yazarresmi
Memiş Hoca Memişce

memisce@gunes.com

20 Kasım 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Ne de çok canları yananlar varmış

Geçtiğimiz hafta pazartesi günkü yazımda 6284 sayılı kanunla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 86’cı maddesinin aile hayatını darma dağın ettiğini yazmıştım. Aman Allah’ım meğer insanlar, 6284 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunu'nun 86’cı maddesinden neler çekiyormuş neler. “Hocam, bu konuyu gündeme getirdiğiniz için Allah sizden razı olsun” diyenler, “Hocam, bu kanunlar değişmezse sadece aile kavramı değil, insanların hayatı kararacak ve katillerin sayısı artacak” diyenler, “Eşime bir anlık sinirle polisi aradım, keşke elim kırılsaydı da polisi aramasaydım” diyenlerin sayısı az değil. Sonuçta canı yanan ve halen yanmakta olan insanların ortak isteği bir an önce 6284 sayılı kanunun ve bilhassa Türk Ceza Kanunu'nun 86’cı maddesinin değişmesi. 

Türk Ceza Kanunu'nun 86’cı maddesine göre bir kadın kocasından veya kız çocuğu babasından azar işittiğinde, kızgınlıkla kadın veya kız çocuğu polisi ararsa adam yandı. Kadın veya kız çocuğu, “Ben bir anlık kızgınlıkla polisi aradım, şimdi pişmanım şikayetimi geri çekiyorum” dese bile dava düşmüyor. Koca veya baba illaki mahkemeye çıkacak ve ceza alacak. 

Süresiz nafaka uygulaması 

İşte en çok da insanlar bunlardan şikayetçi. Peki ya bir gün bile evli kalıp da boşanan insanların durumu ne olacak? 1988 yılında bu yana yürürlükte olan süresiz nafaka uygulaması boşanan erkeklerin adeta iliğini kurutuyor. Yani bir erkek, bir gün evli kaldıktan sonra eşinden boşanır ise erkek, boşandığı eşine ömür boyu nafaka vermek mecburiyetinde kalıyor. Diyelim ki ben, başına buyruk yaşayan biri olmuş olsam, ve büyüklerimle istişare etmeden kadını da çok fazla tanımadan, sadece kadının cilvesine kapılıp has bel kader evlendim. Kadının gerçek yüzünü, nikahtan sonra görüp hayal kırıklığına uğradığımda ayrılmaya karar verdim. Şimdi ben kandırıldığıma mı, yaptığım gereksiz masraflara, yediğim kazığa mı, yoksa bir gün evli kaldığım kadına ömür boyu nafaka vermeye mi yanayım? Maalesef günümüzde böyle art niyetli kadınların, gözlerine kestirip cilveleriyle yalan dolanlarıyla kandırıp nikah masasına oturttuğu insanların sayısı çok fazla. Bunların çoğunu zaman zaman gazete ve televizyon haberlerinde takip ediyoruz. 

Her halde 1988’de bu yasayı hazırlayanlar, pek kendilerinde değillerdi ki, art niyetli insanlara yarayacak böyle bir yasa hazırlamışlar. Halbuki kanun yapıcıları, ideolojilerini bir kenara bırakıp milletin kültürüne, örf ve anelerine, yaşam tarzına, dini inançlarına bakarak kanun hazırlamaları gerekir. Bizim kanun yapıcılarının televizyon haberlerinde nasıl kanun hazırladıklarına şahit oluyoruz. Kanun yapıcılarının çoğu ya kameraların önünde şov yapmaktan, ya da siyasi geyik muhabbeti yapmaktan önlerine gelen kanun tekliflerini içeriği belki okumuyorlar. Belki önlerine gelen kanun tekliflerini bu nedir ne değildir hiç araştırmadan, incelemeden, peki kabul ediyorum deyip geçip gidiyorlardır. 

Milli değerlerimize aykırı kanun 

Sevgili okuyucularım eğer bir toplumun dini inancında, aile birliğinde, kültüründe, gelenekleri ve göreneklerinde, karı-koca ilişkilerinde yozlaşma varsa tek kelimeyle bittik demektir. Çünkü devletimizin milletimizin sac ayakları, bizi biz yapan değerler bunlar. Devletimiz Avrupa’nın teknolojisinden sanayisinden, değerlerimize uygun demokrasi açısından kanunlarından da istifade edebilir. Ancak kanun yapıcıları, Avrupa’nın ahlaksızlığına, sapkınlığına özenerek modernlik adı altında milli ve manevi değerlerimize zeval verecek kanunları alıp ülkemizde uygulamaya koyarlarsa işte o olmaz. Türkiye olarak milli menfaatlerimiz, dini inancımız ve kültürümüzü göz önünde bulundurarak kanunlar hazırlanmalı. Tekrar söylüyorum 6284 saylı kanunu ve Türk Ceza Kanunu'nun 86’cı maddesini aile birliğini koruma adına ve istismarların son bulması adına hemen değiştirin. Eğer. “Aman ya 2019 seçim yılı, biz şimdi 2019’da yapılacak olan seçimlere hazırlanıyoruz yapacak başka işlerimiz” var derseniz, işte o zaman millet size yapacak işleriniz için bolca zaman verir benden söylemesi. Ne diyeyim CENAB-I ALLAH KİMSENİN YUVASINA ZEVAL VERMESİN. ALLAH CÜMLEMİZE BÜYÜK AİLE OLARAK HUZUR İÇİNDE YAŞAMAYI NASİP ETSİN. ALLAH AİLEMİZ İÇİNDE HUZURSUZLUK YARATACAK FİTNEYE, FESATLIĞA,İSTİSMARA FIRSAT VERMESİN. ALLAH DEVLETİMİZE, MİLLETİMİZE, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZE ZEVAL VERMESİN, AMİN.

Memiş Hoca Memişce Diğer Yazıları