yazarresmi
Doğan Sarıbeyoğlu

saribeyogludogan@gmail.com

31 Mayıs 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Şenol Güneş parladı

Güneş, futbolculuğu döneminde ve teknik direktörlük döneminde dürüstlükten asla ayrılmayarak bu günlere geldi. Dürüstlüğü ve bilgisi onun zaman zaman dışarda bıraksa da asla yılmadı. Millitakımı dünya üçüncüsü yaptı. Başarıyı paylaşmak istemeyenler tarafından uzaklaştırıldı. Hangi kulübe gittiyse sevilmedi. Üç büyükler dışında bir takımı şampiyon yaptı ama oradan da ayrılmak zorunda kaldı. Milli takımda Ersun Yanal’a, Abdullah Avcı’ya, yabancılara görev verilirken göz ardı edildi. Çünkü dürüstü, işini iyi bilen biriydi. Alaverelere girmeyen kişiliği vardı. Kendisine yapılan teknik direktörlük görevini düşünür taşınır bazen hayır dediği de olurdu. Yüksek tahsil yapmış nadir futbolculardan biri olduğu için sadece parasıyla kulüp başkanı olanlarla anlaşamazdı. Sonunda Beşiktaş akıllı bir iş yapıp kulübü ona teslim etmeye karar verdi. Başkan ve yöneticileri işine asla karışmayacaklardı. Kabul ettiler ve imzayı attırdılar. Uyanık kaldığı bütün saatlerini bu işe ayırdığı için iki yıl üst üste şampiyonluğu Beşiktaş’a kazandırdı. Daha uzun yıllar orada kalır ve Beşiktaş’a çok başarılar kazandırır. Yeter ki Beşiktaş’ın başkan ve yöneticileri değişmesin. Yeter ki prensiplerine ters gelen bir girişimde bulunmasınlar. Onun başarılarına çok sevinen biriyim. Galatasaray’ın ayağı kayınca bütün gönlümle Beşiktaş’ın başarısını istedim. Çünkü Güneş’in taşımakta olduğu karakterin devam etmesini istiyorum. O karakterde teknik direktörlerin ona bakarak yetişeceğini düşünüyorum. Kulüplerimizin çoğu Galatasaray da dahil üç kuruş parası olan tüccarlar tarafından yönetilmektedir. Onların kulüplere verdiği zararlar inanılmaz boyutlarda olmakta. Örnek mi? Galatasaray’da bir dönemde 7 teknik direktör görev aldı. Futbolda dördüncülükte barınmaya çalışıyor. Basketbolda sonucu sıralarda, Şenol Güneş gibi birini bulurlarsa ve ona hiç karışmazlarsa şüphesiz ki başarı kazanılır. Şenol Güneş parladı, parlamaya hazır olanları kulüplerimiz yok etmemeliler. Kim onlar Rıza, Sergen, Okan, Abdullah, Aykut desem yalan olmaz…

 

Mayısta futbol şöleni

 

Mayıs ayında futbolda ki bir yılın emeklerinin sonuçları alınıyor. TFF 1.Lig’den Süper Lig’e çıkanlar, Süper Lig’den de TFF 1.Lig’e düşenler ve her iki ligin şampiyonları belirleniyor. Rizespor mu yoksa Bursaspor mu? Küme düşecek… Eskişehir mi, Göztepe mi? gelecek henüz belli değil… Bir haftada hepsi belli olacak. Şampiyonlar belirlendi. Sivas ve Beşiktaş bu sıfatı kazandılar. Mayıs ayının futbol takımlarının bir yıl boyunca verilen emeklerin sonuçlarının alındığı bu ayda futbol severler tribünleri dolduruyorlar. Kulüplerin kasalarına önemli rakamda paralar akıtıyor. Kaybedenlerde kazananlarda coşku ve zevk dolu günler yaşamaktalar. Süper Lig’de Fenerbahçe ve Galatasaray bu yıl güçsüzdüler. Her iki kulübümüz boş tribünlere oynadıkları için ekonomik sıkıntılar yaşamaktalar. Beşiktaş ve Başakşehir ise beklenenin üzerinde para kazandılar. İlk iki sırayı da uzun zamandır koruyarak Avrupa kupalarında oynamayı hak ettiler. Önemli miktarda para kazanma imkanını da yakaladılar. Teknik direktörlere gelince yerliler harikalar yaratırken yabancılar başarısız oldu. Sergen Kayseri’de inanılmaz bir çıkışla üç büyüklerden puanlar aldı, Okan, Akhisar’a 7 maçta 6 galibiyet kazandırarak kümede kalmasını sağladı, Abdullah, Başakşehir’i nerdeyse şampiyon yapıyordu. Bence en başarılı teknik direktörde o oldu. Antalyaspor küme düşmeye doğru giderken Rıza gelince yukarılara tırmanıverdi. Galatasaray’ın arkasında yerini aldı, son maçta Galatasaray’a kaybeder Antalya kazanırsa dördüncülükte yer alabilir. Denizli Eskişehir’i Yılmaz’da Göztepe’yi TFF Lig’den kurtarma çabasındalar. Fenerbahçe ile Galatasaray yabancılarla başarısız bir sezon yaşadılar. Takımsal başarıda tabii ki Beşiktaş ve Başakşehir ön plandalar. Antalyaspor’da onlardan sonra yer alır. Bu yıl hakemlerimize gelince; başlarda biraz eski günleri yaşattılar ama ikinci yarıda tek yanlış yapmadan ligi tamamladılar. Televizyonlardaki programlarda konuşmacılar bu nedenden çok sıkıntıya düştüler. Konuşacak konu bulmakta zorlandılar. Bu yılki mayıs şöleninde spor basını da çok rahat etti. Kulüplerin başkan ve yöneticileri gizli kapaklı işler yapmadılar. Haber olacak olaylardan vazgeçtiler. Spor basını mensupları da gizli savaştan kurtulmuş oldular .Televizyonlardaki spor programları sayısı bu yıl 9’dan ikiye  iniverdi. Mayıs şöleninde keyf yapanlar seyircilerdi. Gerek Süper Lig,  gerekse TFF 1.Lig takımlarının maçlarını zevkle izlediler. Spor alemine gelecek yılı düşünmek kaldı.

 

Galatasaray Sinan’ı satmamalı

 

İlk maçını izlediğimde aman buna dikkat etsinler dedim; Dinlemediler, yedeğe attılar. Sezon boyunca on maçta ya oynadı ya da son anda sahaya alındı. Tudor nerdeyse ‘bunu satın’ diyecekti. Sinan da Tanju’nun özellikleri var iki sene sonra Tanju Çolak gibi bir santraforumuz olabilecek birini satmaya kalkmamalılar. Onu alacak olanlar size sattırmak için türlü girişimlerde bulunabilirler. Galatasaray’ın son değerini yok paraya elinizden alıp giderler. Gençlik çağında, hem sağ hem sol ayakla topa vuruyor. Vurduğu zaman topu nereye göndermesi gerekirse oraya gidiyor. İki ayağı kadar kafa vuruşları da çok isabetli ve güçlü. Çok hızlı koşuyor, deparlarına dayanabilmek çok zor olmakta. Fizik gücü çok yüksek çarpanların çoğu yere düşüyor. Çok değil önümüzdeki sezonda sahaya inerse yeni bir star seyredeceğiz.

Doğan Sarıbeyoğlu Diğer Yazıları

Futboldan kopuyoruz

17 Ekim 2017

Galatasaray'ın liderliği

04 Ekim 2017

Futbolumuz için ağlamalıyız

19 Eylül 2017

FUTBOLDA DÖRT HAFTA

11 Eylül 2017

Ulusal futbolumuz

07 Eylül 2017