yazarresmi
Kayahan Uygur

kayahan.uygur@turkmedya.com.tr

19 Haziran 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Rusya'da 2 parmak ve başörtüsü sorunu

Putin, Güney Moskova’da “Eskiler”  (Staroveri) adı verilen gelenekçi akımın “Sloboda Ragoyskaya” kilisesini ziyaret ederek 350 yıl süren bir dışlanmaya son verdi. Kuzey komşumuzdaki modernleşme hareketleri sonrasında 1667 yılında Ortodoks Hıristiyanlar arasında bir bölünme yaşanmıştı. O dönemden beri önce Rus Çarları daha sonra da Batılılaşmayı aynen devam ettiren komünistler gelenekçileri düşman olarak görüyorlardı. 

Putin eski kilisede 

Putin’i dünyanın dört bir köşesinden gelen eski Ortodokslar karşıladı. Seremonide Rusya dini lideri metropolit Korney “gelenekçilerin ülkeye dönüp tarıma katkıda bulunmalarını diliyoruz, onlara toprak vereceğiz, emekleriyle ve dualarıyla Rusya toprağını canlandıracaklar” şeklinde konuştu. 

Eski Ortodoksların lideri Piyotr, beline kadar uzanan beyaz sakalları, boynunda madalyonu, uzun saçlarını zorlukla örten takkesiyle misafirlerine kiliseyi gezdirdi. Ayaklarında mest, belinde büyük bir kuşak vardı. Bu sakal ve kıyafet meselesi önemliydi, çünkü Rusya’yı çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için reformlar yapan Deli Petro döneminde sakaldan vergi alınıyordu. 

Başörtüsü şart 

O günden beri ayakta kalmak için direnenlerin sayısı bugün Rusya’da sadece birkaç milyondur, oysa 1905 yılında nüfusları 15 milyondu. Kimileri bu grubu ABD’deki Amişlere benzetiyor, hâlbuki Eski Ortodokslar toplum içinde yaşıyorlar, televizyon da seyrediyorlar, sadece taraftarlarına şiddet filmi seyretmemeyi öğütlüyorlar. 

Eski Ortodoks inancındaki kadınların örtünme mecburiyeti var. Başörtüsü uygulaması var, çenelerinin altında düğüm atıp, ayrıca çengelli iğne ile tutturuyorlar. Elbiseleri ayak bileklerine kadar varıyor, ayrıca kadın çantalarını dirsekleriyle kavrıyor, omuzlarına asmıyorlar. 

İbadet yerleri farklı 

Eski Ortodoksların ibadet yerleri farklıdır. Dini ibadet tavana asılı ve üzerinde yüzlerce mum bulunan bir şamdanın ışığında yapılıyor. Elektrik yok. Çağdaş kiliselerde olduğu gibi oturma yerleri de bulunmuyor. Sapık FETÖ’nün ibadethanelerine nazaran daha çok camiye benziyorlar. Yerde de halılar dışında eşya görülmüyor. 

Eski Ortodokslar haç işareti yaparlarken iki parmaklarını bitiştiriyorlar. Hâlbuki bugün kabul edilen uygulama üç parmaktır. Yugoslavya savaşında Sırp katillerin ve Kıbrıs’taki faşist Rum çetelerinin işareti olan üç parmak Hıristiyan dinindeki “teslis” (baba, oğul, kutsal ruh) kavramını sembolize ediyor. Eski Ortodokslar ise çarmıha gerilenin İsa (A.S.)  olduğunu, onun Hıristiyanlıktaki ikili karakterini yansıtmak için iki parmak kullanılması gerektiğini söylüyorlar. 

Büyük zulüm yaşanmış 

Bu parmak sayısı yüzünden tarihte milyonlarca insan aforoz edilmiş, yüzbinlerce insan diri diri yakılmış. Zamanında Çar’ın gözdesi modernleşmeci Patrik Nikon reformlarını yaparken, Ruslar bunu Batılılaşma ve dini kimliğini yitirme çabası olarak görüp direnmişler. Çok büyük mücadeleler verilmiş. Ünlü ressam Surikov’un tablosunda canlandırılan Boyarina Mazarova adlı asil ve dindar kadının gördüğü zulüm bu mücadelenin sembolü olmuş. 

Eski Hıristiyanlar ta 1905 yılına kadar Çarlık ve resmi kilise tarafından “bölünmeci” ve mezhepçi olarak karalanıp mahkûm edilmiş. Rusça bölünme “raskol”, bölünmeci de “raskolnik” demektir. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza kitabını okuyanlar bunu bilirlerse dindar bir yazar olan üstadın başkahramanına neden “Raskolnikof “ adını verdiğini anlayacaklardır. Eski Ortodokslar 1917’ye kadar kısmi bir rahatlama yaşamışlarsa da, devrimden sonra tüm dini grupların gördüğü baskıdan paylarını almışlardır. 

Rusya değerleri 

Dini liderlere göre, Eski Ortodoks inançlarının canlanması Rusya ruhunun dirilmesi demektir. Putin de bunu çok iyi anlamış görünüyor. Küreselciliğe karşı Rusya’nın milli ve yerli değerleri bu şekilde daha iyi vurgulanmış olacaktır.  Putin, tüm dünyaya dağılmış olan eski Ortodokslar diasporasının Rusya yarar getireceğini düşünüyor. 

Rusya ve Türkiye benzerliği 

Ayrıca bu konunun nihayet çözülmesiyle Putin bir cins iç barış sağlamaktadır. Bakın Rus tarihçi Kartaçev ne diyor: 

“(Modernleşme)…halkın ruhunu böldü ve milli şuuru kararttı. Kutsal Rusya’nın hayranları gizliliğe yöneldi ve saklandı. Resmi sınıf ise dini duyguyu yitirdi ve yeni bir kültürün büyüsüne kapıldı: Batılı laik ve yerleşik kültür. Dini bölünme milli bölünmeyi getirdi. İki Rusya ortaya çıktı, biri kalbiyle ve ruhuyla eski kutsal Rusya’ya bağlı halk, diğeri devletin okumuş kesimleri ki bu grup çoğu zaman gerçekte milli olmadı. Büyük Petro kutsal Rusya tezine karşı laik devlet ve laik kültür tezini ortaya çıkarmıştır.  Bir Latin kültürü istilasına uğrayan Rusya’yı hazırlıksız yakalandı. Şimdi daha güçlü bir düşman veya rakiple karşı karşıya: Avrupa kültürünün dünyaya yerleşen şeklidir bu.” 

Çok kültürlü dünya istiyoruz 

Kartaçev bunu 1938’de yazmıştır. Buradaki Rusya sözcüklerini Osmanlı ile de değiştirebilirsiniz. Şahıs isimlerini de isterseniz Sultan İkinci Mahmut ya da başkalarıyla. Ama sorun Rusya, Çin, Türkiye, İran gibi eski uygarlıkların kapitalist dünya sisteminin kültürel saldırılarıyla yerle bir edilip, tedricen köleleştirilmesidir. Şimdi eski dünya yeniden ayağa kalkıyor. Dayatmacı, tek kültürlü, herkesin aynı üniformayı giydiği bir dünyanın yerini artık çok kutuplu, çok kültürlü ve kimsenin kendi kültürünü dayatmak için savaş çıkartmadığı barışçı bir mozaik almalıdır. Bu mücadele sadece bizim değil, tüm dostlarındır, görüyoruz.

 

Kayahan Uygur Diğer Yazıları