yazarresmi
Memiş Hoca Memişce

memisce@gunes.com

09 Ağustos 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Oyunlar hep aynı 

Yakın çevremdeki arkadaşlarla zaman zaman bir araya gelip sohbet ederim. Geçtiğimiz Pazar günü yine aynı arkadaşlarımla buluşup sohbet ettik. Arkadaşlardan biri içinde uhde kalmışcasına, “Hocam, yaşanan son olaylarla ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce Urfa'da Atatürk'ün heykeline saldıran kişi gerçekten meczup mu? İstanbul Maçka parkında özel güvenlikçinin, açık giyindiği için bir kadını parktan atması doğru mu? Veya bir polis memurunun sarıklı, şalvarlı, sakallı resmî polis aracıyla görev yapması doğru mu?” Gibi çok sayıda soruları sıraladı. Arkadaşa gülerek, “Kardeşim sen akıllı adamsın, yaşanan bu olaylar sence doğal mı? Sen 28 Şubat postmodern askeri darbe dönemini  unuttun mu? 28 Şubat döneminde aynı benzer olayları  yaşamadık mı? Hele o günleri hatırla” deyince, “Hocam, yine aynı senaryo mu dedi?” diye karşılık verdi. 

İnsanlarımız büyük eziyetler çekti 

Sevgili okuyucularım, hatırlarsanız yakın tarihte 28 Şubat postmodern darbe öncesi ve sonrasında inancından dolayı İnsanlarımız ne büyük eziyet çekmişti. Başörtüsünden dolayı kızlarımız Üniversitelere sokulmuyordu. Devlette ve Özel sektörde çalışan İnsanlarımız bırakın vakit namazını Cuma namazına bile gidemezlerdi. Devlet dairesinde çalışan birinin ailesinde başörtülü veya namaz kılan biri varsa o kişi memuriyetinden atılıyordu. İş adamları baskı altındaydı. İş adamları kendi ülkesinde yatırım yapamıyordu. Kendi ülkesinde yatırım yapıp istihdam sağlaması gereken iş adamları, Bulgaristan'a ve Romanya'ya yatırımlar yapıp fabrikalar kurdu. Allah'a çok şükür Cumhurbaşkanımız Erdoğan sayesinde tüm bu pisliklerden hainliklerden kurtulduk. Allah'a çok şükür Bügün Türkiye Cumhuriyeti'nde herkes inancını rahatça inandığı gibi yaşıyor. Yalnız genel olarak bir birimize tahammülümüz hiç kalmadığı gibi gittikçe şer güçler tarafından da kutuplaştırılıyoruz. 

Maçka Parkı'nda yaşanan olayı, Atatürk'ün heykeline yapılan saldırıyı, resmî polis aracında sakallı, sarıklı, şalvarlı görev yapan birini doğru bulmuyorum. Parkta görevli güvenlikçi, kamuya açık olan parkın içinde uygunsuz bir manzarayla karşılaştığında elbette müdehale edecektir. Ama kadın sadece açık geziyor diye güvenlikçi o kadını parktan kovamaz. Diyorlar ki Atatürk'ün heykeline saldıran kişi meczup. Sonra duydum k  meczup denilen o kişi PKK'nın siyasi kolu olan HDP'ye üyeymiş. Kardeşim bence o adam meczup filan değil. Meczup olan kişinin kıyafeti beyaz ütülü şık olmaz. O salağın kıyafetine, sarığına, şalvarlına, gömleğine baktığımızda gayet ütülü tertemizdi. 

Pis oyunlar devam edecek 

Sivil polis memurları kimliklerini gizlemek için her türlü şekle şemale girebilirler. Kimliklerini gizlemek için sakal uzatır, sarık takar, cübbe, şalvar da giyer, saçını uzatır, küpe takar. Ancak resmî polis aracında sakallı, şalvarlı ve sarıklı bir polis o şekilde görev yapamaz. O  polis, illaki Allah'ın Resul'ü Peygamber efendimizin sünnetini yaşamak istiyorsa, o zaman memuriyetten istifa eder veya emekliye ayrılıp sonra istediği gibi ibadetini yapar. Kardeşlerim biz bu manzaraları 28 Şubat döneminde Ali Kalkancı'lar, Müslüm Gündüz'ler, sokaklarda yaşanan sarıklı cübbeli avını, otobüslerde kadına taciz haberi yalanlarını, toplumu tahrik etmek için Atatürk heykeline saldırıları haberlerini çok gördük. Kim bilir belki o kişiler birileri tarafından hükümeti yıpratmak  için piyasaya sürülmüş olan kişiler olabilir. Öyle gözüküyor ki 2019 seçimine kadar biz bu tür haberleri daha çok göreceğiz. Şer odaklar bu tür haberlerle akıllarınca sosyal medyada bilhassa gençlerimizi kandırıp 2019 seçiminde AK Parti'ye oy vermemelerini sağlamak İstiyorlar. Olsun, onlar pis oyunlarına devam etsin. Bu millet gerçeği, ülkemizde yapılan hizmetleri ve Türkiye'nin nereden nereye geldiğini görüyor. Ne diyeyim CENAB-I ALLAH DEVLETİMİZE, MİLLETİMİZE, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZE ZEVAL VERMESİN. ALLAH ART NİYETLİ OLANLARI, ÜLKEMİZİ BÖLÜP PARÇALAMAK İSTEYENLERİ HELAK ETSİN. ALLAH ÜLKEMİZİ VE MİLLETİMİZİ FİTNEDEN FESATLIKTAN KORUSUN, AMİN.