yazarresmi
Kayahan Uygur

kayahan.uygur@turkmedya.com.tr

18 Temmuz 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Geziciler bile uyanırken “İslamcı” abiler… 

Dünya değiştikçe, insanlar uyandıkça gerçekler her gün daha fazla su yüzüne çıkıyor. Kimlerin kimlerle beraber oldukları daha iyi görülüyor.  Örneğin radikal solda Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) diye 1997’de kurulmuş bir örgüt vardır. Bugün biliyoruz ki bunlar FETÖ’nün has adamı Troçkistlerdir. 

Asıl adı Lev Davutoviç olan Troçki aslen Kırım kökenli olan bir Yahudi olup çeşitli ülkelerdeki solcu Yahudiler ona sempati duymuş ve bunlar da Troçkist partilerin asli unsurları olmuşlardır. 

FETÖ ve Troçki 

Troçki ve Troçkist partilerle FETÖ’nün ne işi olur diye soracak olursanız, ABD’deki İslam düşmanı Neo-Con akımın kurucularının eski Troçkistler olduğunu hatırlatırım. FETÖ örgütünü kuran ve geliştiren CIA ajanları arasında da yine Troçkistler vardır. Pennsylvania’da Gülen’in en yakınında da eski Troçkist Türklerden birini görüyoruz. Zaten Genç Siviller ve Taraf gazetesi gibi sözde AK Parti destekçisi, gerçekte ise FETÖ kumpasçısı olan ajan organizasyonlarında da bol sayıda Troçkist ve DSİP mensubu solcu yer almıştı. 

Dünya finans çetesi eskiden beri Troçkistlerle bağlantılıdır. Troçki’nin resmi nikâhsız ikinci karısı Natalya Sedova çok zengin bir Yahudi bankerin kızıdır. Bugün Troçkist sol, Batı medyasının, Rothschild entellerinin ve Soros şebekesinin göz bebeğidir. Nerede Turuncu Devrim, yıkılması istenen milliyetçi lider ya küreselcilere kafa tutan birileri varsa Troçkistler orada CIA’nın emrindedirler. 

Troçkistler ve Cihangir İslam 

Troçkistler, sözde dünya devriminin bir an önce gerçekleşmesi için tekelci sermayenin dünyanın tamamını ele geçirerek bir dünya devleti kurmasını şart olarak kabul ederler. Bu nedenle milli devletlerin en büyük düşmanıdırlar. Her halde Türkiye aleyhtarlığında, vatan ve devlet kavramlarına olan muhalefette buluşuyor olmalılar ki bugünlerde DSİP’in en büyük müdavimi, eski AK Partili ve Kavakçı ailesinin eski damadı Profesör Cihangir İslam’dır. Özellikle Moda, Cihangir gibi semtlerde olmak üzere beraber toplantılar düzenliyorlar. Troçkist DSİP liderleriyle, İslamcı geçinen Profesör Cihangir İslam birbirlerine çok yakışıyorlar doğrusu! 

Yine de Cihangir İslam’a şaşmamak gerek. Belki de Lev Davutoviç Troçki ile FETÖ elebaşı Gülen’in ortak yanları onu etkilemiştir. Öyle ya Lev Davutoviç Troçki liderine ihanet etmiş, ülkesini yıkmak isteyen küresel güçlerle ittifak yapmış, sonunda Amerika kıtasına sığınmıştı. “Tıpkı FETÖ gibi” derseniz yanılmazsınız, çünkü her ikisinin de arkasındaki güç aynıdır zaten. Ama bence Profesör İslam’ı Troçkistlerin yanına yollayan asıl etken Erdoğan ve onun temsil ettiği yerli ve milli değerlerle uyuşmazlığıdır. İnsan bir kere bu yola girmesin, işin ucu sonunda böyle Troçkist mahfillere kadar uzanıyor. 

Yine asker-sivil kışkırtması 

DSİP’li Troçkistler “Marksist.org” adını verdikleri sitelerinde Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz’u Çanakkale Savunması ve Kurtuluş Savaşımıza benzetmesine çok kızmışlar. Aynen şöyle diyorlar: 

“Biri emperyalist, birisi ulus-devlet kurmak adına ordular tarafından yürütülen iki savaş, ordunun darbesine karşı sivil direnişle aynı şey olarak ele alınırken, yeni resmi ideolojinin Kemalizm’e eklenen Erdoğan ve Ak Parti siyaseti olduğu anlaşıldı.” 

Troçki’nin çocuklarının Türk milletinin zaferlerine kara çalmaları kendileri açısından tutarlı olsa gerek, umarız Cihangir İslam böyle düşünmüyordur!  Ama onlara haksızlık yapmamak için eski siyasi liderlerden birinin de “Tarihe geçen en şanlı sivil zaferlerden 15 Temmuz” ifadesini kullandığını belirtmeliyiz. Nereden geliyor bu sivillik aşkı? Milletsiz ordu, ordusuz millet olur mu, ayrım yapmaya ne gerek var değil mi? 

Geziciler ne diyor? 

Bu arada alfabenin tüm harflerinden imal edilmiş diğer irili ufaklı örgütler gibi Troçkistlerin de Cihangir Bey’le beraber Kılıçdaroğlu’nun yürüyüş ve mitingini desteklediklerini hatırlatayım. Bu çevrelerin tartışma platformlarını izlediğinizde “gezi gençliğinin neden artık eylemlere katılmadığı” sorusuyla karşılaşıyoruz. Gerçekte de Kılıçdaroğlu’nun eyleminde Gezi kalkışmasına katılan gençlerden hiçbiri yoktu. Eski “İslamcı” ağabeyler CHP’ye yaklaşırken solcu gençlik uyanıyor mu yoksa? 

Tartışmacılardan birinin bir forumda verdiği cevabı ileteyim size: 

Gezi protestolarına katılan gençlerin azımsanamayacak bir kısmı; bugün, ‘kafa karışıklığı’ yaşıyor. Sebebi şu. 17-25 Aralık 2013’de Fetulah Gülen cemaati mensuplarının yargıdaki ayaklarının kalkışmasıyla, direkt Erdoğan’a ilk ciddi hamleyi yapmaları… ‘Gezi protestolarına katılan gençlerin azımsanamayacak bir kısmında; ‘acaba, Mayıs-Haziran 2013’de, biz de, Fetullah Gülen cemaatinin kripto-mensupları tarafından kandırılmış olabilir miyiz?’ soru işaretini doğurdu. Eğer, Kılıçdaroğlu’nun öncülük ettiği ‘adalet’ yürüyüşünde, Gezi gençliğinin olmadığı iddiası ortaya atılıyorsa; Gezi gençliğinin az önce bahsettiğim ‘kafa karışıklığı’ mutlaka dikkate alınmalıdır… Siyasetin ne demek olduğunu, 2013 Mayıs-Haziranında, biber gazı dumanı altında, polise karşı çarpışa çarpışa, yeni yeni öğrenen genç nesil, bugün ‘adalet’ yürüyüşüne yok denecek kadar az katılıyorsa; ‘daha en başta, kandırıldık mı?’ diye soruyor olabilirler kendi kendilerine.” 

Yeni saflaşma 

Bakın geziciler, solcu gençler CHP eylemlerine bile katılmazken, Cihangir İslam gibileri Troçkist militanlarla kol kola. Bir şeyler değişiyor, siyaset de buna kendini uyduracak, vatanseverler bir tarafta, diğer tarafta ise FETÖ, Troçkistler ve dostları…