YAZARLAR

Define arama yönetmeliği gözden geçirilmeli

Define: gömülmüş ya da saklanmış; artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli eşyalara denir.  Defineci ise bu tarz sahipsiz kalan hazineleri arayan kişilerdir. 

Türkiye ‘Hazine’ cennetidir. 

Türkiye, dünyanın en çok defineye sahip olan ülkelerden biridir. Tarih, yakalanan ya da kaçırılan gömüler, bu söylemimi destekliyor. 

Ancak ülke olarak tarih konusunda oldukça geride olduğumuzun farkındayız. Bunu kabullenmek zor olsa da bu durum gerçek. 

Mesela; 

Bugün tesadüfen toprakta altın ya da gümüş sikke, heykel veya değerli taşlı takılar bulsanız ne yaparsınız ? Çoğunluk heyecan ve korku duygusunu aynı anda yaşar. 

Çünkü;  ‘zengin oldum’  hayali heyacanlandırır  ‘yakalanırım’ endişesi korkutur. 

Yönetmelikte eksikliklerin olması, düzenlemenin tek taraflı hazırlanmış olması Türkiye’de gömü bulan vatandaşı dolandırıcıların eline düşürüyor veya tarihi zenginliğin yurtdışına kaçmasına neden oluyor. 

Türkiye’de define arayan sayısı aktif olarak yaklaşık 2 milyon olurken meraklısı ise yaklaşık 3 milyon olduğu tahmin ediliyor. 

Bir çok kişi define araması yüzünden hapis ve idari cezası alırken birçok kişi ise izini kaybettirerek izinsiz çeşitli ihlaller yapmıştır. Define aramak kanunun belirlediği yerler dışında yapmak yasal olduğundan dolayı cezası yoktur.  

Ancak koruma kanununda belirtilen yerlerde define aramak suç olurken kazmak, defini çıkarmak ve satmak ise ayrıca suçtur. Kültür ve Tabiat varlıkları yasasının 74. maddesine göz atalım. 

“Kültür kaimlerini bulmak için izin almadan kazı ya da sondaj yapmak suçtur. Bu kişiler 2 yıl ila 5 yıl arası hapis cezasına çarptırılmaktadırlar.  

Şayet yapılan bu kazı ya da sondaj sit dışında, koruma kanunun belirttiği yerler dışında yapılıyor ise verilen ceza 1/3 kadar olacaktır. 

İzinsiz bir şekilde define araştırmasına girenlerin cezası 3 ay ila 2 yıl arasında değişmektedir.  

Şayet bu kişiler buldukları definleri yani kültür varlıklarını kaçırarak yurtdışına satıyor ise bu ceza iki kat daha fazla olmaktadır.” Bu ceza kültür varlıklarını koruyanlar için de geçerlidir. Yasa ve kanunların doğayı ve kültür mirasını koruması çok önemli. Gerekli, kurallar uygulanmalı bu tarafta sorun yok. Sorun, define bulan vatandaşa ve bulduğu nesneye verilen değer. 

Bulan vatandaşı suçlu görmeye, elindeki nesneyi de çerez parasına almaya devam edersek Türkiye, tarihi ve kültürel zenginliklerini rakiplerine kaptırmaya devam edebilir! 

Yapılması gereken şu : 

Önce define arama işini hobi edinmiş vatandaşları dinlememiz gerek. 

Bu işin bağımlısı olanları, bu meraktan vazgeçemeyecek olanlar ile bir araya gelip onları dinleyelim. Ne suç işlesin, ne de doğayı mahvetsin. Onları, bu işi resmi yapan kurum ya da kişiler ile bir araya getirip bilinçlendirmeliyiz. 

Çok hevesli, yetenekli olanları bu sektörde değerlendirebiliriz. Kelepçeyi tak, cezaevine götür çözüm değil. Definecilik konusunu en az yılda bir kez gündeme getirmeli, vatandaşa korku değil umut vermeliyiz. Yasalardan korkan, elindeki tarihi nesneyi ucuza kaptırmak istemeyen vatandaş, kolaylıkla dolandırıcı ve kalpazanların tuzağına düşebiliyor...