YAZARLAR

Yeni sistemde meslek odaları kalmalı mı? 

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı sistemine hazırlanırken kurum ve kuruluşların durumuna göz atmakta fayda var. Kaç bakanlık olmalı, kurum ve kuruluşlar azaltılmalı mı, meslek odaları kalkmalı mı ? Yeni sistem, beraberinde tasarrufu getireceğinden işe önce gerek kalmayan kurum ve kuruluşlardan başlamalıyız. Mesela; meslek odaları... 

Tabi bu yorumlar meslek odalarının yöneticilerini kızdırabilir ancak mesele “Vatan “ 

Yani Türkiye 2023 hedefine odaklandığından daha güçlü bir sisteme ihtiyaç duyulmuştur. Her sektörde meslek odaları var, büyük küçük fark etmez sonuçta yüzlerce meslek odaları var. İş yeri açıyorsanız mutlaka oda üyeliği yaptırma mecburiyetiniz var. 

Eğer devletin teşviklerinden yararlanmak istiyorsanız yine oda üyeliği mecburiyetiniz var. 

İlgili makamlara ticaret yaptığınızı ispat etmek istiyorsanız yine oda faaliyet belgesi sunma mecburiyetiniz var. Sistem öyle bir kurulmuş ki bir şekilde meslek odalarına mecbur kalıyorsunuz. 

Her yıl aidat için uyarılar gelir, her yıl seçimler için davet gelir. Aidatlarınızı ödemezseniz faiziyle bir gün mutlaka ödemek zorunda kalıyorsunuz. 

Yoksa sistemin istediği belgeyi alamazsınız. 

Seçimlerde oy kullanmazsanız, sektör temsilcilerinin insafına kalıp sorun yaşadığınızda sesinizi duyduramazsınız. Yönetim şekline baktığımızda sektörlerin en zenginlerinin görev yaptığını görürsünüz. 

Mesela ticaret odalarının yönetiminde mahalle bakkalı göremezsiniz, en ünlü süper marketlerin sahiplerini görürsünüz. Odaların meclis üyelerinin rozetleri çok afilidir. Sokakta o rozeti ilk gördüğünüzde milletvekili ya da bakan sanırsınız, yakından incelediğinizde meclis üyesi olduğunu farkedersiniz. Meslek odalarının binaları genelde çok lüks ve merkezi bölgededir. 

Büyükşehirlerdeki odaların binasını otel sananlar bile var. Ülke ekonomisine katkı sağlayan meslek odaları da var, bu işi sadece itibar görmek için yapanlar da var. Ülke ekonomisi için gece gündüz çalışan meslek oda başkanları ya da üyeleri de var, sokakta, çarşıda, pazarda yasa seçimlerde birbirinin kafasına sandalye fırlatanlar da var. Türkiye’deki tüm meslek odalarının toplam 23 ile 30 milyar TL civarında bir paraya sahip olduğu söyleniyor. Esnaflar, iş yeri açmadan önce meslek odalarına giderek üyelik ücretlerini yatırmak zorunda. Yani siftah almadan, siftah vermek zorunda. Kanunla kurulan, yasa ile kurulan meslek odaları yeni sistemde olmalı mı, olmamalı mı? 

Bence olmamalı! 

Çünkü ticaret erbabının vergi levhası var. Yani vergi veren tüm mükellefler devletin tanıdığı ticarethanelerdir. Bugün iş yerlerinin duvarına baktığımızda vergi levhası, belediye iş yeri açma ruhsatı, meslek odalar üyelik belgesi vs vs onlarca belge görürüz. Bunun yanında TÜİK, meslek odaları, vergi daireleri, belediyeler ve bir çok kurum ya da kuruluşlar araştırma yapmak için ayrı ayrı evrak ister ya da ziyaret ederler. Bence hepsi tek çatı altında toplanmalı ve israfın önüne geçmeliyiz. O kadar çalışan sadece ortak akıl ile düzenli bir sistem için enerji tüketse tek çatı altında dünyaya örnek olacak bir güç ortaya çıkar. Herkes kendi kurum ya da kuruluşunun başarısını ortaya koymak için mücadele edeceğine, Türkiye’nin başarısı için mücadele etmeli. 

Kurum ya da kuruluşlar birbiriyle yarışacağına yurt dışındaki rakipleriyle yarışmalı. 

Türkiye’de ekonomi yeni sistemde tek çatı altında yönetilmeli ve yüzlerce kişinin enerjisi de bu ülke için harcanmalıdır. 

Eğer bunu başaramazsak en azından Meslek Odalarına mecburi üyelik yeni düzenlemeyle kaldırılmalı. Şimdi şunu düşünün : 

Kimin kime ne kadar faydası oldu ?