yazarresmi
Kemal Ilıkkan

kemal.ilikkan@gunes.com

25 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Yok artık LeBron James

FUTBOLDA 14 yabancılı kural deliniyor ya, basketbolda da böyle bir beklenti oluştu. Öyle bir kesim var ki, bıraksanız eski 3+2’ye yarın geçirirler Türk basketbolunu. Ne kadar kötü oynarsa oynasın parkedeki 5 oyuncudan en az 2’sinin Türkiye pasaportlu olmak zorunda olduğu, Avrupa’da başarıya hasret bırakan o yıllara özlem duymak yerine Cedi Osman’a kulak verelim. Türkiye’de reklam yıldızı, memleketin en popüler basketbol figürüyken NBA hayalini gerçekleştiren Cedi, yeni kulübü Cleveland Cavaliers’ın sitesine yaptığı açıklamada LeBron James ile ilgili çok önemli bir detay veriyor: “Dünyanın en iyi oyuncusu ve siz onu tanımıyorsunuz. Çok çalışıyor, ben onun gibi bir profesyonel görmedim. Çalışmaya ilk gelen ve antrenmandan son ayrılan oyuncu oluyor. Bu da olağanüstü başarının anahtarı…” Ohio’daki St. Vincent-St. Mary Lisesi’nin sıra dışı yeteneklere sahip öğrencisinin nasıl LeBron James’e dönüştüğüne bizzat şahit olunca ağzı iki karış açık kalmış bizim Cedi’nin… Odasının duvarına Michael Jordan, Kobe Bryant ve Allen Iverson gibi yıldızların posterlerin asarken yanlarına kendi fotoğrafını da asacak kadar narsist ama bütün başarıları tatmasına rağmen 33 yaşında bile hiç salmamış, harika bir profesyonel çünkü o… Antrenmanlarda acı çekmeden, sosyal yaşantısında fedakarlık yapmadan, duygularına hakim olmayı öğrenmeden, kimi zaman “yeter artık” diye isyan etmeden basketbolcu olunamayacağını İbrahim Kutluay’a bakarak da görebilir “genç yıldız” adaylarımız. Hiç ekstra çalışmadan, sırf yeteneklerine güvenerek, 2 maç üst üste iyi oynadı diye havaya girip bir de koluna bacağına dövme yaptıran Türk basketçisini gördükçe, 5 sezon önce terk edilen 3+2 garabetini rahmetle anıyorum her defasında.

**

Paradan puldan geçtim

basketbolu seçtim

YERLİ oyuncuların bu sezon geçen sezona göre daha fazla süre aldıkları, daha büyük rollere soyundukları gözle görülüyor. Benim en çok dikkatimi çekenler arasında Berk Uğurlu ile Metin Türen geliyor. Ümit Avcı’nın aktardığına göre, iki oyuncuda F.Bahçe ve Darüşşafaka’daki kontratlarının en az 3 katı daha bir paraya Pınar Karşıyaka’da oynamayı seçmiş. Oynayarak gelişme yoluna giden, parayı pulu 2. planda tutan bu tavrı ayakta alkışlarım. İsmi lazım değil; Kaf-Kaf’ta 35 dakika süre alıp sayı makinesiyken, sırf 1-2 daire daha alırız, biraz para yaparız diye 5 dakika süre alabileceği takımlara giden ve bugün yok olma sınırında gezinen isimlere ibret olsun Berk ve Metin.

**

Serkan Erdoğan’dan Yiğit Arslan’a

ORHUN Ene’nin çok inandığı TOFAŞ projesine Ulm deplasmanındaki 28-11’lik son çeyrek rezaleti sonrası inancımı kaybetmek üzereydim. Ancak Yiğit Arslan çıkıp 8’de 7 üçlük atıp kazandırdığı Gran Canaria maçından sonra bundan vazgeçtim. 21 yaşındaki “sharp-shooter”, Serkan Erdoğan’dan çok şey öğrenmiş anlaşılan ve o da bir Euroleague oyuncusu olmaya doğru son sürat gidiyor. TOFAŞ da doğru yolda. Bu hafta Beşiktaş SJ’ı yenerek lige 3’te 3’le başladılar. Koç Ene, Banvit’i taşıdığı noktaya Bursa temsilcisini de taşımak için gereğini yapmaya devam ediyor.

**

Josh Adams’ı değiştir

Alper ağabey

GELDİĞİNDE hafif bir Mike James havası vardı ancak elden top veren bir guardmış meğer. Ne savunma yapabilen, ne asist özelliği güçlü ne de kendi şutu yaratabilen yüksek skor potansiyelli bir guard. Josh Adams’ın Efes’in oyuncusu olmadığını 5 maçta gördük. McCollum’un “back-up”ı olacak adam hiç değilmiş. Atıyorum, Yeşil Giresun koçuna öner, vallahi istemez. Başkana de ki “Alın sizde oynasın para istemez” anca kabul edilir. Alper Yılmaz ağabey, bu adamı nereden buldunuz Allah aşkına? Bununla yol yürünmez. Hiçbir Euroleague takımı bu adamı kadrosuna katmaz. İlk fırsatta değiştirin, Final-Four gelsin.

Kemal Ilıkkan Diğer Yazıları