YAZARLAR

Sinan'ı anlarlar, Şahan'ı da

Son günlerde spor camiasından, adını en sık duyduğumuz isimlerden biri Sinan Engin. 

Mesleğe başladığım yıllardan beri tanırım.. 
2003-2004 sezonunda Beşiktaş'ın "Genel Menajer" görevini üstlendiği dönemde, herkes peşinde koşarken, söyleşi talebimi kırmamış, evinde eşi Ayşe ile birlikte, her tele dokunmuştuk. 
Kanka mıyız? 
Hayır... 
Ama her karşılaştığımızda, sevgi ve saygıyla ayaküstü de olsa sıcak sohbetlerimiz sürer. 
Seveni, sevmeyeni,öveni, yerini bol olanlardan... 
O kadar gerçek ve kendisiyle barışık ki, özlenen "İnsan" fotoğrafı, her platformda "Aranan Adam" olmasını kolaylaştırıyor. 
Bir bakıyorsunuz, ekranda yorumcu, bir bakıyorsunuz filmde "Ağır Ağabey", bir bakıyorsunuz dizide konuk oyuncu, reklamlarda başrolde. 
Herkes onu istiyor projelerinde... 
Düzgün bir evliliği var. Evlatlarına karşı örnek teşkil edecek bir baba profili de. 
Mahallenin bıçkın delikanlısı gibi bir profilin altına imza atmış olsa da, insani yanı o kadar güçlü ki, her ortamda en aranılan isim olmayı beceriyor... 
Malum, ülkemizde en çok gişe yapan film Recep İvedik. 
Sinan Engin de bir "Recep İvedik" fanı. 
Bütün filmleri kaydedip, tekrar, tekrar seyrettiğini saklamıyor. 
Eleştirenler, bir de bu gözle baksın bence... Çoğunluğun gönül bağını, samimiyete attığını keşfettikleri gün, Sinan'ı da anlarlar, Şahan'ı da... 

Kansere tatlı destek 

Yıllardır, pek çok ürüne "Kanserojen" yaftası takıldı. Liste başında ise tatlandırıcılar var. 
Hele, kanser tanısı konulanların, beslenme listesinde acilen çıkarması şart koşulan tatlandırıcılar, ABD'de bir üniversitenin yaptığı araştırmalar sonrasında aklandı. 
Yetmedi, kanser tedavisinde, özellikle de kemoterapi sırasında tüketilmesinin daha hayırlı olacağı yönünde veriler, kamuoyuna sunuldu. 
Zira iddiaya göre, yapay tatlandırıcılar kanser hücrelerinin yayılmasına engel oluyor. 
Nedir bu insanların deney tahtasına çevrilmesi? 
Biri çıkar, "Yumurta kolesterol yapar" der, biri "Biri kolesterol öldürür, diğeri yaşatır" naraları atar... 
Bir ara GDO'lu ürünlere sardırdılar milleti, şimdi kimse hiç bir şey hatırlamıyor. 
Tek bakılan bütçeye uygun olup, olmadığı alınanların. Hepsi bu... 

Dışlamak işe yarıyor 

Dün gazetemiz Güneş'te Emre Belezoğlu'nun Hollanda maçında, yalnız kaldığı ve moralinin bozuk olduğuna dair bir haber vardı. 
Bugüne kadar çizdiği tabloda, öfke kontrolü olmayan, üslubu saldırgan, her fırsatta kavgaya zemin hazırlayan Emre, hem seyirci, hem meslektaşları tarafından dışlanmaya mahkum oldu. 
Aslında şiddete meyilli her insana gösterilmesi gereken tepki bu. 
İşaretlenerek "Yalnız" bırakılmak, öfke kontrolü olmayanlara verilecek en güzel cezalardan biri. 
Keşke, her platformda aynısı uygulanabilse, Sıcak kavgayalara dalmak yerine, araya buz dağları sıralansa da, kişiler o soğuk tekliğin  acısını yüreğinin derinlerinde hissedebilse. 
Dirayetli davranılırsa, gördüğünüz gibi işe yarıyor "İstenmemek" 

İdil Çeliker Diğer Yazıları

Bugün yıldız sensin

28 Mart 2015

Saatin kadar yaşa

24 Mart 2015

Yeni ekmek kapısı 

16 Mart 2015

İbo’dan haber var

12 Mart 2015

Adamlık meselesi

10 Mart 2015