yazarresmi
Kayahan Uygur

kayahan.uygur@turkmedya.com.tr

01 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başkasının bayrağıyla devlet kurmak

Referandum düzenlemek basittir ama devlet kurmak turşu kurmaya benzemez. “Devlet kurma hakkındansöz etmek de kolay ama o hakkı kullanacak topluluğu saptamak çözümü olmayan bir sorundur. Neden Barzan aşireti devlet kuruyor da, Talabani devlet kurmuyor mesela? Türkmenlere, Süryanilere, Yezidilere ve diğerlerine bu hak neden verilmiyor peki? Bu iş böyle devam edecekse iş İstanbul Zeytinburnu’nda Doğu Türkistan Cumhuriyeti kurmaya kadar gidecek mi, söyleyin de bilelim. 

Trajedi 

ABD’nin sömürgeci Başkanı Wilson’un “Halkların kendi kaderini tayin hakkı vardır” iddiası temelsizdir ve en azından hakkaniyetle uygulanması olanaksızdır. Bu iddia, dünyaya savaş, çatışma, ölüm dışında başka bir şey getirmemiştir, öncelikle bunun altının çizilmesi gerekir. Sadede gelelim, siz daha önce hiç “Kendi kaderimi tayin ediyorum” diye başkasının bayrağını sallayan gördünüz mü? Barzani maalesef bu onur kırıcı trajediyi Kürtlere yaşatmıştır. 

Kosova’nın bağımsızlığı sırasında Priştine’de ABD bayrağı sallayanlar oldu. Ama bu Sırbistan’ı bombalayıp o bölgenin otonomi kazanmasına yol açan Amerikalılara teşekkür mahiyetindeydi. Sevimsiz ve bir açıdan zoraki bir gösteriydi ama yine de anlaşılabilir bir mesajdı.  

İsrail aşkı neden? 

Peki, Barzani destekçileri için İsrail ne yapmıştı da Erbil’in her köşesinde o bayrak göze çarpıyordu? Siyonist bayrak tutanlar hangi mesajı vermek istiyorlardı? Bunu anlamak için önce İsrail bayrağının sembollerini bilmek gerekir. 

O bayrağın üzerinde 6 köşeli bir yıldız var. Ona Davut yıldızı derler. Kimilerine göre 6 köşesinin her biri haftanın bir gününe, ortası da Yahudilerin kutsal günleri olan Cumartesi’ye (Şabat) işaret eder. Bu yorum yetersizdir, çok eski Yahudi mezarlarında yıldız 5 köşelidir, İslam sembolüyle aynıdır, Yahudiliğe daha sonra Rabbinizm, Kabala gibi akımlar hâkim olunca yıldız da değişmiştir. 

Davut kalkanı 

David yıldızı gerçekte “Maghen Davut” demektir, yani Davut’un kalkanı. 19’uncu yüzyılın sonundan itibaren siyasal bir sembol olmuştur. Yahudilerin inancına göre Davut’un kalkanını taşıyanlar her türlü saldırıdan korunur. Hatta kendisinde çok büyük güçlerle yaptığı savaştan bile galip çıkarlar, Davut ve Calut’un (Golyat) kavgasındaki Davut’un kalkanı budur. Barzaniciler de kendilerinin İsrail tarafından korunacaklarına çok eminler. Bu bir. 

İkincisi şudur: Siyonist hareketin ön plana çıkardığı Davut kalkanı sembolü, bir toprakta azınlıkta olan bir topluluğun giderek büyüyeceğini, topraklarını genişleteceğini anlatır. Siyonizm’in tarihi de budur. 1923’te Filistin’de İngiliz mandası altında bir Arap devleti kurulduğunda orada Yahudilerin oranı sadece yüzde 11’di. Dönemin bazı işbirlikçi Arap liderlerinin fotoğraflarına bakınız, gerçekten devlet kurmuş gibi sevinçle gülümsüyorlar. Bilmiyorlar ki tam 25 yıl sonra oralardan kovulacaklar ve o topraklarda bir Yahudi din devleti kurulacak. 

Kürdistan Siyonist haritası 

Üçüncüsü bu Siyonist sembol, yani İsrail bayrağı Barzani televizyonlarında yayınlanan haritalarla birlikte düşünüldüğünde gerçek anlamına kavuşuyor. Demek isteniyor ki, “Bakmayın bu topraklarda bizim nüfus oranımıza, biz de Yahudiler gibi yapıp, ilerde her tarafı, hatta Türkiye’nin bütününü ele geçirebiliriz”. Tabii aç tavuk kendini darı ambarında görürmüş ama düşünce planında da kalsa Barzanilerin bu düşmanca tavrı herkesi üzmüştür. 

Yahudi’den çok İsrailci 

Dördüncüsü, İsrail bayrağında yer alan iki çizgi Nil Nehri ile Fırat arasında kalan toprakların büyük İsrail’e ait olduğu anlamını taşır. Barzaniciler bu bayrağı sallayarak kendilerinin de bu projede yer aldıklarını söylemiş oluyorlar. Daha ne desinler? 

Bu noktada Yahudilerin de tümünün aşırı milliyetçi olmadığını, İsrail’in dış politikasını eleştiren çok sayıda Yahudi bulunduğunu da hatırlatalım. Barzancilerin İsraillilerden çok İsrailci görünerek kuracakları devletin karakteri de böylece ortaya çıkmış oluyor. Böyle bir devlet kurulabilir mi? 

Çeşit çeşit bayraklar 

1930’lu yıllarda Barzani ve adamları Ağrı bölgemizde “Ararat Cumhuriyeti” adında bir devlet kurmak istediler. O sırada Ermeni bayrağı sallıyorlardı. Oradan Ermenistan’a kaçtılar, sonunda Ermeniler onları istemeyince yine Orta Asya’daki Türklerin yanına gittiler. 

Ruslar Barzanileri 1946’da İran’da kullandı, İngilizlerle yaptıkları nüfuz mücadelesinde Mahabat Cumhuriyeti kurup Rus bayrağı salladılar. Müslüman Kürtler bu kadarına razı olmayınca oradan da Türkiye’ye kaçtılar. 1960’lardan sonra İran Şahı’nın aslanlı bayrağını astıklarında, 1990’lardan itibaren de bol bol çok yıldızlı ABD bayrağı salladıklarında Türkiye’den çok yardım gördüler. 

Kardeşliği unutmayın 

Şimdi İsrail bayrağı taşıyanlar, biliyorum ki en sonunda devlet kurmak için değil de canlarını kurtarmak için Türk Bayrağı’na muhtaç kalacaklar. Referandumda “Evet” oyu verenlerin bir kısmının ülkemizde sığınma olanaklarını şimdiden ayarlamışlar diye duyuyoruz. Demek en azından bilinçaltlarında eminler ki bu sonuçsuz bir maceradır, onlara İsrail’den hiçbir fayda gelmez, gerçek dostları ve kardeşleri Türkler ve Araplardır.   

Türkiye’nin Irak’ın Kuzeyindeki Kürtlere, hatta Barzani’ye de bir düşmanlığı yoktur. Her zaman imdatlarına da yetişmiştir. Sahip oldukları haklardan en geniş biçimde yararlanan, hatta Irak’taki çeşitli topluluklar içinde en müreffeh ve özgür biçimde yaşayan Kürtler liderlikleri tarafından atıldıkları macera elde olanın da yitmesiyle sonuçlanacaktır. Yazık.