YAZARLAR

yazarresmi
İdil Çeliker

idil.celiker@gunes.com

17 Şubat 2015

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Biz nerede hata yapıyoruz?

Kadına karşı şiddeti durdurabilmek için, hiç bir dönem bu kadar canla başla çalışılmamıştı. Yasal düzenlemeler, devletin kararlı tavrı, sivil toplum örgütlerinin çabaları, kişisel mücadeleler Özgecan'ı sonsuzluğa uğurladıktan sonra ivme kazandı.
Bu tabloda herkesin samimiyetine inanıyorum.
Konya Merkezli Şefkat-Der kendilerine başvuran kadınlara, 81 ilimizde de  silah kullanma ve savunma sporları eğitimi verme kararı almış. Gerçi silah, son derece tehlikeli bir savunma aracı. Karşınızdaki saldırganın, silaha, silahla karşılık verme riski son derece yüksek.
Kaldı ki, tehdit altında olmayanlar için ruhsat almak da neredeyse imkansız.
Ülkemizi Avrupa ve Ortadoğu'da yıllarca başarıyla temsil eden sporcularımız da, bu kayanın altına ellerini sokmaya hazır.
Mesela Alaaddin Şahintekin.
Kendi üslubuyla  geliştirdiği dövüş sporu felsefesi, beden dili okuma ve savunma tekniklerini sosyal sorumluluk projesine dönüştürmek için gün sayıyor.
Aslında en büyük savunma silahı aileler.
Anneler evlat yetiştirirken, "Üstünlük" yaftası takmasalar erkek çocuklarına, babalar "Babalık" görevlerini gerçekten üstlenseler, bu acı tabloyla karşılaşmamız çok zordu. İtalya'da hazırlanan bir kısa filmde erkek çocuklarına bazı sorular yöneltiliyordu. Ardından yaşıtları olan bir kız çocuğu getirildi yanlarına. Onun hakkında ne düşündükleri gibi sorulardan sonra, kıza çok şiddetli vurmaları istendi.
O dakikaya kadar istenilen herşeyi yerine getirmelerine rağmen, hepsi net bir şekilde "Hayır" diye itiraz etti bu talebe.
Biri; " "Bir kıza çiçekle bile vurmamalısın."dedi, diğeri dini bilgilerden feyz aldı,
sonuncusu ise "Çünkü biz erkeğiz" diye açıkladı. Onları da anaları, babaları yetiştiriyor.
Şimdi toplumumuza ve erkek çocukların büyütülme evresine bakıyorum da, anneye vuranlar, kız kardeşini , ablası dövenlere bir alkış tutulmadığını kalıyor.
Çok uzakta değil, açın televizyonu "Süper Dadı" isimli programa göz atın. O kadar net ki fotoğraf.
Katili, saldırganı en ağır cezayı alsın. İster her gün ölsünler, ister hadım edilsinler, ister idama mahkum olsunlar. Ya arkadan gelenler ne olacak? Hangi savunma tekniğiyle hangi silahla düzelteceğiz bu hastalıklı ruhları? Şimdi başınızı eğip, düşünün "Biz nerede hata yapıyoruz?" diye...

Doğru tespit

NLP Uzmanları Dernek Başkanı Mustafa Kılınç, dönemsel olarak bilgilendirme notları paylaşıyor bizlerle. Son gönderisi ilgimi çekti.
Diyor ki Kılınç; "Kendimizi nasıl hissediyorsak, bizim zihinsel durumumuz, eylemlerimize ve ilişkilerimize güçlü bir tarzda etki eder. Yarış arabaları ile odaklanma gücü arasında inanılmaz bir benzerlik vardır. Arabanız kaymaya başlayınca doğal olarak bundan kurtulmak teşebbüsü ile duvara bakarsınız. Ancak korktuğunuz şeye odaklanmayı sürdürürseniz kesinlikle bu olur. Profesyonel olan yarışçılar bizim farkında olmadan odaklandığımız istikamete gittiğimizi belirler. Bu yüzden de dikkatlerini duvara değil, boş piste odaklarlar.Hayatta birçok insan dikkatlerini yaptıkları şeye değil istemediklerine yöneltirler. Eğer korkunuza karşı durur, inançla odağınızı, disipline ederseniz eylemleriniz doğal olarak arzu ettiğiniz şeye odaklanır." Ne kadar doğru bir tespit değil mi?

İdil Çeliker Diğer Yazıları