YAZARLAR

Yeni ekmek kapısı 

Sosyal medyanın, rant kapısına dönüşü, yine popüler isimlere yaradı. 
İlk önceleri anlayamıyorduk, insanların ayaklarını, çantalarını, yiyip, içtiklerini sayfalarına taşımalarını. Hatta “Görgüsüzlük” olarak nitelendirdiğinizden, yerden, yere de vurduk çoğumuz. 
Takipçi sayıları arttıkça, amaçları çıktı ortaya. 
Tanıtımını yaptıkları firmalardan hediyeler, artı takipçi sayısına göre belirlenen ücretlendirmeler. 
Eda Taşpınar, ürün tanıtımından 10 bin lira alıyormuş. 
Burcu Esmersoy 7 bin... 
Demet Akalın’ın 15-20 lira arası aldığı iddia ediliyor. 
Parayı basmak da yetmiyor bazılarına, zira markada seçicilik yaptıkları biliniyor. 
Hoş, Demet deli doludur malum. Diğerlerine benzemez. 
50 bin verirler, marka ismi kullanmaz da, gönlüne yatar bedavaya tanıtır. 
Sadece ünlü isimler de değil, bu işi kovalayan. İnanılmaz sayıda takipçiyle fenomen olan çok sayıda sıradan vatandaş da var. 
Sonuç olarak, bunca takipçi satın almalar, acayip fotoğraflar kullanmanın sebebi, gösteriş merakı ya da teşhir değil, para... 

Projeye oyuncu seçmek 

Ekranlar yeni yüzlere hasret. Bu nedenle yapımcıların gözleri, piyasaya taze çıkanların üstünde. 
Eskiden tiyatro oyunlarına giderek, genç oyucuları işaretlerdi. Şimdi sıradan vatandaşın başrole geçtiği programlar mercekte. Bir ara Abdullah Oğuz, konuyu bir kaç adım ileri taşıyarak, sokağa kamera çıkarıp, vatandaşa sorardı “Ekranda kimleri görmek istersiniz?” Sorusuyla. 
Aldıkları cevapları değerlendirerek çıktıkları yolda, aynı kişilerin oluşturduğu “Izleyici tablosu” taleple sunulan arza rağmen, beklentiyi karşılamaya yetmemişti. 
Zira, ilk akla gelenler zaten medya vasıtasıyla “Popüler hale gelmişlerden” oluşuyordu. 
Sistemin en önemli ayaklarından biri ise “Güzellik yarışmaları” 
Bizde “Güzellik” en önemli meziyet...Yıllar içinde, yarışmadan çıkıp, ekranda beylik süren çok arkadaşımız oldu. 
Kendilerini oyunculuk adına yetiştirdiler de. 
Son dönemde ise 2014 Türkiye Güzeli Amine Gülşe’ye verildi bu paye. 
“Asla Vazgeçmem” adlı projeyle ilk başrolü üstlenen Amine, Allah için son derece güzel bir kız. Ancak, iş oyunculuğa gelince, henüz yeterli lezzeti verebilecek kıvamda değil. 
Keşke ilk deneyiminde, daha eğlenceli bir projede yer alsaymış. 
Henüz “Oyuncu” statüsünde anmak mümkün değil elbette onu, Eminim bir oyuncu koçu ile çalışıyordur ama yolu uzun. Zira yaşamışlığı, oyunculuğunun açıklarını kapatmaya yetecek kadar değil. Kaldı ki, memleket topraklarında büyümediği için bir “İsveçli” soğukluğu da, ekran başındakilere yansıyor. 
Yine de iyi uyarlanmış bir hikayenin içinde pişmek, bir sonraki proje için kırmızı halı niyetine gelebilir. 

İdil Çeliker Diğer Yazıları