YAZARLAR

Masumiyetin ölümü

Masumiyetin kaçıncı ölümü bu? 
Saymaktan vazgeçtik artık. Sadece isyan ediyor yüreklerimiz. Sabrımız taştı, gözümüz döndü. 
Bugün karalara bürüneceğiz top yekun ki iyice duyulsun çığlıklarımız “Yaradılmışın yaşam hakkına saygı. Kadına şiddete son. Cezalar ağırlaşmalı” 
Sadece 2014’te erkek eliyle hayattan göç eden 294 kadının adı girdi belgelere. 
Bir kaç gün önce Nurcan, dün Özgecan bugün Sevgi ve niceleri... 
Bu suçun cezası eminim ki revize edilecek. Öyle bir hale gelmeli ki, bir daha kimse kadına karşı şiddet göstermeye cesaret edememeli.  O “Hafifletici” bahaneler savunmalardan kalkmalı. Ne bir gülüşün, ne kılığın ne duruş örter şiddetin üstünü.   
Bugün kamuoyu “Idam cezası” hükmünün yeniden uygulanmasında bu kadar ısrarlıysa, suç ve ceza örtüşmüyor demektir. 
Başbakan Ahmet Davutoğlu dün açıkladı; “Kadına Şiddete karşı seferberlik ilan edildi” sözleriyle. Sanıyorum, sadece kamu spotlarından söz etmiyordur Başbakan. Seferberliğin  daha fazlasını kapsayacağından kuşkumuz yok. 
Yine de Devlet, bir yere kadar uzatabiliyor kollarını. 
Esas sorun bizlerin duyarsızlığında, 
Daha yeni izledim sanal alemde yayına koyulan bir videoyu. 
Gizli kameraların yerleştirildiği bir asansörde, oyuncu çiftin yaşadıkları, toplumsal duyarsızlığımızı tabak gibi aynalıyordu. 
Adam kadına sözlü ve fiziksel şiddette bulunuyor, asansörde bulunanlar ya ilk katta iniyor, ya arkasını dönüp görmezden, duymazdan geliyor. 
“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” derseniz, o yılanlar  gün gelir sizin de canınızı acıtır. 
Bu seferberliğe dahil olun lütfen. O nazik ellerinizi sert kayaların altına sokmaktan imtina etmeyin....

Çalıntı eserler müzesi

New York Üniversitesi’nin sanat okulu öğrencileri, önemli ve ilginç bir çalışmaya imza atarak, sanatseverlerin hedefine dönüşmüş durumda. 
Malum, pek çok ülkenin en önemli sorunlarından biri tarihi ve sanatsal değeri olan eserlerin çalınması. 
Çoğu eser bir şekilde ülke topraklarından çıkarılıyor, Eh, aynı dertten biz de muzdaribiz... 
Bir zamanlar, müzelerde ya da doğal ortamlarında sergilenen eserler hırsızlık yoluyla sırra kadem basıyor. 
Gençler, bu kıymetlerin unutulmaması icin başlattıkları projede, beklenmedik bir performans göstermişler doğrusu. Projenin adı “Çalıntı Eserler Müzesi” 
Oluşturulan sanal gerçeklikle, o eserleri  ziyaretçilere sanki varmış gibi gösterebiliyorlar. 
Özel gözlükler sayesinde tıpkı bir müze geziyormuş hissine kapılmaları bu yüzden. 
Henüz, sanal alemde bu ziyareti yapmak mümkün olmasa da, atılan adım gerçekten önemli. 
Ben haberi Bilim ve Teknik Dergisi’nde okudum. 
Daha fazla bilgi için “mosa.ziv,bz” adresinden faydalanabilirsiniz. 
Dilerim bu uygulama tez zamanda bize de ulaşır. Zira, çoğu tarihi eserimiz, değerli sanat çalışmalarımız ortada yok...

İdil Çeliker Diğer Yazıları