YAZARLAR

yazarresmi
Mustafa Yılmaz

mustafa35yilmaz35@gmail.com

10 Şubat 2018

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Toplumsal hafıza TRT

Zamanda yolculuk insanoğlunun en büyük düşlerinden biridir. Bu konuda anlatılan efsaneler, yazılmış romanlar, Einstein ile başlayan bilimsel araştırmalar… Gelecekte insanoğlunun bu düşü gerçekleşir mi bilmem ama, ben 31 Ocak gecesi ülkemin tarihinde yarım yüzyıllık bir zamanda yolculuğa çıktım. Bugün hepimizin günlük hayatının olağan bir parçası olan televizyonun ülkemizdeki yarım yüzyıllık serüvenini anlatan bir gece organize edilmişti. Gecenin ev sahipliğini üstlenen TRT, Haliç Kongre Merkezi'nde misafirlerine unutulmaz bir gece yaşattı. 

1923 yılında İskoç mucit John Logie Baird’in ilk televizyonu icadının ardından 1929 yılında BBC deneme yayınları ile ilk televizyon yayınlarını başlatmıştı. Ülkemizde ise  01 Mayıs 1964’de, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) yasal olarak kurulmuş ve 31 Ocak 1968 tarihinde Ankara’da Nuran Devres’in, “Sayın seyirciler burası 3. bant 5. kanaldan deneme yayınları yapan Ankara Televizyonu. Bugün 31 Ocak 1968. Bu akşamki deneme yayınlarına başlıyoruz” anonsu ile deneme yayınlarına başlamıştı. 

Haftanın üç günü, üç saat, siyah-beyaz olarak deneme yayına başlayan TRT-1 sınırlı bir coğrafyada sınırlı sayıda insana ulaşabilmekteydi. İlk 10 yılda 2.5 milyona yakın televizyon ile ülke nüfusunun yarıdan fazlasına her gün ulaşan bir seviyeye yükseldi. Sonrasında renkli yayınlara geçişi, yurt içi ve yurt dışı temsilcilikleri, farklı alanlarda yayın yapan kanalları ile TRT, uluslar arası alanda ülkemizin en bilinir markalarından biri oldu. O ilk anonsun ardından geçen her gün, TRT ülkemizin toplumsal hafızası olarak yaşananları kayıt alına alarak büyük bir sorumluluğu yerine getirdi. 

İnsanoğlunun Ay’a ayak basmasından Kıbrıs Barış Harekatı’na, seçimlerden darbelere, şehirlerin coğrafi değişimlerinden beşeri yapıdaki değişime kadar tüm yaşananlar o tarihten itibaren TRT arşivlerinde gelecek nesillere bırakılacak en tartışılmaz tarihi belgeler olarak yerini aldı. 

Spordan, sanata, haberden belgesele, müzikten diziye bir çok başarılı programa imza atan TRT, kurulduğu günden bu yana merkezine daima insan ve insan hikayelerini koydu. Dünyanın geldiği noktada toplumu bilgilendirme ve yönlendirme açısından gerçek ve doğru televizyon yayıncılığının önemi tartışılmaz bir şekilde ortadadır. Günümüzde özel kanallarının kurulması, iletişim teknolojilerine paralel olarak dünyadaki tüm kanalların kolay ulaşılabilir olması sebebi ile TRT, televizyonculuk yayınlarında ticari amaçtan ziyade toplumsal bir misyon üstlenerek yayıncılığını sürdürmektedir. Maliyetlerin yüksek, rekabetin çok olduğu böylesi bir alanda dünyada gelişmeleri takip eden değil, gelişmelere öncü olan bir kurum olarak da TRT ülkemizin gurur kaynağıdır.

TRT 1’in 50.yılı vesilesi ile bir araya geldiğimiz 31 Ocak gecesinde ilk anonsu yapan Nuran Develi’den henüz daha o tarihte dünyaya gözlerini açmamış bugünkü nesle kadar sahnede gördüğümüz isimler, binlerce yıllık bir medeniyetin fotoğrafını vermekteydiler. Özellikle programın sonunda sahnedeki görüntü, her platformda dile getirmeye çalıştığımız tarihi film ve dizilerin toplumsal yapı üzerindeki önemine istinaden ayakta alkışlanması gereken bir mesajdı. Mehmet Bozdağ’ın yapımcılığını üstlendiği değerli hocamız Metin Günay’ın yönetmenliğindeki “Diriliş Ertuğrul” ile Mustafa Şevki Doğan’ın yönetmenliğindeki “Mehmetçik Kut'ül Amare” ekibi, yanı sıra Muhammed Hakan Sancaktutan yapımcılığındaki, tarihi dizilerin başarılı yönetmeni Ömer Gökhan Erkut’un çektiği “Alija” ekibi omuz omuza hem içeride hem de dışarıda dosta düşmana büyük bir mesaj verdiler.

50 yıllık tarihi yolculuğu böylesine bir başarı ile taçlandıran, başta TRT Genel Müdürümüz İbrahim Eren olmak üzere emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor ve daha nice başarılı 50 yıllar diliyoruz. 

Mustafa Yılmaz Diğer Yazıları

Eş’ara Dair

23 Şubat 2018

Tarihi Anlamak

16 Şubat 2018

Türk Dünyası Kültür Başkenti 

02 Şubat 2018

Savaşın Onuru

26 Ocak 2018

Anadolu efsaneleri

19 Ocak 2018