu belliydi. Muhalefette olduğu için bu kadar konuşabiliyor ama rakibi Aziz Yıldırım her yerde sık sık ve rahatça konuşmalar yapabiliyor. Seçimlere kadar egemen olan başkan olacak. Bu adaletsizlik eski yıllarda çok daha güçlü bir etkendi. Hala var olsa da gücünü zaman ilerledikçe kaybediyor.

Doğan Sarıbeyoğlu Diğer Yazıları